Financial Times: 'Erdoğan'ın güce dayalı dış politikası yalnızlaşmasına yol açtı'

Financial Times'ta Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın değişen dış politika anlayışını inceleyen bir yazı yayımladı.

Ermenistan ile Azerbaycan arasında geçen ay patlak veren Dağlık Karabağ savaşında batı ülkeleri ağırlıklı olarak ateşkes çağrısında bulunurken, Erdoğan yönetimindeki Türkiye bütün desteğini Azerbaycan'a vermişti.

Laura Pitel imzalı analize göre, Erdoğan'ın Karabağ meselesinde Bakü'ye tam askeri ve siyasi destek sunma kararı, uzlaşmazlık retoriğinin ve güç odaklı politikanın karakteristik bir özelliği. 

Ülkedeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle Erdoğan'ın yabancı sermayeyi geri çekme ihtiyacını kabul ettiğini, batı ile 'yeni bir sayfa açmak istediği' belirtilen makalede, "Ancak Erdoğan'ın Türkiye’nin AB, ABD ve Orta Doğu devletleri ile ilişkilerini bozan konularda uzlaşmaya istekli olup olmadığı veya uzlaşmacı dilin yakında yeniden gerilimlere yol açıp açmayacağı belirsizliğini koruyor" denildi.

Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri yorumlayan bir diplomat, mevcut gerilimlerle ilgili olarak "Temelde anlaşamadığımız konulara bakarsanız, her iki taraf da topun diğerinin sahasında olduğu görüşüne sahip. Yani bir yere gitmek çok zor" ifadesini kullandı.

Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü'nde araştırmacı Sinem Adar, ülkenin daha önce 'komşularla sıfır sorun' noktasından 'komşusuz ve sıfır sorun' noktasına geldiğine işaret ederek Erdoğan'ın dış politikasının 'Yeni Osmanlıcı' bir çizgide olduğunu söyledi.

Türkiye'nin 2016'daki darbe girişiminden sonra iç cephede de yeni ittifaklar kurduğu belirtilen makalede, AK Parti-MHP ittifakıyla ilgili olarak Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Evren Balta'nın şu görüşlerine yer verildi: 

"Türkiye'nin gücünü artırması yönünde benzer fikirlere sahipler. AKP de MHP de Türkiye'nin içeriden ve dışarıdan saldırı altında olduğunu düşünüyor."

Öte yandan makalede, Erdoğan'ın eskiye oranla 'askerlere ve casuslara daha çok güvendiği' düşüncesi dile getiriliyor ve bu durumun işareti olarak Erdoğan'ın yaptığı her gezide Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı götürmesi gösterildi. 

EDAM başkanı Sinan Ülgen de, 'Türkiye'nin düşmanca dış politikasının kendi çıkarlarına zarar verdiğini' belirterek şu değerlendirmede bulundu: 

"Dış politikadaki başarıyı değerlendirme yöntemim; ulusal çıkarları korumaya yardımcı olup olmadığına ve daha sürdürülebilir ekonomik büyüme sağlayıp sağlamadığına bakmak. Bu kriterlere göre, büyük bir başarı yok."

Washington merkezli düşünce kuruluşu Center for American Progress'ten Alan Makovsky ise, "Türkiye'nin bağımsız ve güçlü dış politika hedefi NATO içerisinde kalarak sürebilir. Belki retoriği yumuşatır ama vizyonu yumuşatacağını sanmıyorum" görüşünü dile getirdi.

Haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz