'Putin, Suriye'de aniden kibarlaştı'

Bloomberg'te, Rus lider Vladimir Putin'in Türkiye ve İsrail'e karşı daha temkinli davrandığı, sebebinin ise, ABD'nin Suriye'de güç kullanma kararlığı olduğu savunulan, Leonid Bershidsky imzalı bir makale yayımlandı:

"Bloomberg haber sitesinde Leonid Bershidksy imzasıyla yayımlanan görüş yazısında, Rusya lideri Putin’in Suriye konusunda Türkiye ve İsrail’e karşı daha temkinli davrandığı, bunun sebebinin ise ABD’nin Suriye’de güç kullanma kararlılığı olduğu iddia edildi.

Aniden Başkan Vladimir Putin’in Suriye’de saflığı tutu. Önce Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini İdlib’de Suriye muhalefetine karşı büyük bir saldırıyı başlatmamaya ikna etmesine izin verdi. Şimdi de düşürülen bir Rus askeri uçağı nedeniyle İsrail’in Başbakanı Benjamin Netanyahu’yla yaşanan çatışmayı yatıştırdı.

Putin’in risk alma davranışı Suriye’deki savaşın gidişatını belirledi.  Ancak çatışmanın bu nihai aşamasında daha fazla güç kullanmasını engelleyen güçlü kısıtlarla karşı karşıya.

Suriye’deki en büyük başarılarından biri Rusya’nın Ortadoğu’da ABD’yi pekâlâ görmezden gelebileceğini ispatlaması ve kendisini hızlı hareket eden, kararlı, kilit oyuncu olarak kabul ettirmesiydi. Öyle görünüyor ki artık ABD’nin pasif kalacağından emin olamayacak, bu durumda ABD’nin müttefiklerine karşı da temkinli olması gerekiyor.

17 Eylül’de Putin ve Erdoğan Suriye’nin İdlib vilayetinde Rus ve Türk birliklerinin ortak devriye gezeceği silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturmaya karar verdiler. Bu ise Suriye Başkanı Beşar el-Esad’ın İdlib’i geri alma hamlesini destekleme niyetinden cayması demek.

Putin’in Erdoğan’ın saldırının bir kan banyosuna yol açacağı uyarılarından etkilendiğini düşünmek zor: Daha önce benzer durumlarda, özellikle Esad 2016 Rusya’nın yardımıyla Halep’i yeniden ele geçirdiğinde Putin bu türden uyarıları umursamamıştı.

İdlib anlaşmasının ilanından bir kaç saat sonra 14 personeli taşıyan bir Rus askeri uçağı Suriye üzerinde düşürüldü. ABD hükümetinden bir kaynağa dayanarak CNN uçağı Esad’ın hava savunmasının düşürdüğünü bildirdi. Kremlin’in propaganda kanalları ve internet trolleri, muhtemelen resmi olarak olayın aynı saatlerde uçakları bir rejim hedefine saldırı düzenleyen İsrail’e yükleneceğini tahmin ederek buna inanmadılar.

Ardından Rus Savunma Bakanlığı füzeyi Suriyelilerin ateşlediğini kabul etti ama yine de İsrailli pilotları suçladı. Bakanlık sözcüsü General İgor Konaşenkov’a göre İsrailli pilotlar Rus uçağını Suriye hava savunmasına karşı kalkan olarak kullanarak “tuzağa düşürdüler”.

Savunma Bakanı Sergey Şoygu İsrailli mevkidaşıyla öfkeli bir görüşme yaptı ve bakanlıkan yapılan açıklamada “uygun şekilde karşılık verme” haklarını saklı tuttukları ifade edildi. Ama bir sonucu olmayacak: Salı günü Putin bir basın toplantısında olayı önemsizleştirdi. Savunma Bakanlığının açıklamasını onayladığını söylese de, Rusya başkanı İsrail’i suçlamaktan kaçındı.

Sonrasında Rusya-Türkiye ilişkilerinin geçici olarak çökmesine ve Rusya’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırımlarına yol açan 2015’teki Rus savaş uçağının Türkiye tarafından düşürülmesi ile bu olay arasında hiçbir benzerliğin olmadığını söyledi. Aralarındaki telefon görüşmesinde Putin Netanyahu’ya çatışmasızlık anlaşmalarına bağlı kalması çağrısı yapmakla yetindi.

Putin Suriye’de final maçı oynanırken aniden yumuşamaya mı başladı? 2016’da İdlib’de Erdoğan’a kafa tutması, Netanyahu’ya da yumruğunu sallaması, belki İsrail’e karşı ülke içinde bir propaganda saldırısı başlatması ve İsraillilerin Suriye’deki hedeflere saldırmalarını zorlaştırması beklenirdi. 2018 sonuna gelindiğinde ise öyle değil.  

Değişikliğin nedeni muhtemelen Başkan Donald Trump. Başkan Barack Obama’nın aksine Trump Esad rejimine karşı güç kullanmakta tereddüt etmedi. ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını artırdı ve haberlere göre buradaki birliklerini kalıcı olarak tutmaya karar verdi. Erdoğan’ın İdlib saldırısına karşı uyarıları ABD’den gelen güçlü ifadelerle desteklenmişti.

Putin’in en son isteyeceği şey ABD’nin Türkiye ve İsrail’i de yanına alarak Esad rejimine saldırmasıdır. Müttefikleri İran ve yetersiz Esad güçlerinden ibaretken üç büyük askeri güçle karşı karşıya gelmesi demektir bu. Türkiye ile ABD arasında son zamanlardaki gerilimin askeri ittifaklarının çöküşüne yol açmasını ümit edemez, zira İdlib’de ABD ile Türkiye’nin çıkarları uyuşuyor.

Rusya’nın üç yıl önce savaşa dahil olmasından bu yana güçler dengesi değişti ve Trump’ın saldırıya girişme istekliliği bu değişimde büyük bir rol oynadı.

Şimdi, Putin’in Esad’la birlikte elde ettiklerini koruyabilmesi için temkinli davranması gerekiyor. Bir yanda uzlaşma isteği sergileyerek puan kazanıyor; öte yanda ise zayıflık sergileme imkanı yok. Bu belki de Rusya liderinin Suriye’de 2015’ten bu yana karşılaştığı en zorlu durum. Putin’in itibarını kaybetmeden bu durumdan sıyrılma becerisi gösterip gösteremeyeceği Rusya’nın Ortadoğu’daki rolünü ciddi şekilde etkileyecek.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar