Eki 03 2019

Dünyanın en güçlü pasaportları belli oldu: Türkiye geriye düştü

Dünyanın en güçlü pasaportları belli oldu. Listenin zirvesinde Japonya ve Singapur yer aldı. Türkiye ise 52. sıraya geriledi.

Henley Pasaport Endeksi'ne göre dünyanın en güçlü pasaportu Japonya ve Singapur. Türkiye ise 112 destinasyon ile 52. sırada kendine yer buldu.

Dünya'dan Kerim Ülker'in haberine göre Türkiye, pasaport liginde kan kaybetmeye devam ediyor.

Henley Pasaport Endeksi'ne göre, 2019 yılında dünyanın en güçlü pasaportları listesi açıklanırken, Türkiye, son yıllarda yaşadığı gerilemeyi sürdürüyor.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin (IATA) özel verilerine dayanılarak araştırma yapan Henley Pasaport Endeksi’ne göre dünyanın en güçlü pasaportu Japonya ve Singapur.

Basnews'in aktardığı habere göre 190 ülkenin vizesinden muaf olan Japonya ve Singapur’u 188 ülke ile Finlandiya, Almanya ve Güney Kore takip ediyor. 3. sıradaki Danimarka, İtalya ve Lüksemburg vatandaşları 187 ülkeye, Fransa, İspanya ve İsveç vatandaşları ise 186 ülkeye serbestçe girebiliyor.

199 pasaport ve 227 istikametin değerlendirildiği sıralamanın en sonunda 25 ülke ile Afganistan var. Irak 27, Suriye 29, Somali ve Pakistan 31, Yemen 33, Libya, Filistin ve Sudan vatandaşları ise 37 ülkeye kolayca girebiliyor.

Vizesiz seyahat liginde Türkiye ise 112 destinasyon ile 52. sırada kendine yer buldu. Türkiye geçen yıl 51’inci sıradaydı. 10 yıl önce listede 42. sırada yer alan Türkiye, 2014’te 38’nciliğe kadar yükselmişti. Ancak o tarihten sonra hızla kan kaybeden Türkiye, ertesi yıl ani bir düşüşle 12 basamak gerileyerek 50. sırada yer aldı.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin (IATA) özel verilerine dayanılarak araştırma yapan Henley Pasaport Endeksi’ne göre dünyanın en güçlü pasaportu Japonya ve Singapur.

Bir pasaportu güçlü kılan ne?

Paraanaliz'den Çetin Ünsalan, geçtiğimiz yıllarda bu sorunun yanıtını aradığı yazısında listede üst sıralarda yer alan ülkeleri güçlü yapan sebepleri sıraladı. Ünsalan'a göre bunda, dünyadaki ülkelerin size uyguladığı kısıtlamalar belirleyici rol oynuyor:

"Peki ne anlatıyor bu pasaport? Ekonomiyi… Singapur, dünyanın altıncı zengin ülkesi ve geniş bir ticaret ağına sahip bulunuyor. Kişi başına düşen milli gelir 56 bin 500 dolar civarında. En az 3 tane dünya çapında markası var. Ülke, küresel toplantılar ve etkinlik anlamında dikkat çekiyor. Gökdelenler şehri özelliğiyle anılan yerleri var ama, en yüksek binanın 280 metreyi geçmesine izin verilmiyor. Ülkenin yarısından fazlası orman alanı; turizm açısından cazip yerlerden biri. Singapur’u geçip, onu takip eden Almanya, İsveç ve Güney Kore’ye bakalım. Onlar da her biri üretim ekonomisine dayanan, dünya çapında markalara sahip olan ülkeler. Peki pasaport, vizesiz olunca ne anlama geliyor?

Muhatabınız olan ülkeler, sizin vatandaşlarınızın ülkesine girmesinden rahatsız olmuyor demek. Ekonomik olarak etkin değilseniz, dersinize çalışmıyorsanız, üretim yerine tüketimi esas alıyorsanız, bu hayata bakış açınızdan ülkenizin genel iklimine kadar ve elbette dünyadaki insanların da size bakışı dahil her şeyinizi etkiliyor. Hükümetler düzeyinde geçici sürelerle vizesiz seyahat olanağı kazanabilirsiniz. Ama kalıcı olan o ülkedeki insanların, yani kamuoyunun sizin ülkeniz hakkındaki algısıdır."

Peki Türkiye vatandaşlarının pasaportu neden değerli değil? Ünsalan, Türkiye vatandaşlarını vize kuyruğuna mahkum eden sebeplere de kısaca yer veriyor yazısında:

"Son dönemde Avusturya’dan Almanya’ya, insanlık dışı ve kabul edilemez muameleler sizin de dikkatinizi çekmiştir. Buna kolaylıkla, densizlik, hadsizlik gibi sıfatlar takabileceğimiz gibi, kıskançlığa da bağlayabiliriz. Ayrıca bire bir karşılık vererek aynı saygısızlığı yapmanız, sizi saygın yapmıyor. Neden? Çünkü iki yanlış bir doğru etmez. Çözümü daha farklı noktalarda aramanız size medeni yapar. Diğeri, çocukluğa girer. Kalıcı bir sonuç da alamazsınız. Öyleyse artık akıllanıp, sağa sola sahte kahramanlıklarla çıkışlar yapacağımıza, ekonomiyi, daha da önemlisi üretimi ve refahı artması gereken ülkeyi konuşmamız gerekmiyor mu?

Gerekmiyorsa, bu tiyatroyu daha çok izler; vize kuyruklarında perişan olur, gittiğiniz ülkede de ikinci sınıf insan muamelesi görmeye devam edersiniz."