Tem 29 2018

Erdoğan, Brunson sessizliğini bozdu, yaptırım tehdidine cevap verdi

Türkiye son üç gündür Rahip Brunson üzerinden ABD’den gelen peş peşe yaptırım tehdidi mesajlarını tartışıyor. 

Hükümet yetkililerinden açıklama gelirken Cumhurbaşkanı Erdoğan da sonunda sessizliğini bozdu. 

Hürriyet’ten Vahap Munyar’ın aktardığına göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, BRICS Zirvesi’ne katıldığı Johannesburg’da kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Brunson olayı nedeniyle ABD’de gündeme getirilen Türkiye’ye yaptırım adımları için, “Yaptırımlar ile Türkiye’ye geri adım attıramazsınız” dedi.

Erdoğan, yaptırım girişimlerine rağmen ABD Savunma Bakanı’nın, “Askeri alanda sıkıntı olmaz” mesajı vermesini de, “Bence bunların hepsi psikolojik savaş” şeklinde niteliyor. 

Rahiop Brunson’la ilgili ev hapsi kararı verilmesinin ardından ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve ABD Başkanı Donald Trump “Ya serbest bırakırsınız ya da ağır yaptırımlar gelecek” tweetleri attı. 

Erdoğan, Brüksel’deki sıcak görüntülerin ardından bu denli sert bir tavra dönüş için “Tavır değişikliği benim değil Trump’ın sorunudur” diyor. 

İsrail’de tutuklu bulunan Ebru Özkan’ın serbest bırakılması karşılığında Brunson pazarlığı yapıldığı iddiasına “Herhalükarda Brüksel’den sonraki olay, bir pazarlık neticesinde ortaya çıkmış değil” karşılığını veren Erdoğan, şunları söylüyor:

“Öyle bir şey yok. Dışişleri Bakanımız aracılığıyla, Ebru Hanım’ın (Ebru Özkan) İsrail’den çıkışına yardımcı olunması iletilmiştir. Ancak Ebru cezaevinde değildi zaten. Serbest bırakılmış ama pasaportuna el konulmuştu. Biz de Ebru’ya, ‘Sen büyükelçiliğe geç, orada kal, oradan ayrılma’ demiştik. Ebru kızımızın İsrail dışına çıkmasına müsaade etmiyorlardı. Biz ABD’lilere, serbest bırakılmış ve de hiçbir günahı olmayan Ebru kızımızın pasaportunun verilerek İsrail’den Türkiye’ye dönüşüne yardımcı olabileceklerini söyledik. Ama onlara, ‘Bunun karşılığında biz de size Brunson’ı vereceğiz’ demedik; böyle bir şey konuşmadık, aramızda bu tür bir pazarlık olmadı. Bununla beraber, kendisi sağ olsun, Ebru konusunda Netenyahu’yu aramış. Nitekim Netenyahu’nun, ‘Bana Trump telefon etti, biz de bıraktık’ gibi bir açıklaması oldu. Ama iddia edildiği tarzda bir pazarlık olmamıştır.”

“ABD ile ele aldığımız muhtelif adli konular var. FETÖ’nün elebaşının iadesi, Halkbank, Hakan Atilla’yı da konuşuyoruz. Brunson da konuşuluyor” diyen Erdoğan,  “Biz Brunson’ı hiçbir zaman bir pazarlık konusu yapmadık. Her ülkenin yargısı var. ABD’de olduğu gibi Türkiye’de de yargı var. Türkiye’deki yargı, Brunson hakkında, hastalığını göz önüne alarak, iyi niyetle ev hapsi yönünde karar vermiş. Yargı kararına saygı duymak yerine konuyu Türkiye’ye yaptırım meselesi haline getiriyorlar. Geldikleri noktada, 6 senatör Dışişleri Komisyonu’na Türkiye’ye yaptırım öngören bir teklifte bulunuyorlar. Yaptırımlarla Türkiye’ye geri adım attıramazsınız. Şunu da bilmeleri lazım: Biz göbeğimizden Amerika’ya bağlı değiliz. Biz halkımızla milletimizle bugüne kadar nasıl el ele dayanışma içinde olduysak aynı şekilde yolumuza devam ederiz. ABD, bu tavrı değiştirmez ise, Türkiye gibi güçlü ve samimi bir ortağı kaybedeceğini de unutmamalı” diyor.

Erdoğan, ABD ile krize neden olan ve F-35’lerin satışının durdurulmasına yol açan s400’lerle ilgili de “Ne olursa olsun, kararlı duracağız. İşte S400, S400, S400... Ne oldu? Biz vaz mı geçtik? Yani bize ‘S400’den vazgeçin’ diyenler kalkıp da Yunanistan’a, ‘S300’ü geri ver veya S300’den vazgeç’ diyebildiler mi? Demedi. Yunanistan S300’ü aldı” ifadesini kullanıyor ve ekliyor:

“Şimdi bizi bir yerden daha tehdit etmeye başladılar. Ne imiş, F-35’leri vermeyebilirlermiş. ‘Vermezseniz uluslararası tahkim diye bir şey var. Uluslararası tahkime gideriz’ dedik. İş o noktaya gelirse, onun da alternatifleri vardır. S400’leri almaya gelince, bize bunları söylüyorsunuz. Halbuki biz, sizden daha önce nice silah istedik, siz bize vermediniz. Ama biz iyi niyetimizi koruduk. İncirlik’te iyi niyetimizi koruduk. Ama onlar bizim iyi niyetimize aynı şekilde karşılık vermediler. Bazı şeyler sabır gerektirebilir. Biz sabırla devam ediyoruz. Sabırla devam edeceğiz. Ama artık alternatifsiz bir dünyada yaşamadığımız unutulmamalı.”

Yaptırım konusunda İran örneğini veren Erdoğan, “Bunlar İran’a da yaptırım uygulamadılar mı? Ne oldu, battı mı İran?” sorusunu yöneltiyor: 

“Aynı şeyi Obama da o zamanlar bana söylediğinde, ‘Kusura bakma biz İran’dan doğalgaz alıyoruz. Ben alamadığım doğalgazı nereden tedarik edeceğim? Kış mevsiminde benim vatandaşım üşüyecek. Bunu nasıl telafi edeceğim?’ dedim. Aynısını Trump’a da söyledim.”

Erdoğan, “Bedelli askerlik çıktı. Askerlikte kalıcı düzenleme nasıl olacak?” sorusuna ise “Profesyonel askerliğin getirisini götürüsünü iyi düşünmek lazım. Profesyonel askerlik yüzde 100 olmalı mı, olmamalı mı? Bu noktada da ayrı bir tartışma söz konusu. Çünkü o asker ruhu amatör olarak ayrıdır, profesyonel olarak daha başkadır. Şimdi 1.5 milyona yakın birikim konuşuluyor. Bunu bir eritelim. Bunu erittikten sonra her mevsim bedelli askerlik gelir mi, gelmez mi bu beklentileri ortadan kaldıracak bir sürecin içine girelim istiyoruz” diyor.