Kas 07 2017

AKP medyası Kraliçe'nin vergilerini yazıyor, ya Erdoğan ailesinin?

 

İktidar yanlısı medya ortalığa saçılan ve dünya medyasının gündemine oturan Paradise Papers ile ilgili ifşaatları sadece bir vechesiyle yazabildi: İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in Malta'da bir offshore şirketi aracılığıyla vergi kaçırması. 

Hemen her konuda ortaya konan ikircikli tutumun yeni bir uzantısı.

Ancak bağımsız medya kuruluşlarının yayınları ortaya koydu ki o belgelerden sadece İngiltere Kraliçesi Elizabeth çıkmadı; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın damadı da olan Enerji Bakanı Berat Albayrak, abisi Serhat Albayrak, Başbakan Binali Yıldırım'ın oğulları ve yakın akrabaları da Türkiye'deki vergi rejiminden kaçıp karlarını katlamak için Appleby şirketi üzerinden offshore hizmeti almış. 

Bu haberlerin yayın tarihi, bugün Meclis'te görüşülecek olan ve vatandaşın sırtına 37 milyar TL ek vergi yükünün bindirilmesinin amaçlandığı torba yasa görüşmelerinin hemen öncesine denk geldi. Ülkeyi yönetenlerin ilişkili olduğu şirketlerden alınamayan milyonlarca TL değerindeki vergi de böylece emeğiyle artı değer üretenlerin sırtına semer misali vurulmuş olacak. 

Ancak Türkiye'nin sırtını iktidara dayayan medyası için bu ikircikli yayın anlayışı ne ilk ne de son.

Artıgerçek yazarı Celal Başlangıç bunu yakın tarihten bir örnekle anlatıyor. Azeri iş insanı Mansimov ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki iş ilişkisi ve dostluk 90'lı yılların sonuna kadar uzanıyor. 2006'a Erdoğan'ın yardımıyla Türk vatandaşlığına geçen Mansimov (Gurbanoğlu soyadını alır) kredi ile "Agdash" adında bir petrol tankeri alır ve Ekim 2008’de Man Adası’nda kurulu Bumerz Limited'e bu Agdash isimli tankeri devreder. Ancak kredi borcunu ödemeye devam eder. 

Şirketin adı ise Burak Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve 15 Temmuz darbe girişimini haber veren eniştesi Ziya İlgen’in adlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş; Bumerz.. Böylece Mansimov, Erdoğan ailesine petrol tankerini "hediye" etmiş oldu.

Başlangıç, bu haberin Türkiye medyasında hemen hiç yer almadığını, üç maymunun oynandığını belirtiyor. Bu haberi yayınlama cesaretini köşesinde yayınlayarak gösteren Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat'a ise dava açıldı ve yazının kaldırılması için mahkemeden karar çıkartıldı. 

Aynı ikircikli tutumun bu kez Paradise Papers'ta ortaya konduğuna değinen Başlangıç haklı bir itiraz dillendiriyor:

380 gazetecinin bir yıldır üzerinde çalıştığı 1.4 milyon belge içinden İngiltere Kraliçesi’nin offshore yatırımları da ortaya çıktı.

Türkiye’deki gazete okurları, televizyon izleyicileri de İngiltere Kraliçesi’nin “vergi kaçırma hikayesi”ni dinlediler. Ancak o kadar.

Çünkü o belgelerde Türkiye’yi, AKP hükümetini ilgilendiren adlar da vardı.

Ancak Türkiye’de yaşayanlar bunu ne televizyon ekranlarından izleyebildiler ne de gazetelerde gördüler.

İngiliz kamu kuruluşu BBC bile kendi ülkesinin kraliçesinin offshore hesaplarını haber yaparken, ülkesinden vergi kaçıranlar listesine Türkiye Cumhuriyeti’nin koskoca başbakanının iki oğlunun da adlarının geçtiğini ne söyleyebildi “necip Türk basını” ne de yazabildi.

Yani memleketin “milli iradesi” İngiltere Kraliçesi’nin offshore’unu öğrendi de, kendi başbakanının iki oğlunun offshore’undan haberi olmadı.

Bu tabloya bir de Erdoğan'ın ara sıra terennüm ettiği, "Avrupa'nın en özgür medyasıyız" iddiası eklenince ortaya post truth da denen gerçekliğin paramparça olduğu bir durum çıkıyor.