Haz 09 2018

Akif Beki sordu: YSK da mı teröre destek veriyor?

Miting meydanlarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan özellikle Muharrem İnce'yi, HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyareti üzerinden hedef alırken ve ziyareti 'teröre destek' olarak nitelerken, İnce'nin aynı düzeyde yanıt vermediği görülüyor.

Bu durumu eleştiren Karar Gazetesi köşe yazarı Akif Beki, Erdoğan'ın, "Diyarbakır’da 53 Kürt kardeşimizi, şu anda içeride bulunan adamın talimatıyla Kürt kardeşlerimizi sokağa döküp öldürdüler. Bunu Muharrem İnce ziyarete gidiyor. Zannediyor ki demokratik ziyaret yapıyorum. Bunun adı demokrasi değil Bay İnce. Bunun adı teröre destek vermektir, güç kazandırmaktır..." sözlerini hatırlattıktan sonra, İnce'den aynı ayarda yanıt gelmemesini eleştiriyor.

İnce'nin bu konudaki yanıtının ne olması gerektiğine dairse, görüşlerini şöyle açıklıyor, Beki: 

"İnce de çıkıp demiyor ki o zaman Demirtaş’ın adaylığına onay veren, tutuklu yargılanmasını yasal engel görmeyen, oy pusulasında kendisine yer ayıran, halkın önüne meşru demokratik bir seçenek olarak koyan, hatta yattığı hapisten TRT’deki kanuni propaganda hakkını kullanabileceği kararına varan YSK’ya ne demeli?

Onlar da mı teröre destek veriyor? Benim demokratik nezaket gereği ziyaretim ve eşit şartlarda yarışmak için serbest bırakılmasını istemem teröre güç kazandırmaksa, YSK’nın yaptığı nedir?..."

Muhalefetten bu tonda bir eleştiri gelmemesine tepki gösteren Beki, muhalefetten kimsenin, 'yargı kararıyla kesinleşmedikçe kimse suçlu ilan edilemez' demediğine dikkat çeken Beki, Demirtaş'ın Kobane olaylarındaki ölümlerden dolayı yargılanmadığını da hatırlatıyor.

"Hakkında böyle bir suçlama yokken üstelik, ‘katil’ ve ‘terörist’ ilan etmek hangi hukuka sığar?" diye yazan Beki, eleştirilerine şöyle devam ediyor:

"Ya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun meydan okumasına ne buyurmalı!...

Demirtaş’ın tahliyesi taleplerine “Gücünüz yetiyorsa çıkarın da görelim” dediğinde çıtı çıktı mı muhalefetin?

“Sen de kim oluyorsun, tutuklama ve tahliye vermek iktidarın değil yargının görev ve yetkisinde. Ne zamandan beri mahkeme yerine siyasetten soruluyor bu işler? Henüz hüküm bile giymiş değilken hangi suçtan mahkumiyet alıp ne kadar ceza yatacağını, bir daha ne zamana çıkacağını sen nereden biliyorsun, hangi hakla! Hani yargı bağımsızdı” çapında okkalı bir cevap yetiştirildi mi, hayır.

Haliyle Erdoğan baktı rakiplerin polemik kapasitesi düşük, çapları çapına denk değil, ayarı serbest bıraktı...

Muhalefetin Demirtaş’a ziyaretleri için başladı “Bunları bir proje olarak değerlendiriyorum. Bunlar bir proje örgüt, bu dayanışmayı anlamak mümkün değil” demeye.

Muhalefet de; 54 doğumlu Erdoğan nasıl olur da 1950’de biten CHP’nin tek parti iktidarında 75 kişilik sınıflarda okuduğunu söyler diye dövünsün dursun artık..."