'Bu da Perinçek'in Çukur'u'

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in açıkladığı seçim bildirgesine yönelik eleştiriler sürüyor. 

OHAL ve tek adam rejimini de aşan uygulamaları vaat eden bildirgeyi, Evrensel Gazetesi köşe yazarı Yusuf Karataş, 'Çukur' olarak nitelendiriyor.

Televizyonlarda hayli popüler olan bir mafya-hesaplaşma dizisi olan Çukur'a atıfla bu benzetmeyi yapan Karataş, bildirgenin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı, 'Vatan Partisi çizgisine yaklaşmak'la övündüğünü belirtiyor ve ekliyor:

"...bildirgede neler mi var? “HDP’yi kapatacağım”, “Kürt sorununu savaşla çözeceğim”, “OHAL’i kaldırmayacağım” diyerek sıralıyor vaatlerini Perinçek! Erdoğan iktidarının uyguladığı ama seçim bildirgesine koyacak kadar açıklıkla savunamadığı ne varsa “ben yapacağım” diyor.

Perinçek, bildirgesinde “NATO’dan çıkacağız” dese de yerine Rus emperyalizminin-yayılmacılığının ideolojisi olarak ortaya çıkan ‘yeni Avrasyacılığı’ koymaktan öteye gidemiyor. Çünkü zamanında bulaştığı Maoizm’den sadece ‘üç dünya teorisi’ni kapmış ve bu teoriyi bile fikir babalarını mezarlarında ters döndürecek şekilde sadece birilerine/bir yerlere yamanmak olarak anlamıştır. Oysa ABD emperyalizmi için BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ne ise, Rusya için de ‘Yeni Avrasyacılık’ oydu. Yani onun antiemperyalizm ufku bir emperyalist güç yerine diğerine yedeklenmekten/yamanmaktan öteye geçemiyordu. Tıpkı 1980 öncesinde ‘Sovyet sosyal emperyalizmi’ni “baş düşman” ilan edip karşısında ABD emperyalizmini desteklemesi gibi…"

Perinçek'in, bildirgede, Esad'a övgüler düzdüğünü, onu uçağın merdivenlerinde karşılayacağını anlattığına değinen Karataş, 'Esad sevgisi'nin kaynağında ise, Rusya politikalarına ve yeni Avrasyacılığa yaranma çabasının bulunduğunu kaydediyor. 

Perinçek'in, daha 20 yıl önce Hafız Esad'ı savaşla tehdit ettiğini hatırlatan Karataş, tehdit savuran askeri isimlerin bugün Perinçek'in partisindeki eski generaller olduğuna dikkat çekiyor. 

Karataş, bildirgeye dair eleştirilerini şöyle sıralıyor:

Bu arada Perinçek’in bu kadar hararetle savunduğu yeni Avrasyacılığı bile ne kadar anladığının oldukça tartışma götürür olduğunu söylemek gerekiyor. Mesela ‘yeni Avrasyacılığın fikir babası’ olarak gösterilen Aleksandr Dugin, bakın Kürt sorununun çözümüyle ilgili nasıl bir değerlendirme yapıyor: “İran, Türkiye, Rusya, Suriye ve Irak... Hepimiz bir araya gelir ve Kürtlere onları tatmin edecek bir şey önerirsek kendi güvenliğimizi sağlarız. Kürt kimliğini bastırmamalıyız. Çünkü biz böyle yaptıkça ABD’nin ve İsrail’in eline düşüyorlar.”(http://www.haberturk.com/prof-aleksandr-dugin-den-turkiye-ye-uyari-1701…)

Ancak Perinçek, Dugin’in söylediklerini şöyle anlıyor: “Suriye ve Irak’ın kuzeyinde ABD ve İsrail’in üzerimize sürdüğü bölücü ve yobaz terör örgütlerini hızla temizleyeceğiz. İran, Irak ve Suriye ile işbirliği yaparak, Kandil’e üç ay içinde beyaz bayrak çektireceğiz!”

Yani Dugin, elbette Rusya’nın çıkarlarını gözeterek Kürtlere karşı düşmanlık ve savaş ABD ve İsrail’in işine yarar diye uyarıyor, Erdoğan iktidarının bugüne kadar yaptıklarını yetersiz gören Perinçek ise, “yakacağız, yıkacağız, bayrak dikeceğiz” diyor.

Bu bildirgeye bakınca insanın aklına şu soru takılmıyor değil: Perinçek, bir “vatan savaşı”nda olduğumuzu ve AKP-MHP ve Vatan Partisi dışındaki bütün partileri bu savaşta “dış güçlerin uzantısı” olarak gördüğüne göre, acaba iktidar olduğunda bu “gayrı milli güçler” için ‘toplama kampları’ kurulmasını “bu kadarı da olmaz” diyerek bildirgeye kendisi mi koymadı, yoksa unuttu mu"

https://www.evrensel.net/yazi/81555/cukur