Tem 27 2018

Oda TV yazarından 'dinciler'e Hz. Ayşe eleştirisi

Kadının iş dünyasından koparılarak ev yaşantısına mahkum edilmesini, erkeklere kıyasla ikincil derecede haklara sahip olmasını isteyen ve kendini İslamcı olarak nitelendiren anlayışa yönelik eleştirilerden biri, Hz. Muhammed'in eşi Hz. Ayşe'nin üstlendiği misyonun ilericiliği ve etkinliği üzerinden getirildi.

Odatv yazarı Aydın Tonga, 27 Temmuz Cuma tarihli yazısında Hz. Ayşe'nin her daim hayatın içerisinde olduğunu ve cenk meydanlarında savaş yönettiğini hatırlattı.

"Kadınları aşağılayan dinciler Hazreti Ayşe'yi tanıyorlar mı" sorusunu yönelten Tonga, "Aişe’yi tarihte çarpıcı kılan esas husus, bugünün fetvacılarını hiçe sayarcasına her daim hayatın içerisinde yer alması ve hatta cenk meydanlarında savaş yönetmesidir.!" ifadelerini kullandı.

İslamcıların kadın aleyhine tutum ve sözlerini sert sözlerle eleştiren Tonga, yazısına şu satırlarla devam etti:

"Kilisenin zulme gark olmuş söylemleri ile kerameti kendinden menkul kimi İslam fıkıhçılarının, kadınlar aleyhine kâğıda döktükleri o zehirli satırlar hala belleğimizdedir. Fakat zaten Tayfun Atay’ın dediği gibi “din hayattan çıkmıyor mu”, o halde din dâhil“esasta” muhatabımız hayat olmalıdır, yansımaları değil.

Bununla birlikte esasa içkin her çehre gün yüzüne çıkarılmalı her yüzle hesaplaşılmalıdır. Bu bağlamda egemen İslam fıkhı ve yorumu bu hesaplaşmadan azade değildir. Zira kadınlar karşısında takınılan olumsuz tavrı ilânihaye sürdürmek isteyen bu anlayışın fetvacıları ile yürüyebileceğimiz bir yol vaki değildir. Öyle ki sözünü ettiğimiz bu fetvacı zihniyet bir erkekle kadının kahve içmesini“ailenin dağılması” diye yorumlarken, kadınların yalnız başına gidebilecekleri yol uzunluğunu bile hesaplamışlardır. Fakat bu işlemde hesap edilmeyen bir isim vardır; Aişe."

Hz. Ayşe ile ilgili, "Peygamberin onu çok sevdiğini ve ömrünün sonuna kadar yanında tuttuğunu tarihi bilgilerden öğreniyoruz. Bununla birlikte Aişe, Peygamberin sevgisine rağmen ona en çok itiraz eden ve hatta onunla tartışan bir isimdir. Ahzab ve Tahrim surelerinin ilgili ayetleri bu noktada oldukça çarpıcı bilgiler içerir, dileyen konu ile ayetlerin tefsirine bakabilir" diyen Tonga, Hz. Ayşe'nin Basra Savaşı'nda Hz. Ali'nin karşısına çıkıp milyonlarca insanın ölmesine sebebiyet vermesini kabul etmese de, Hz. Ayşe'nin kadın kimliğine vurgu yapıyor.

"Lakin burada vurgu Aişe’nin “kadın” kimliğiyle bir gerçeği ortaya koymasıdır. O gerçekte şudur: Fetvacılar, yalnızca güçsüzlerin “günahını” hesap edip, onların amellerini sorguya çekebilirler. Eğer durum değişir, güçsüzlerin yerini “muktedirler” alırsa, fetvacılar bu kez günahı tartacak teraziyi anında değiştirirler. Dahası onlara göre günah da bir anda ortadan kaybolur.!" yorumunu yapan Tonga, İslamcılara şu soruları yöneltiyor:

"...Ya da Aişe’nin yürüttüğü tüm o siyasi söylemler içerisinde onunla konuşup, fikir almaya gelenler ve dahi hadisler bahsinde onun düşüncesini soranların durumu ne olacak!

Madem kahve içince aile dağılıyor, madem kadınlar izinsiz dışarı bile çıkamıyorlar, niye o zaman aynı şartları Aişe bahsinde de konuşmuyorsunuz! Çünkü siz güçlüyü karşınıza alamaz, kişiye göre günah yükler, olaya göre tarihi konuşursunuz.Dahası Aişe zamanında olsaydınız, ne böyle fetva verebilir ne de onu eve hapsedebilirdiniz!"

Tonga, Hz. Ayşe ile ilgili görüşlerini ifade etmeyi şu satırlarla sürdürdü:

"Yazımızın başında da ifade ettiğimiz üzere kadınlarla ilgili verilen hükümler ve o hükümlerin yaslandığı tarih bağlamında hesap edilmeyen, gözlerden kaçırılan politik bir kişiliktir Aişe. O gerek “iktidar” odaklı siyasal yaşamıyla gerekse de, döneminde kurduğu siyasi ittifak ve ilişkilerle, egemen fıkhın sınırlarını alt üst eden biridir. Bu anlamda İslam, iktidar ve kadınlar bahsinde konuşacaksak Aişe’yi de mutlaka bir kenara not edelim."