Haz 12 2018

'Erdoğan kıraathaneleri hemen açsın; isyan lazım'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ülkenin dört bir yanında 'millet kıraathaneleri' açacağı vaadi üzerinden yapılan eleştiri ve yorumlara, bu kıraathanelerin geçmişteki işlevi hatırlatılarak farklı bir bakış açısı getirildi.

Birgün Gazetesi köşe yazarı Mustafa K. Erdemel, kıraathanelerin Osmanlı'nın son dönemlerinde isyan planlarının ana üssü olduğunu yazdı. 

O kıraathanelerde “isyan” planlanıyordu: Bir an evvel açılmalı

Kıraathanelerin Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerindeki misyonlarına ilişkin yorumunda Erdemel, kıraathanelerde okuma yazma bilenlerin bilmeyenlere gazete okuduğunu, Erdoğan'ın yaymaya çalıştığı gibi, 'bilim, ilim yuvası' olma özelliklerinin bulunmadığını ifade etti. 

Erdoğan'ın bu konuyu seçim vaadi olarak masaya sürmesinin tehlikeli olduğuna değinen Erdemel, "Örneğin Nakşibendi tarikatının Osmanlı’ya olan eleştirilerinin aracı olarak kullandıkları ‘Karagöz- Hacivat” gölge oyunu kıraathanelerde de sergilenirdi. Eleştirilerde aşırıya gidildiği için İkinci Abdülhamit bu gölge oyununu yasaklamıştı. Oynatılan kıraathanelere cezalar da verilerek hem de" sözleriyle kıraathanelerin tarihteki işlevlerine dikkat çekti.

Kıraathanelerin herhangi bir metnin kıraat edildiği yani okunduğu yerler olmadığını dile getiren Erdemel, buraların kahvehane olduğunu kaydetti. 

Kahvehanelerin misyonuyla ilgiliyse şu tespitleri paylaştı, Erdemel:

"Kahvehanelerde AKP Genel Başkanı’nın pek hazzetmeyeceği işler olabilir, uyandırayım. Örgütlenmeler, planlar, projeler yapmak için çok da uygun yerlerdi. Rusya’da devrimin başladığını duyan bir üst düzey görevli, “gidin işinize, Rusya’da kim devrim yapacak? Cafe Central’deki Bay Troçki mi?” diye tepki göstermiştir örneğin. Yani, bir edebi mekan olarak itibarı büyük olan kahvehanelere herkes aynı gözle bakmıyordu. Söz konusu üst düzey görevli, Fransız Devrimi’nin kıvılcımlarının atıldığı ilk yerin Paris’teki ünlü Cafe Foy olduğunu biliyor muydu acaba?

Açıldıkları hangi ülke ya da kent olursa olsun tüm bu kahvehaneler dönemin isyankarlarının, asilerinin daha sonra devrimcilerinin doluştuğu yerlere dönüştüler. Bunun başına bela olacağını anlayan ilk egemen de İngiltere Kralı II. Charles’tır.

Osmanlı'da ilk kahvehanenin 1555'te açıldığına değinen Erdemel, Şam ve Halep'ten gelen iki kişinin Tahtakale'de açtığı bu yerlerde kahve sattıklarını aktardı. 

"AKP Genelbaşkanı’nın herkesin kafasını gömüp kitap okuduğunu sandığı bu yerler aslında padişah eleştirilerinin, vezirlere kızgınlıkların dile getirildiği yerlerdi" diye yazan Erdemel, I. Ahmet döneminde de 'fitne-fesat' yuvası olduğu iddiasıyla çok sayıda kahvehanenin kapatıldığını hatırlattı. 

Erdemel yazısını, "Yani AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı’nın “millet kıraathanesi” fikri benim açımdan pek bir güzel. Bir an evvel açmasında yarar var" satırlarıyla noktaladı.