Tem 19 2018

Trump Erdoğan’a Brunson için “Bir şey yap” dedi, Dışişleri jet yanıt verdi

Türkiye'de 'askeri ve siyasi casusluk' ve 'terör örgütü adına suç işlemek' iddiasıyla yargılanan ABD'li papaz Andrew Brunson'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Daha önce defaatle serbest bırakılması yolunda çağrı yapan ABD Başkanı Donald Trump, karar sonrası Erdoğan’ı da mentionlayarak bir tweet attı.

Trump, 35 yıl hapis cezası istenen ABD'li din adamı hakkındaki tutukluluğun devamı kararına tepki gösterirken Erdoğan’a Serbest kalması için bir şey yapmalısın çağrısında bulundu. 

Trump mesajında, "Türkiye'nin cezaevindeki saygın Pastör Andrew Burnson'ı tahliye etmemesi tam bir rezalet. Çok uzun zamandır rehin tutuluyor. @RT_Erdogan bu mükemmel Hristiyan eş & babanın serbest kalması için bir şey yapmalı. Yanlış bir şey yapmadı ve ailesinin ona ihtiyacı var!" diye yazdı.

Türk Dışişleri Bakanlığından ise Trump’a jet hızıya cevap geldi. Bakanlık Sözcüsü Hami Aksoy tarafından yapılan açıklamada "Ortada hukuki süreç var, Türkiye bir hukuk devleti" yanıtı verildi.

"Adli süreç hukukun üstünlüğü ilkesine uygun sürüyor. Ortada hukuki bir süreç var, Türkiye bir hukuk devleti" denen açıklamada, “Türkiye ile ABD arasında yapılan toplantıda, FETÖ konusunda ABD'nin artık oyalamaması gerektiğinin altını çizdik. Rejimin (Suriye'nin güneyinde) gerginliği azaltma bölgesini hedef alan saldırılarını şiddetle kınıyoruz ve lanetliyoruz. Doğu Guta'da, kuzey Humus'ta ve şimdi de Suriye'nin güneybatısında yaşanan senaryonun İdlib'de tekrar etmesini asla istemiyoruz. Münbiç'te devriye bölgesinden PYD'nin çekildiği teyit edildi” ifadelerine yer verildi.

Davaya ilişkin bir değerlendirme yapan ABD'li uzman Aaron Stein, Brunson ve S-400 meselesinin ABD için kritik konular olduğunu söylüyor. ABD ile Türkiye arasındaki krizin çözümü için Brunson'un serbest bırakılması ve S-400 konusunda Türkiye’nin Rusya’dan vazgeçmesinin kilit rol oynadığını belirten uzman, Washington’ın bu adımların atılması halinde Türkçenin ikili ilişkileri geliştirmeye yönelik niyetinin göstergesi olarak algılayacağını ifade ediyor. Ancak Stein, Türkiye’nin ABD’nin politikalarını değiştirmeye yönelik bir adım atmadığı mesajını veriyor. 

Son duruşmada tanık olarak dinlenilen L.A, 8-10 yıldır tanıdığı sanık Andrew Brunson'un “terör örgütü mensuplarıyla yakın ilişki içinde olduğunu ve onlara yardım ettiğini, kendisini uyarmalarına rağmen geri adım atmadığını” iddia etti.

Tanık, Brunson'un hakkında verilen talimatlar nedeniyle hiçbir kilisede çalışamadığını ve muhbir olarak anıldığını ileri sürdü.

Işık Kilisesi Pastörünün de kendisini ifadesini değiştirmesiyle ilgili telkinde bulunduğunu ayrıca tövbe etmesini istediğini ileri sürdü ve şöyle devam etti:

"Brunson bir gün kilisedeki vaazında 'Türkler ile Kürtler arasında savaş var' dedi. Biz buna katılmıyoruz, bizim böyle bir düşüncemiz yok. Kendisi neden böyle düşünüyor dedik." 

Mahkeme Başkanının, "Kürt kimlikli kişiliklere ayrıcalık tanındığı, bunların arasında PKK'lıların da olduğu, Kürt kilisesi oluşturulmaya çalışıldığı yönünde anlatımların olmuş. Neye dayanarak söylüyorsun" sorusu üzerine tanık, "Terör örgütüne sempati duyanlarla çok fazla görüşme yapardı” cevabını verdi.

Tanığın "Bir gün yine kiliseye gittim. Gittiğimde koltukların üzerinde 'Türkler oturamaz' yazısı yazmışlardı” sözleri üzerine Mahkeme Başkanı, "Neden böyle bir yazı yazıldı" sorusunu yöneltti.

Tanık L.A, "O yazıyı görünce çok şaşırdık. Sorduğumuzda misafirlere ayrıldığı için öyle yazdıklarını söylediler. Madem misafirlere ayrıldı, protokol yazsınlar. Neden 'Türkler oturamaz' diye yazıyorlar. Bunlar Türk düşmanıdır" ifadesini kullandı.