Haz 07 2018

Can Ataklı: AKP ve Erdoğan yüzde 30'un altına inebilir

24 Haziran'da kazananın muhalefet mi yoksa iktidar mı olacağına dair kamuoyu araştırmaları ve medya aracılığıyla yapılan manipülasyonlar, sağlıklı bir öngörüde bulunmayı zorlaştırıyor.

Sözcü Gazetesi köşe yazarı Can Ataklı, bu tabloya rağmen AKP'ye yakın anket şirketlerinin bile tam olarak, "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan birinci turda kazanıyor" diyemediklerine dikkat çekiyor ekliyor, "Rakamları orasından burasından zorladıktan sonra en cesur olanı “Bu
durumda zaten birinci turda Erdoğan seçilir” diyorlar utangaç biçimde o kadar."

Bu cenahın en önemli korkusunun, Erdoğan'ın seçilmesi halinde bile AKP'nin Meclis'te salt çoğunluğa ulaşamayarak 300 milletvekili sayısını altında kalma riski olduğuna değinen Ataklı, HDP'nin barajı aşması halinde AKP'nin Meclis'te çoğunluğu sağlamasının neredeyse hayal olduğu tespitini yineliyor.

Tam da bu nedenden ötürü, AKP'nin HDP'yi baraj altına itmeye odaklandığına dikkat çeken Ataklı, oluşabilecek Meclis aritmetiğine dair şu hatırlatmada bulunuyor:

"HDP barajı aşamadığı takdirde AKP hiç hak etmediği halde en az 70 milletvekili fazla çıkarıyor."

Anketlerde, CHP'nin oyunu koruduğu ya da yükselme gösterdiği tüm durumlarda İYİ Parti'nin oy oranının düşük göründüğüne dikkat çeken Ataklı, kimi kamuoyu yoklamalarında İYİ Parti'nin baraj altı bile gösterildiğine, kimilerinde ise daha iyi bir performans sergileyeceği sonucu ortaya çıktığına değiniyor.

Bu kafa karıştırıcı tabloyu oluşturan dinamiklerle ilgili de şu tespitlerde bulunuyor, Ataklı:

"Bunda psikolojik bir etki var gibi geliyor bana. Çünkü herkes biliyor ki önemli olan AKP'nin oy kaybetmesi. Bu nedenle seçmen diyor ki “Tamam da kime vereceğiz?” İşte bu soru kafaları karıştırıyor ve çaresizlik üretiyor. 

Pek çok kişi “CHP'ye oy gitmez” diyor. İYİ Parti'ye gidecek oyların ise az olacağını, Saadet'in ise çok az oy kapabileceğini ileri sürüyor. Yani sadece ileri sürüyor herkes. Anketlere de bu yansıyor. Çünkü anketçileri cevaplama cesareti gösterenler bu konuda renk vermiyor."

Ataklı, bu noktada ANAP'ın başına gelenleri hatırlatıyor ve, "1989'daki gibi beklenmedik bir gelişme yaşanması hiç de yabana atılacak bir görüş değil" yorumunu yapıyor.

"O zaman ANAP'ın oyları başta CHP olmak üzere bütün partilere gitmişti. ANAP bütün bölgelerde gerilerken diğer partilerin hepsi oy almıştı. Şimdi anketlerde CHP'nin yüzde 30'u geçtiği bile görülüyor. Buna karşı İYİ Parti yüzde 8 ile 12 arasında gösteriliyor. Saadet Partisi ise yüzde 0.7 ile 2.5 arasında gidip geliyor" diye yazan Ataklı, "İddialı gibi görünecek bir şey yazayım" dedikten sonra satırlarını şöyle sürdürüyor:

"Seçimlerde CHP yüzde 32 alırken İYİ Parti 25'i geçebilir. Saadet yüzde 5-6'yı' bulabilir. HDP ise eski oyu yüzde 11- 12'yi alabilir. Bu durumda AKP'nin oyunun 30'un altına inmesi ve hatta üçüncü parti durumuna gelmesi çok şaşırtıcı olmaz."

Ataklı, insanlarla yaptığı sohbetlerde partilerin alabileceği oy oranını göremediğini ancak, coşkusuz, heyecansız oluşlarından AKP'nin bu seçimlerde beklemediği bir oy oranı ile karşılaşabileceği görüşünü dillendiriyor. 

Sözcü yazarı, satırlarını şöyle sonlandırıyor:

"Zaten bu yenilgiyi yaşarsa bir daha ayağa kalkması da mümkün olmaz. Türkiye normalleşir; yeniden demokrasi dönemi geri gelir hukukun üstünlüğü insan hak ve özgürlükleri en önemli değerler haline gelir."