‘Yetmez Ama Evet’e saldıranların büyük yanılgısı...’

Türkiye, 2010 referandumunda tarihi kırılma anlarından birini yaşadı.

Özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin bastırılması ve ardından ilan edilen Olağanüstü Hâl (OHAL)’le birlikte Kânun Hükmünde Kararnâmeler (KHK) ile toplumun hemen her kesiminin yaşadığı mağduriyetler hukuk talebini ilk sıraya oturttu.

2010 anayasa referandumu, Bugün hukukun bir numaralı tartışma konusu olmasının yapı taşlarından biri olarak görülüyor.

Bazı kesimlerce "Yetmez ama Evet" tercihinde bulunanlar, bugüne gelinmesinin sorumlusu olarak görülüyor, eleştirilerin odağında yer almaya devam ediyor.  

Prof. Baskın Oran Şair Haydar Ergülen'in bir dönem AKP'ye destek verdiği için özür dilediği, liberal ve özgürlükçü soldan pek çok insana da özür çağrısı yaptığı yazısıyla bir kez daha gündeme gelen "Yetmez ama evet" meselesi, Ahval Dersimiz Tarih programında enine boyuna masaya yatırıldı.

O dönem “Yetmez Ama Evet” kampanyasına destek veren isimlerden Prof. Baskın Oran ve Prof. Eser Karakaş, Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar’ın sorularını yanıtladı.

Prof. Baskın Oran’ın değerlendirmeleri ana başlıkları ile şöyle:

“Bundan altı yıl önce Radikal 2’de iki tane yazı yazdım. İlk yazıda ‘Yetmez Ama Evet’in maddelerini öğreniyoruz’ demiştim. İkinci yazıda ise felsefesi üzerine yazmıştım. Ulusalcıların son zamanlarda ayranı kabardı. O referandumda ‘Hayır’ demeyi gerektirecek hiçbir madde yoktu. Son derece yetersiz olduğu için ‘Yetmez ama Evet’ dedik."

"Bugün HSK dediğimiz yargıyı yöneten kurulun yargı kökenli üyeleri, Yargıtay ve Danıştay tarafından seçiliyor ve Cumhurbaşkanı tarafından atanıyordu. Referandumla birlikte 22 üyenin 10'unun Türkiye'nin tamamındaki savcı ve hâkimler tarafından seçilmesi sağlandı. Bunlara Yargıtay tarafından seçilecek olan üç, Danıştay tarafından seçilecek olan iki yargıç da eklenince çoğunluğun seçimi değişti. Cumhurbaşkanı'nın da atama yetkisi kaldırıldı. CHP burada da AYM'ye başvurdu ve bu hüküm iptal edildi."

"Aday sayısı kadar oy verme icat edilince Adalet Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı liste tulum hâlinde çıktı. O tulum listenin içinde de ağırlıklı olarak Fethullahçılar vardı. 2016'da Fethullahçılar tasfiye edilince de AKP'liler geçti."

Prof. Eser Karakaş’ın değerlendirmeleri ana başlıkları ile şöyle:

“‘Yetmez Ama Evet’ çok iyi formülasyon. Böyle bir pakete hangi mantıkla hayır denebilir, ben hâlâ kavramış değilim. YAŞ kararlarının yargısal denetime açılmasını istemiyorsan, 12 Eylül cuntacılarının yargılanmasını istemiyorsan o zaman ‘Hayır’ dersin.”

“Görmezden gelenler, Türkiye Avrupa Birliği sürecine karşı çıkanlardır. İsim vermeyeceğim ama birçok arkadaşım, bu referendumla geçen Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru nedeniyle hapisten kurtuldu. 2010 referandumu sonrası iyileştirilen milletvekili dokunulmazlığı muhterem CHP’nin itirazı ile değiştirildi ve bugün birçok milletvekili suçsuz yere içeride.”

"Sabancı cinayetinin faili Afyon Cezaevi'nde kalıyordu ve herkesin merak ettiği şeyler vardı. Can Dündar'a bunları anlatmak istedi o dönem. Can Dündar'ın bu ziyareti gerçekleştirebilmesi için de Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nden izin alması gerekiyordu ama izin çıkmadı. Çocuk konuşacaktı ama engellendi. Yaklaşık bir hafta sonra da garip bir isyan gibi bir şey oldu ve o fail öldürüldü. Sonra o izni vermeyen Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü HSYK'ye atandı."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar