Psikanalist Eraslan: 'Son 120 yılda suça bulaşmamış kuşak yok Türkiye'de'

Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu olan psikanalist Şahap Eraslan bu hafta Türkiye siyaset ve toplumundaki ikiyüzlülüğü, eleştiri kültürü ile yakınmanın birbirine karıştırılmasını, militarizme hızlı geçiş gösteren toplumsal tepkileri ele aldı. 

Eraslan, Türkiye'de ırkçılığın kimliğin neredeyse bir parçası haline dönüştüğüne dikkat çekti ve toplumun vicdanını kaybettiğine vurgu yaptı. 

'8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde sosyal medyayı takip edince keyifli hissettim. Herkes, 'kadına şiddete karşıyız, kadın haklarını savunuyoruz, kadınlar çiçektir, güldür, önem vermek lazımdır' yorumları yapıyordu. Kendimi Finlandiya'da sandım. Üç gün sonra İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı. Tüm yorum yazanların sokaklara döküleceğini zannediyordum. Öyle olmadı. İkiyüzlülük dediğim şey bu" yorumunu yapan Eraslan, davranış ile düşünüş arasında uçurum oluştuğuna dikkat çekti.

 

Eraslan'ın açıklamalarının satır başları şöyle:

"Biz dünyada nasıl duruyoruz? Bizim ayaklarımız yere nasıl basıyor, onu konuşmamız lazım. Politik değişikliklerle sorunlar çözülmüyor. Kalıcı sorunlar var, onları nasıl çözerizin peşindeyiz. Öbür türlü yalanlar söylüyoruz ve altından kalkamıyoruz.

Tipik bir örnek: Haberlerde, Avrupa'nın bazı ülkelerinde ırkçılık yapan Türk derneklerinin kapatıldığını dinliyorum. Alttan başka bir yazı geçiyor: 'İstanbul'daki bir futbol kulübü Paris'te futbol oynarken yöneticilerinden birine ırkçı bir söylem nedeniyle maç iptal oldu.' Türkler haklı olarak ırkçılığı protesto etti, maça çıkmıyor ancak dinlediğim haberde de 'Türkler ırkçı olduğu için dernekleri kapatıldı' diyor. 

Başkalarının bize yaptığı ırkçılığa karşıyız ama bize ırkçılık suçlaması var ve dernekler kapatılıyor. Bizim hiç arlanma, utanma, üstümüze alınma derdimiz yok. Çok ikiyüzlüyüz. Şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz lazım. Erdoğan'ın gitmesiyle değil. Biz bu sorunu nasıl çözeriz?

Toplumsal çatışmalarda biz suçlu bir toplumuz. Son 120 yılda suça bulaşmamış kuşak yok Türkiye'de. Ermeni meselesini, 6-7 Eylül olaylarında gayrimüslimlere yapılanları düşünelim. Faşist cuntanın 800 bin insana işkence yapmasını, Sivas, Kahramanmaraş olaylarını, 'FETÖ'yü düşünelim. 

Hepimiz bir yerde suça bulaşıyoruz. Suçluluk ve fail geleneğini gelecek kuşaklara aktarıyoruz ve gelecek kuşak da suçlu ve fail oluyor. 

Türkiye'de 68 hareketinin bize maliyeti 5 bin cesettir. Bu ülkede faşist cunta 800 bin insana işkence yaptı. Bu vicdansızlık ve zombi olma hali içselleştirdiğimiz ve geçmiş kuşaklardan edindiğimiz bir miras. Onun içindir ki meselemiz Erdoğan meselesi değil."