Haz 12 2018

Tarhan Erdem: Bu iki isim de Gülen'den yararlanmak istemiştir

Siyasetin en verimli propaganda aracı 'FETÖ'cülük. AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kendileri dışındaki tüm muhalifleri ya 'terörist' ya da 'FETÖ'cü ilan ediyor.

Bunun son örneğini, katıldığı bir televizyon programında, CHP'nin liderlerinden Erdal İnönü'yü cemaat okullarını ziyaret etmekle suçlayarak verdi Erdoğan. 

T24 yazarı ve kamuoyu araştırma şirketi KONDA'nın Başkanı Tarhan Erdem, Erdoğan'ın CHP'nin bir diğer lideri Bülent Ecevit'le Erdal İnönü'yü karıştırdığına dikkat çekti.

Erdoğan'ın, "İnönü bunların en yakın arkadaşıydı. Erdal İnönü’nün bunların okullarını ziyaret ettiğini iyi bilirim. Onların davetlerine katıldıklarını iyi bilirim. Gelsinler konuşalım" sözlerine dikkat çeken Erdem, Erdoğan'ın bu sözlerle CHP'ye çağrıda bulunduğunu belirtti ancak İnönü ile Ecevit'i birbirine karıştırdığını hatırlattı.

90'lı yılların siyasi atmosferiyle ilgili de, "90’lı yıllarda çeşitli partilerin liderleri ve siyaset adamları, Gülen ile ilgilenmişler, ilgi kurmuşlardır. O yılların koşullarında eski partisini bırakıp yeni parti kurmuş Ecevit ve Demirel’in  akademik çevreden Meclis’e taşıdığı Çiller, farklı zamanlarda, “Gülen’den yararlanmak” istemişlerdir" yorumunu yaptı Erdem.

Erdem, Erdoğan'ın İnönü gafıyla ilgili de şu tespitte bulundu:

"Sayın Erdoğan’ın, Erdal Bey’in Gülen ile “yakın arkadaşlığı” gafletinin nedeni, CHP’yi “terör” ile birlikte konuşma ihtiyacıdır. Bu ihtiyacın zorlamasıyla. “Fetö terör örgütü” deyimiyle eski “CHP Başkanı” deyimini birlikte söyleyebilmek için,  Ecevit” yerine, adı saygıyla anılan “Erdal İnönü …” demiştir.

Sayın Erdoğan son yıllarda muhalif kişi ve partileri çoğunlukla, “terör yardımcısı” ve “terör propagandacısı” olarak anmayı ısrarla sürdürmektedir.

Önce, 2014 yılında, terör olaylarının analizi bile suç haline getirilmişti.

Sonra terörle HDP birleştirildi.

Ak Partili bakanların ve parti yöneticilerinin resmi beyanlarında HDP hep terörist hatırlatması yapılarak anılmakta veya adı anılmadan “terör yardakçısı parti” denmektedir.  

Sonra HDP’ye “Fetöcüler” katıldı.

Başlangıçta “Fetöcü” deyimiyle, 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne  katılanlar kapsanıyordu; sonra iş genişledikçe genişledi."

AKP'nin, 2014'ten bu yana, HDP'li, CHP'li ve tüm diğer siyasi partilileri 'FETÖ darbecisi' ve 'terörist' gibi göstermeye çalıştığını ve 'yolun büyük kısmını geçtiğini' kaydetti. 

Erdem, "Bu seçim öncesinde de iktidar, “CHP” adının “terörist” deyimiyle birlikte söylenmesine halkı alıştırmaya çalışmıştır. Son “Erdal İnönü, Ecevit, Çiller"  karışıklığı da, aynı algı oluşturma çabasının bir parçası ve  asıl niyetin bir sonucudur" satırlarıyla yazısını sonlandırıyor.