Oca 11 2018

Hasip Kaplan polemiğinin sonuçları

Şırnak eski Milletvekili Hasip Kaplan, önceki gün sosyal medya hesabından "HDP kurultayında Demirtaş'ın yerine sakın bir Türk göz dikmesin, benim naçizane önerim, herkes haddini bilecek!" dedi.

Ardından HDP'den bir açıklama geldi. Yapılan açıklamada, "Hasip Kaplan Twitter hesabından yapılan ırkçı, ayrımcı ve ötekileştirici paylaşımların HDP anlayışı ve politikaları ile hiçbir ilgisi yoktur. Kınıyor ve ayıplıyoruz." denildi

Kaplan'ın hedefinde Sırrı Süreyya Önder de vardı. Önder için, "Sırrı gitsin film çeksin" sözlerini kullandı. Kaplan'ın sözleri partisi tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı. Bugün itibariyle istifa etmek zorunda kaldı. Kaplan'a karşı çıkanlar kadar elbette destek verenler de vardı sosyal medyada.

Artı Gerçek yazarı İnci Hekimoğlu, son iki gün içinde yaşananları kaleme aldığı yazısında, İmralı heyetinden İdris Baluken'in tutuklanıp, Sırrı Süreyya Önder'in tutukluluğun ardından serbest bırakılması HDP'yi bölme amaçlı bir plan olabilir diyor.

Hekimoğlu, Kaplan'ın mesajlarına Önder'in verdiği yanıtı ise, "partinin gerekli açıklamayı yapması ve Hasip Kaplan’ın istifa edeceğini açıklamasına rağmen Önder’in Kaplan’la aynı üslupla polemiğe girmesi gereksizliğin ötesinde düşüncesizdi" sözleriyle ifade ediyor.

Yaşananların sonuçlarını ise şöyle özetliyor yazısında:

- HDP gibi, her tür eleştirinin ve sözün sakınmasızca söylenebildiği bir partide bile iş tvitlere ve medya üzerinden mesaj vermeye geldiyse yetkili organların, parti sorumlularının acilen bu durumu masaya yatırması ve kendi sorumluluklarını gözden geçirmesi gerekir.

- Maalesef diğer partilerde yaşananlara benzer şekilde egoların parti kimliğinin önüne geçtiğine tanık olduk.  

- HDP etrafında birleşmiş, HDP’yi umut olarak gören demokratik kamuoyu ilk kez çatladı. Maalesef Sırrı Süreyya Önder’in ve Hasip Kaplan’ın sözleri altına gelen yorumlar oldukça düşündürücü ve üzücü.

- İkisi de Çözüm Heyeti’nde yer almasına rağmen, İdris Baluken mahkum edilirken Sırrı Süreyya Önder’in bırakılmasının nedeni şimdi daha iyi anlaşılmıştır herhalde. Parti içini karıştırmayı ve güvensizlik yaratmayı hedefleyen bu hamlenin işe yaradığı görülüyor.

- İktidar bu tartışmalardan epey ders çıkarır ve yeni operasyonlar için kullanır.

- Partiyi de partilileri de, partiye sempati duyanları da yaraladı, hayal kırıklığına uğrattı.

- “Türkiyelileşme-Kürdistanileşme” tartışmasının yeniden açılmasına neden oldu. Ve tabanda yarılma tehlikesi yaratacak hale gelerek en ciddi sonuçlardan birinin önünü açtı. 

Tabanda daha çok oy oranına indirgenerek yapılan tartışmaya bir yanıt olacaksa; ‘Türklerden’ gelen oyun oranından çok, MHP gibi bir partiye oy veren köylülerin bile Demirtaş’ı davet edecek kadar ön yargıların kırılmasıdır, önemli olan.

Hekimoğlu, yaşananlarla HDP'nin gereksiz bir enerji kaybı yaşadığına dikkat çekerek, "HDP, öncelikle OHAL’in kaldırılması, seçimlerin demokratik koşullarda yapılması, seçmen ve sandık güvenliğini sağlayacak koşulların yaratılması için etkin bir muhalefet odağı olarak gündemi belirlemeli ve tüm AKP muhaliflerini de bu ilkeler etrafında kampanyaya katabilecek belirleyici güç olmalıydı" diyor.

Son olarak Demirtaş'a seslenen İncioğlu, Kaplan'ın HDP'nin Türkiyelileşme politikasına verdiği zarara üzülmemesi gerektiğini ifade ediyor Demirtaş'ın:

DemirtaşYine de Sevgili Selocan’a diyorum ki, sakın üzülme. Emin ol, HDP gönüllüleri öyle kolay emeklerinden, emellerinden, umutlarından vaz geçmez. Ne badireler atlatmış HDP bileşenleri bu kısır tartışmaları, bu hukuksuz operasyonları da aşar.

Hrant Dink’in dediği gibi “Su akar çatlağını bulur.”