AKP'li yazar: Kemalistler'in hedefini yerinde bulduğumu söylemeliyim

Son günlerde Atatürk'e hakaret, Atatürk heykellerine saldırı üzerinden, Türkiye'deki mevcut fay hatları daha da keskinleştirilmeye çalışılırken, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın, Atatürk'e hakaret eden ve 'keşke Yunan galip gelseydi' diyen bir din adamını ziyaret etmesi gerilimin dozajının daha da artmasına neden oldu.

Türkiye'de şeriatın resmen hakim kılındığı dini bir rejim kurulmaya çalışıldığı yönündeki eleştirilerle ilgili bir yazı kaleme alan AKP'li Sabah Gazetesi yazarı Melih Altınok, "Kendini Kemalist olarak tarif edenler, ideolojilerinin, ülkede bir din devleti kurulmasına engel olduğunu savunuyorlar. Bu işe katkıları ne kadardır bilemem ama laikliği, inanç özgürlüğünün en mantıklı garantisi kabul eden biri olarak hedeflerini yerinde bulduğumu söyleyebilirim" satırlarıyla Türkiye'de bir din devleti istemediğini ortaya koydu.

Ardından da kendini resmen din devleti olarak tanımlayan İran, Suudi Arabistan ve İsrail'deki özgürlük karşıtı uygulamalara dikkat çeken Altınok, "Zira resmen "din devleti" olan İran'da, Suudi Arabistan'da veya İsrail'de yaşayan yurttaşların halini biliyorum.
Zamana direnip, "bir din" üzerine kurulan bu devletlerin hiçbirinde özgürlükten eser yok.
Yalnızca inançsızlar ya da devletinkinden farklı bir dine inananlar için değil... Bir paradoks, çelişki gibi gelebilir ama bu ülkelerde "resmi" kabul gören dinin mensupları da esaret altında!" görüşünü dillendirdi. 

Altınok, bahse konu ülkelerde özgürlüklerin sınırlanması ile ilgili ise şu örnekleri verdi:

"Gidin sorun bakalım... İran'da sokağa çıkarken, tesettürlerini kontrol edecek zabıtaları gözetmek zorunda olan Müslüman kadınlar mı kendilerini daha özgür hissediyorlar? Yoksa giyinirken, devletin ahlak zabıtalarını değil, kendilerini ikna etmelerinin yeterli olduğu, kılık kıyafet nizamlarının geride kaldığı laik Türkiye'de yaşayanlar mı?

İsterseniz, Tevrat'a uygun şekilde İsrail'in devletleşmemesi gerektiğini savunan koyu dindar bir Yahudi düşünün... Sizce dinine uygun gördüğü bu fikrini İstanbul'da mı daha özgürce söyleyebilir yoksa Tel Aviv'de mi?"

Altınok ardından da, Kemalistleri eleştirdiği noktalara değindi ve laikliklerinin İslam söz konusu olduğunda rafa kalktığını savundu.

Bu kesimi 'yeni bir din yaratmaya çalışmakla' itham eden Altınok, "Baksanıza, en son olarak 10 Kasım töreni yapılırken "Atatürk ilah değildi" diyen çarşaflı bir kadını şeytan görmüş gibi taşlıyorlardı. Ne yani, aynı çarşaflı kadın (Bu arada neden hep kadın?) "Atatürk ilahtı" dese alkışlayacaklar mıydı? Bu "şeriatçı" arkadaş asıl o zaman Atatürk gibi seküler bir devrimciye hakaret etmiş olmaz mıydı" eleştirisini getirdi.


Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz