Her devrin adamı Nihat Özdemir

Dünyanın en fazla ihale alan müteahhidi Nihat Özdemir. ‘İhaleler kralı’ da denilebilir. Türkiye’deki dev projelerin birçoğunda Özdemir’e ait şirketlerin izini bulabilirsiniz.

İhalelerle büyüyen Özdemir, bugün Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığı koltuğuna da bir ihale neticesinde oturdu.

İddaa ihalesini alan ve etik tartışmaları ile istifa etmek zorunda kalan Yıldırım Demirören’in yerine ‘Saray’ kendisini münasip görmüştü.

Fenerbahçe Spor Kulübü'nde 17 yıl başkanvekilliği görevinde bulunan Nihat Özdemir, rakip takımların taraftarlarının tepkisine maruz kalmıştı.

Zorlu Center’daki buluşma, Galatasaray’ın hedefine oturttu. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve MHK Başkanı Zekeriya Alp ile Zorlu Center’da buluşunca kıyamet koptu.

Koronavirüs salgını nedeniyle liglerin ‘ısrarla’ devam edeceğini açıklaması da Galatasaray taraftarlarının tepkisini çekmişti. Özdemir ve yönetimi, Fatih Terim ve kulüp yöneticilerinin bir süre sonra test sonuçlarının pozitif çıkmasıyla da taraftarların hışmına uğradı.

Kısa bir süre sonra da yaptığı açıklamalarla kendisinden en fazla rahatsızlık duyan kesim, uzun yıllar yöneticiliğini yaptığı Fenerbahçe’nin taraftarı oldu.

3 Temmuz süreciyle ilgili yaptığı açıklamalar, Özdemir’i bu kez Fenerbahçeli taraftarın hedef tahtasına oturttu. Katıldığı Instagram yayınında Özdemir, "Futbolda şike tartışmalarını bitirmek için nasıl bir strateji izleyeceksiniz?" sorusuna, "Birçok ülkede de böyle olaylar oldu. İtalya, İngiltere ve Fransa'da. Türkiye'de de böyle bir olayı yaşadık. O sezon 2010-2011 sezonudur. Dokuz sene geride kaldı. Dokuz senedir herhangi bir şekilde bir şike olayına şu ana kadar rastlamadık. Etik ve disiplin kurulumuz şikayetleri inceliyor. Tespit ettiğimiz zaman üstüne gideceğiz." yanıtını verdi. 

Gözler, kısa süre içerisinde bu kadar tartışmalı karar ve açıklamalara imza atan Özdemir’e çevrildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sıkı ilişkileri bulunan Nihat Özdemir Türk sporunda ismini Fenerbahçe ile duyurmuştu.

Özdemir, 1995 yılında Fenerbahçe yönetimine girmiş ve Fenerbahçe İkinci Başkanlığı görevini de üstlenmişti.

Aslen Bitlisli olan bir ailenin çocuğu olan Özdemir, Diyarbakır'da dünyaya geldi. 1967 senesinde Ankara'ya gelerek üniversiteye başladı. Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Akademisi'nden makine yüksek mühendisi olarak mezun oldu.

Okul arkadaşı Sezai Bacaksız ile asistan olarak Ege Üniversitesi'ne gitti. Daha sonra ortak olup iş hayatına atıldılar.

İnşaat ve mühendislik alanında faaliyet göstermek amacıyla 1976 yılında "Lider Makine" adıyla kuruldu. İlk yıl fabrika kurulum ve çelik konstrüksiyon projelerine dahil dolu. 1979’da büyümeye başladı. Baraj, sulama tesisleri, karayolları, boru hatları, arıtma tesisleri ve anahtar teslim fabrika projeleri aldı.

Turizm sektörüne yöneldi. Beş yıldızlı üç otel ve tatil köyü sahibi oldu. Kısa süre sonra da enerji sektörüne adım attı.Bakü-Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı. Boru hattının Eskişehir ve Edirne’nin İpsala ilçesi arasındaki 459 kilometrelik bölümünün inşaatını yaptı. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın ortağı oldu. 

Rakı pazarının yüzde 76'sının sahibi, dört içki kategorisinde de pazar lideri olan Mey İçki, 2004'te 292 milyon dolara Nihat Özdemir ve ortaklarına satıldı. Özdemir, Mey'i 2006'da 810 milyon dolara ABD'lilere sattı. Bir koydu, üç aldı.

Sahibi olduğu LİMAK'ın inşaat sektöründeki faaliyetlerinde NATO ihaleleri başta olmak üzere askeri ihaleler de dikkat çekiyordu.

Grubun portföyünde gerek yurtiçinde gerek yurtdışında pek çok askeri tesis yer aldı. Güneydoğu'da çatışmaların en yoğun olduğu dönemlerde pek çok askeri ihale aldığı iddia ediliyordu.

Aldığı ihaleler yargı konusu da oldu çoğu zaman. 2004'te Muhafız Alay Komutanlığı binası yapımında devletin 1 trilyondan fazla zarara uğratıldığı iddiasıyla dava açıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ihalesi 1997'de yapılan ve inşasına başlanan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı inşaat ihalesinde 1 milyar 21 milyon yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla, aralarında sonradan emekli olmuş bir yarbay, iki albay ve iki binbaşının da bulunduğu 21 sanık hakkında dava açtı.

Sanıkların, ‘‘resmi evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, devlete ait artırma eksiltme ve yapım işlerine fesat karıştırma'' suçlarından, 4.5 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması istenen davada, inşaatı yapan Nihat Özdemir'in firması Limak'ın dört mensubu da yargılandı. Bunun üzerine Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye Müteahhitler Birliği'ndeki (TMB) başkanlık görevinden istifa etti.

2007’de ise bir başka yolsuzluk operasyonuna adı karıştı. BOTAŞ’taki “yolsuzluk” iddiaları üzerine ‘Mavi Hat’ operasyonunun ardından açılan davada haklarında, “ihaleye fesat karıştırmak”, “rüşvet vermek”, “çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek” suretiyle 11 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Gözaltına alınanlar arasında Nihat Özdemir de yer aldı. Cumhuriyet Savcısı tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti. Ortağı Sezai Bacaksız’ın da aralarında bulunduğu sekiz kişi tutuklandı. Nihat Özdemir’e ise yurt dışına çıkma yasağı kondu.

3 Temmuz 2011’de futbol tarihine geçen ‘şike operasyonları’ başladı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve kulüp yöneticilerinden bazıları gözaltına alınarak tutuklandı.

Şike operasyonun arkasında ‘Fenerbahçe’yi ele geçirme’ amacında olduğu ileri sürülen Gülen yapılanması olduğu dile getirildi.

O günlerde ise herkesin aksine Nihat Özdemir farklı bir pozisyonda yer alıyordu.

Özdemir, katıldığı bir televizyon programında; "Cemaat, Fenerbahçe’yi ele geçirmek mi istiyor" sorusuna “Fenerbahçe’nin 2-2,5 milyon cemaat mensubu taraftarı var” yanıtı vermişti.

Özdemir, 11 aylık başkanvekilliği döneminde, herhangi bir ‘cemaatin’ Fenerbahçe'yi ele geçirmek gibi bir hareketini görmediğini söylemişti. Gülen yapılanması aleyhine pankartlar açan Fenerbahçe taraftar gruplarını da marjinal ilan etmişti.

Cemaatin gazetesi Zaman’a konuşan Özdemir, taraftar grupları için şu ifadeleri sarf etti:

“Fenerbahçe, marjinal grupların provokasyon yapacağı yer değildir.”

Özdemir, şike operasyonundan birbuçuk ay sonra Fenerbahçe Kulübü başkanvekilliği ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinden istifa etti.

İstifası için daha sonra şu sözleri sarf etti:

“Çok uzun süre Fenerbahçe'de olmam ve 3 Temmuz'dan beri yaşanan olaylardan sonra benim Fenerbahçe'de taşıyacak gücümün kalmadığını anladım.”

25 Aralık 2013’te ise Özdemir bu sefer bir başka cemaat operasyonunda şüpheliler arasında yer aldı. 25 Aralık’ta başlatılan ikinci yolsuzluk soruşturma dalgası kapsamında gözaltına alınacak kişilerin listesinde Nihat Özdemir de bulunuyordu.

Soruşturma dosyasına Özdemir’in aldığı ihaleler ve Sabah-ATV havuz medyası için yatırdığı 100 milyon dolarlık para konu olmuştu. AKP’nin yaptığı müdahaleyle operasyon durduruldu ve Özdemir gözaltına alınmaktan kurtuldu.

Artık dünyanın fazla ihale alan müteahhidi olma yolunda önünde hiçbir engel kalmamıştı.