Kas 01 2018

Brunson'un salıverilme gerekçesinden 'kazan kazan' çıktı

İzmir'de ‘FETÖ’ ile PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla yargılandığı davada 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan ABD'li Rahip Andrew Craig Brunson hakkındaki gerekçeli karar açıklandı.

İki ülke arasında derin bir krize de neden olan Brunson, 13 Ekim’de serbest bırakılmıştı. 124 sayfalık gerekçeli kararda Brunson'ın 'kazan kazan' prensibiyle hareket ederek Gülen cemaatinden yardım aldığı ve işbirliği içerisinde olduğu öne sürülüyor. Brunson’a örgüt üyeliği suçlaması yöneltilmezken cemaate yardım ettiği iddia ediliyor.

Brunson’ın, aralarında Bekir Baz ve yardımcısı olduğu ileri sürülen Murat Safa'nın da bulunduğu çok sayıda cemaat mensubuyla bağlantısı olduğu öne sürülen kararda, şu iddialara yer veriliyor:

"Söz konusu mesaj içeriğinde yer alan bazı hususların sanığın 15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsü ile ilgili düşüncelerini ve bu bakış açısının FETÖ ile paralelliğini ortaya koyması bakımından altının çizilmesinde mahkememizce fayda mülahaza edilmiştir. Sanığın, darbe sonrası devletin bütün siyasi organları, kendi içindeki terör hücrelerine karşı gelen Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet kuvvetleri, yargı organları ve diğer kamu, kurum ve kuruluşları ile topyekûn ortaya koymuş olduğu tedbirleri tasfiye olarak nitelemesi bir yana demokratik bir sistemde halkın büyük çoğunluğunun oylarıyla seçilmiş bir hükümete ve dahası tüm siyasi aktörleri içerisinde bulunduran ve bütün Türk milletini temsil eden TBMM'ye karşı gerçekleştirilmiş bir darbe girişiminin başarısızlığından ortaya çıkan sonucu 'tek adam' yönetimine doğru bir hız kazanma olarak değerlendirildiği her türlü izahtan yoksundur.”

Brunson öncülüğünde kurulan Kürt Kilisesi'nin Suriyeli mültecilerin 'dil bilmezlik' sorununu aşmak için oluşturulmuş bir pratikten daha fazla anlam taşıdığı ileri sürülürken, “YPG/PKK terör örgütleri özgürlük savaşçıları olarak tanıtılmaktadır. Türkiye'nin milli misak ile belirlenen sınırları içerisinde kalan topraklarının en azından bir kısmını Kürdistan olarak kabul eden anlayışı kilise katılanlarına empoze edilmiştir. Halkların kendi kaderlerini tayin etme haklarının bulunduğu şeklindeki evrensel söylemlerin popülist çekiciliği kullanılarak açık açık bu örgütlerin desteklenmesi gerektiğinin dillendirildiği kabul edilmiştir" ifadesi kullanılıyor.

Gerekçeli kararda yer alan iddiaya göre bazı Suriyeli mülteciler, PKK’ye destek verildiği öne sürülerek kilisedeki toplantılara katılmaktan vazgeçti. 

Kararda, Brunson'a isnat edilen 'siyasal ve askeri casusluk' suçlamasına ilişkin yeterli delil bulunmadığına ilişkin tespit dikkat çekiyor:

"Sonuç olarak sanık hakkında, 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' eylemi nedeniyle, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220/6 maddesi delaletiyle, TCK'nin 314/2. maddesi uyarınca ve 'siyasi veya askeri casusluk' eylemi nedeniyle TCK'nin 328/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de yukarıda ayrıntıları ve delilleri ile birlikte tartışılan eylemleri bütünün TCK'nin 220/7 maddesinde düzenlenmiş bulunan, 'örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçunu oluşturacağı kanaatine varılmıştır.”


Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.