Ara 13 2017

'Katar ve Türkiye radikalizmin yeni adresleri'

 

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı, Katar ve Türkiye'yi "radikal ideolojinin yeni sponsorları" olarak niteledi. 

General H.R. McMaster Türkiye'nin Batı ile artan sorunlarını AKP'nin yükselişine bağladı.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı General H.R. McMaster, Salı günü Katar ve Türkiye'nin “yeni rollerinin” aşırı ideolojilerin fonlayıcılığını ve sponsorluğunu yapmak olduğunu söyledi, Türkiye'nin Batı ile artan sorunlarını AKP'nin yükselişine bağladı.

İngiliz mevkidaşı Mark Sidwell ile Policy Exchange [Politika Değişimi] tarafından Washington'da düzenlenen dış politika toplantısında biraraya gelen McMaster, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pazartesi günü yeni bir ulusal güvenlik stratejisi sunacağını açıkladı.

Stratejinin, Birleşik Devletler'in menfaatleri için hayati önem taşıyan 4 madde üzerine kurulacağını ekleyen McMaster, maddeleri şöyle sıraladı:

 

  1. ABD vatanını ve Amerikan halkını korumak
  2. Amerikan refahını geliştirmek.
  3. Barışı güç kullanarak korumak.
  4. Amerikan nüfuzunu arttırmak.

Stratejik ayakları açıklayan McMaster, küresel anlamda ABD menfaatlerine yönelik küresel üç tehditten bahsetti, bunlardan ikisinin Orta Doğu merkezli olduğunu söyledi.

İlk olarak “revizyonist güçler” olarak adlandırdığı Çin ve Rusya'nın ABD'nin müttefiklerine gizlice saldırdıklarını, uluslararası düzenin altını oyduklarını söyleyen McMaster, ardından, “terörü destekleyen ve kitle imha silahları arayan, İran ve Kuzey Kore gibi hilekar rejimleri” ikinci tehdit olarak sıraladı.

General McMaster, etkili bir faaliyetle caydırılması gereken cihatçı radikal örgütleri üçüncü tehdit olarak gösterdi.

McMaster, Rusya hakkında şahin gibi konuştu:

Rusya'dan bir tehditle karşı karşıyayız ve bu tehdit yeni nesil savaş diye adlandırılan araçları da içeriyor. Bunlar, uluslarımız içinde toplumlarımızı bölmeye çalışan, birden fazla alanda siber araçları kullanan, yıkıma, dezenformasyona ve propagandaya yönelik çok sofistike kampanyalar.

Siyasal İslam, Müslüman Kardeşler ve diğer İslamcı siyasi örgütler hakkındaki görüşleri sorulan General McMaster, eski İngiliz diplomat Sir John Jenkins'in bu konuyla ilgili 2014'de yaptığı değerlendirmenin “büyük hayranı” olduğunu söyledi.

İngiliz hükümetinin kamuoyuna açıklamadığı değerlendirmede siyasal İslam'ın bir tehdit olduğu uyarısının yer aldığı düşünülüyor.

McMaster “Radikal İslamcı ideloji tüm medeni insanlara karşı açık bir tehdit” dedi.

ABD ulusal güvenlik uzmanı [McMaster] bu tehdidin geçmişte “öngörüsüzce” tanımlandığını söyledi ve ekledi:

“Radikal İslamcı ideolojinin hayır kurumları, Medreseler ve diğer sosyal örgütler üzerinden nasıl geliştiğine yeterince dikkat göstermedik.”

McMaster, Suudi Arabistan'ın onlarca yıl önce bu örgütlerden bazılarına desteğinden bahsederken, Katar ve Türkiye'yi bugünün ana destekçileri olarak ayırdı, “Bugün Katar ve Türkiye daha fazlasını yapıyor” ifadelerini kullandı.

Trump yönetiminin radikal ideolojilere ve bunların fonlanmasına karşı mücadelede kararlı olduğunu ekleyen McMaster, ABD Başkanı'nın Suudi Arabistan ziyaretinde açtığı merkezi hatırlattı. “İslamcı radikal ideolojinin siyasal İslam'a köprü olması büyük bir sorun” dedi.

Müslüman Kardeşler'in her kanadının birbirinin aynı olmadığını vurgulayan McMaster, bireysel özgürlüklere saygı duyan muhalif gruplar kurmaya ve 2013 yılında devrilen eski Mısır cumhurbaşkanına referansla başka bir "Mursi modelinden" kaçınmaya çağırdı. Bay McMaster, 2011'deki sokak ayaklanmaları ve Hüsnü Mübarek'in düşüşünden sonra Kardeşliğin [Müslüman Kardeşler] el altından çalışarak muhalefeti tekelleştirdiğini söyledi.

McMaster'ın Kardeşliğin bir diğer modeli olarak adlandırdığı örgüt, Türkiye'nin AKP'si. McMaster “Sivil toplum aracılığıyla faaliyet göstererek iktidarı tek partide topladılar, ne yazık ki bu Türkiye'nin Batı'dan uzağa savrulmasına neden olan bir sorun” dedi.

İran konusunda, Tahran'daki hükümeti “hem hilekar bir rejim hem de revizyonist bölgesel bir güç” olarak tanımlayan McMaster, mümessillerine destekleri ve nükleer silahlara olan yollarını engellerken bir yandan da “özellikle Suriye'deki istikrarı bozucu eylemlere karşı savaşmak gerek” diye konuştu.

McMaster ayrıca nükleer anlaşma dışında yaptırımların aranması gerektiğini ve anlaşmanın kendisini İran'a yönelik stratejinin odak noktası haline getiren Obama yaklaşımını da terk etmek gerektiğini savundu.

McMaster, ABD'nin Kuzey Kore'de rejim değişikliği arayışında olmadığını vurgulamasının hemen ardından “Mutlaka bakmam gereken bir telefon görüşmem var” diyerek konuşmasını birdenbire kesti.

“Bu bizim politikamız değil. Vurguladığımız şey yarımadanın nükleerden arındırılması” dedi.