May 09 2018

AKP 54 demişti 77’yi geçti: Petrolden 25 milyar dolar ek fatura

Cumhurbaşkanı Erdoğan haftasonunda açıkladığı seçim manifestosunda Türk ekonomisinin en önemli problemlerinden olan cari açığı düşüreceğine yönelik yemin etse de dünyadan gelen haberler Türkiye için pek de iç açıcı değil.

Cari açıkta en önemli etkiye sahip olan petrol ve türevlerinin fiyatı hemen her gün yükselirken, Trump’ın İran’la olan nükleer anlaşmayı iptal etmesi de Türkiye için bu alanda yeni bir darbe oldu. Türkiye’nin de gösterge olarak aldığı ve ithalat fiyatlarını belirleyen Brent petrolün varil fiyatı 77.4 dolarla Kasım 2014’ten sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Eylül 2017’de 51 dolar olan Brent’in varil fiyatındaki 8 aylık artış yüzde 50’yi geçti.

Türkiye geçen yıl sonu itibariyle 37.2 milyar dolarlık petrol ve doğalgaz ithal ederken, bu yılın ilk çeyreğinde toplam tutar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artışla 10.3 milyar dolara çıktı.

Ayrıca petrol fiyatlarının etkisi sadece hampetrol alımı ve gaz fiyatını değil, petrole bağlı olarak üretilen bir dizi kimyasal ürün ve plastik gibi maddelerin fiyatlarına da yansımalar yapıyor. Bu yüzden hampetrol fiyatındaki her yüzde 10’luk artış Türkiye’nin cari açığına yıllık 5 milyar dolar düzeyinde ek yükseltici etki yapıyor. Böylece son 8 ayda petrol fiyatındaki artışın cari açığa yıllık etkisi 25 milyar doları buluyor. 

Petrol fiyatlarındaki değişim başta akaryakıt olmak üzere bir dizi ürünle enflasyon üzerinde de etki yaparken, Hükümet ve Merkez Bankası’ın hedefleri de bu yüzden sapmış durumda.

Hükümet’in geçen yıl Eylül ayında hazırladığı 2018-2020 Orta Vadeli Program hedeflerine göre Brent petrolün 218 ortalamasının 54.5 dolar olması öngörülmüştü. Yeni yılda petrol fiyatlarındaki hızlı artış nedeniyle son olarak ay başında Merkez Bankası yıllık tahmini 68 dolara çıkardı.