'Piyasadaki sakinlik geçici'

 

Kasım’ın son haftasında Reza Zarrab davası ve ABD ile ilişkilerin gerginleşmesiyle rekor seviyelere çıkan döviz ve faizde Aralık ayıyla birlikte yumuşama başladı.

Bunda hiç kuşkusuz 4 Aralık’ta açıklanan yüksek enflasyon oranlarının, Merkez Bankası’nın inadını kırıp faizlerin yükseltileceğine ilişkin beklentilere cevap vereceği algısının güçlenmesi de etkili oldu.

‘Finansal piyasalardaki eğilimler açısından, son bir ayın en sakin haftasını geride bıraktık’ diyor Dünya’dan Uğur Civelek. Bunu hem iç piyasadaki gelişmelere, hem de Aralık ayına has mevsimlik özellikler ve önem verilen bazı ekonomik gelişmeler öncesindeki bekle-gör tercihine bağlıyor.

Yazara göre bu pazartesi ise piyasalar açısında önemli bir haftaya giriyoruz. Bu hafta hem ABD Merkez Bankası hem de TCMB’nin faiz kararları açıklanacak. ABD’den çeyrek, Türkiye’den de 1 puanlık faiz artış beklentisi var.

‘Bu aşamada yanıt aranması gereken bazı önemli konular var’ diyor Civelek. ‘ABD para otoritesi ile piyasalar uzlaşabilecek mi? Ülkemizde yapılacağı varsayılan faiz artışı geçici mi olacak, yoksa kalıcı mı?’ sorusuna yanıt arıyor. Şunları söylüyor:

‘Hemen yukarıda kısaca vurgulamaya çalıştığımız iki sorudan ilkine verilecek yanıt kısa vadede ikincisi üzerinde de belirleyici olabilir. Eğer piyasalar ABD para otoritesi ile uzlaşamaz ise riskten kaçınma eğilimi güçlenir ve bizdeki faiz yükselişini kronikleştirebilir, kademeli olarak beklentileri olumsuzlaştıran ve kırılganlık algılarını besleyen temel değişken haline dönüşebilir. Uzun vadeli tahvil faizlerinin yeniden yükselmeye başlaması, bu yönde güçlü bir işaret olarak görülebilir.’

Civelek bu bilgiler ışığında bir de tavsiye veriyor ‘İş dünyamızın, piyasalardaki kısa vadeli iyimserliği fırsat olarak kullanmaya çalışarak risklerini azaltmaya çalışması ve orta vadeli olumsuzlukları dikkate alarak tedbirli olmaktan vazgeçmemeleri sağlıkları açısından özel bir önem taşıyor!’ 

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar