Peker’in videolarıyla Erdoğan bu kez çifte şantaj altında - Yektan Türkyılmaz

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in üst üste yayınladığı videolarda devlet-mafya-siyaset ilişkilerine yönelik yaptığı açıklamalar Türkiye’nin gündeminde.

Ahval editörü Ergun Babahan, Gidişat’ta bu hafta akademisyen Yektan Türkyılmaz’la Sedat Peker’in videolarını konuştu.

Yektan Türkyılmaz’ın anlatımları özetle şöyle:

“Suriye meselesine Erdoğan rejiminin dahli diplomatik arenada en kırılgan konulardan biridir. Bir çorap söküğü durumuyla karşı karşıyayız. Çok karmaşık bir ip gibi gözüküyor ama Sedat Peker ipi bir Mehmet Ağar’dan çekiyor, arkasından Albayrak da Soylu da çıkıyor. Bir grup insan var Türkiye’de her şeyi biliyor. Sadece biliyor değiller olayların içindeler. 

Sedat Peker onu nasıl tanıtıyor, Erdoğan’ın yeğeninin kocası. Erdoğan’ın yeğeninin kocası iktidar cephesindeki milletvekillerinden çok daha hakim Türkiye’de neler olup bittiğine ilişkin. Türkiye’de siyaset nasıl dönüyor çok daha hakim. Erdoğan’ın yarattığı absürt tablonun en güzel örneği. Daha önce bir gazeteciyle yaptığı görüşme vardı. Bu videoların ortaya çıkmasından sonra yapıldığı anlaşılan görüşme. Niçin halen bu riski alıyorlar? Bu aslında Sedat Peker darbesinin Saray etrafında ne kadar güçlü estiğine ilişkin bir emare. Bu tür bir ifşanın riskini de göze alarak burada aktör olmak gereğini istediler.

Ben Sedat Peker’in ABD-Rusya gibi hiçbir ipucu elde edemeyeceği bir şey açıklayacağını sanmıyorum. Burada esas mesele devlet adamlarının Lahey’e gitmesi değil. Türkiye öyle bir köşeye sıkışmış durumda ki birçok konuda. Bu sıkışmışlık uluslararası sıkışmışlığı kaldırır bir durum değil. 

Burada mesele Erdoğan rejiminin uluslararası alanda itibarsızlaşmasının artık başka ülkeler tarafından kontrolsüz bir hale gelmesi var. Uluslararası kamuoyunda büyük bir itibarsızlaşma var ve bu Türkiye’yi çok zor duruma sokacak.

Türkiye siyasetinin iç-dış ayrımı bitti. İç aktörlerin hepsinin çok belirgin dış angajmanları var. 

Peker’in videolarıyla ilgili ikili şantaj mekanizması yürüyor. Bu şantajın hedefinde de esas itibarıyla Erdoğan var. Biz Süleyman Soylu hakkında konuşacağımız zaman Süleyman Soylu’nun ifşaatlarını da konuşmamız lazım. Bir milletvekilinin 10 bin dolar maaş aldığı gibi. 17-25 Aralık’ın teyidi. Korkut Eken ile Mehmet Ağar hakkında söyledikleri vs.

Süleyman Soylu’nun Erdoğan’la senkronize bir siyaset izlediğini söylemek mümkün değil. Erdoğan’la danışıklı dövüş olarak yaptığını sanmıyorum. İlk istifada Süleyman Soylu manipüle edilmiş taban tepkisi ve MHP’nin istemesiyle orada kaldı. Görevini korudu. Bu seferde şantajıyla ayakta durdu. Açık açık tvde Erdoğan’a şantaj yaptı. İki tarafa sıkışmış olan Erdoğan bir tarafa meyletti. Bu üçüncü sefer olduğu zaman eğer Süleyman Soylu, Mustafa Çalışkan’ın söylediğinin aynısını Saray’a ya da basına söylerse şaşırmam."