Ara 24 2017

Haftanın panoraması: BM'de Kudüs oylaması, Terim ve KHK...

15 Temmuz darbe girişimi üzerinden neredeyse 1,5 yıl geçti. Adalet Bakanlığının resmi verilerine göre, OHAL’le birlikte bugüne kadar 100 bini aşkın insan işten atıldı, 168 bin 801 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 50 binin üzerinde de tutuklu var. Bu rakamlar, her geçen gün hız kesmeden artıyor.

Haftanın son gününün sabahına iki yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile uyandı Türkiye...

15 Temmuz davalarının birindeki sanığın “Hero” yazılı tişört giymesiyle başlayan tek tip elbise tartışması son KHK ile vücut bulmuş oldu. 696 sayılı KHK ile, “terör” ve “anayasal düzene karşı suç” iddiasıyla tutuklananlar ve hükümlüler, tek tip kıyafetle mahkeme salonlarına çıkacak.

696 sayılı KHK’nın 121. maddesi ise, Türkiye’de rejim değişikliğinin ilanı niteliğinde. 'Darbe girişimi ve terör eylemlerinin bastırılması için hareket eden' sivillere yargı dokunulmazlığı getirildi.

Büyük tartışma yaratan kanun, milis gücünün devreye sokulacağı anlamına geldiği şeklinde yorumlar yapılıyor.

Türkiye’de sıcaklığını kaybetse de, son 1 aydır değişmeyen gündem başlıklarından biri de Zarrab’ın itirafçı olarak tanık kürsüsünde çıktığı ABD’deki dava. Bu hafta, jürinin karar vermesi bekleniyordu Hakan Atilla hakkında ama henüz neticelenemedi. Jürinin görüş ayrılığında olduğu, Atilla’nın suçlamalardan aklanabileceği, son gelen yorumlar arasında.

Nihai kararın, yeni yılın ilk haftasına sarkabileceği konuşuluyor. Dava üzerinden kriz devam ederken, ABD, Türkiye vatandaşlarının vize başvurularını en erken 2019’un başında işleme alacaklarını açıkladı.

ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması üzerinden devam eden siyasi kriz ise, Birleşmiş Milletler’de alınan kararla farklı bir boyuta evrildi bu hafta.  Trump’ın, oy verecek ülkelere yaptırım tehdidine rağmen Birleşmiş Milletler'e (BM) üye tüm devletlere "Kudüs'te diplomatik misyon kurmaktan kaçınma" çağrısı yapan karar tasarısı, BM Genel Kurulu'nda 128 oyla kabul edildi. Türkiye, bunu bir zafer olarak karşıladı.

Basın özgürlüğüne dair bir rapor da yayımlandı bu hafta. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF), 2017 yılı raporunda “Gazeteciler için en büyük hapishane” olarak adlandırıldı Türkiye.

Bunun yanında Alman vatandaşı çevirmen Meşale Tolu için 8 aylık tutukluluğunun ardından tahliye edildi. Bu kararın, son dönemde Almanya ile olan ilişkilerin yumuşamasından kaynaklandığı söyleniyor.

Bu arada Almanya’dan bir açıklama geldi bu hafta. HDP’li Garo Paylan’ın Avrupa’daki bazı gazeteci ve aydınlara yönelik suikast düzenleneceği yolunda bilgi aldıklarını doğrulayan bir açıklamaydı bu. “Tehlike durumundan haberdarız ve en gerekli duyarlılıkla incelememizi sürdürüp durum değerlendirmesi yapıyoruz” diyordu Alman emniyeti.

Ekonomide, taşeron işçilere kadro KHK’si gündemi belirlerken, son haftaların en çok konuşulanı Bitcoin, üst üste değer kayıpları yaşadı. Yüzde 20’nin üzerinde bir kayıp söz konusu. Dış basında ise bu hafta Trump’ın yeni ulusal güvenlik stratejisi öne çıkan başlıklardan. Türkiye’nin adının geçmediği planda, Rusya ve Çin hedefteydi. Kremlin’e göre ’emperyalist’, Pekin’e göre ‘çelişkili’ bir stratejiydi ABD’ninki.

Gazetelerin ve televizyonlarına yaşam kategorisinde, kediye işkence görüntülerinden sonra bir kez daha toplumsal hassasiyeti öne çıkaran bir haber vardı bu hafta. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Tayfun Karali, bir zabıtayı sokak ortasında dövüyordu yayınlanan video kaydına göre.

Zabıta görevlisi bir süre sonra dayanamayıp bayıldığı görüntüler, infiale yol açtı. İBB hızlı davrandı ve Karali’yi süratle görevden aldı.

“Çocuklar ölmesin” diyen Ayşe Öğretmen hakkındaki kararın kesinleşti. Ayşe Öğretmen, iki aylık bebeğiyle hapse girmeye mahkûm oldu.

Spor dünyasına ise damgayı Fatih Terim vurdu bu hafta. Tudor’la yollarını ayıran Galatasaray, Terim’e yeniden “Merhaba” dedi. Kararı, Twitter hesabından “Nerede kalmıştık...” diyerek duyuran Terim, Türkiye tarihinin en çok etkileşim alan tweetine imza atarken, çıktığı ilk maçı, Göztepe maçından da 3-1’lik galibiyetle ayrıldı.