Reyhanlılar: İlçemiz Türkiye’nin yanlış politikası nedeniyle selefi çetelerin üssü konumunda

Reyhanlı’da bir araç içinde meydana gelen patlama gözleri Reyhanlı’ya çevirdi. Patlamada araçtaki üç Suriyeliden ikisi yaşamını yitirdi. Patlamanın Reyhanlı Kaymakamlığı'na yaklaşık 750 metre uzaklıkta gerçekleştiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aracın içindeki kişilerin terörle bağlantılı olabileceğini söyledi. Hatay Valisi Rahmi Doğan, "Araçtaki patlamanın neden kaynaklandığı henüz belirlenemedi. Araçtaki üç Suriyeliden ikisi hayatını kaybetti. Diğer yaralı hastaneye kaldırıldı" açıklamasını yaparken, Reyhanlı Belediye Başkanı Mehmet Hacıoğlu ise "Üç kişinin bulunduğu araçta iki kişinin öldüğü haberini aldık. Bir kişi ağır yaralı. Olay yerinde çalışmalar devam ediyor. Bunun dışında yaralımız yok" diye konuştu.

Mülteci sayısının Reyhanlı nüfusunu geçtiği ilçede, geçtiğimiz ay eski IŞİD komutanına yapılan cenaze töreniyle tedirginliğin arttığı halk, şu an diken üstünde. ‘Reyhanlı’da Reyhanlılı kalmadı’ diyen yerel halk, Reyhanlı’nın Türkiye’nin yanlış politikası nedeniyle selefi çetelerin üssü konumuna geldiğini vurguladı

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde bir aracın içinde yaşanan patlama, gözleri Reyhanlı’ya çevirdi. Bir ay önce eski IŞİD’li, Ceys’ul İzze Komutanı Abdülbasit el Sarut’a Reyhanlı’da yapılan cenaze törenine başta Hatay’da yaşayan halklar olmak üzere birçok kesimden tepki gelmişti. Savaştan sosyal, siyasal, güvenlik olarak en çok etkilenen yerlerden olan Reyhanlı’nın çetelerin üssü konumuna geldiği basında da sık sık gündeme geldi. Savaşın başladığı 2011 yılından beri her sene hızla mülteci göçü yaşanan 95 bin nüfuslu Reyhanlı’da, 100 binin üzerinde Suriyeli mülteci var. Biz de ahvalnews olarak Reyhanlı’nın dünü bugünü ve ‘Reyhanlı bu duruma nasıl geldi’yi aktarmaya çalışacağız.

Reyhanlı

Türkiye, dokuzuncu yılına giren Suriye savaşında, Suriye’den sonra en çok etkilenen ikinci ülke. 1 milyon nüfusu olan Hatay’da 500 bini aşkın Suriyeli yaşıyor. En çok göç alan ilçesi Reyhanlı’da ise Suriyeli mülteci sayısı yerli halkın nüfusunu geçti. Hataylılar, Reyhanlı’nın Suriye toprağı gibi olduğunu, Reyhanlı’da Reyhanlılı’nın kalmadığını vurguluyor. Hatay ve Reyhanlı halkı, Reyhanlı’nın selefi çetelerin üssü konumuna geldiğini ve bunun sorumlusunun da hükümetin yanlış Suriye politikası olduğunu savunuyor.

Dün bir bombalı aracın patladığı Hatay’ın Reyhanlı ilçesi 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaşla birlikte en çok etkilenen yerler arasında oldu. İdlib’in tam karşısında olan Reyhanlı, demografik yapısı değişecek kadar göç aldı. 2013 yılında yaşanan ve 52 kişinin yaşamını yitirdiği Reyhanlı patlamasıyla beraber tedirginlik ve huzursuzluğun arttığı Reyhanlı’da yerli halkta kent merkezine doğru göç arttı. Reyhanlı’da yıllara oranla baktığımızda Suriyeli nüfusu her geçen yıl artıyor. 2019 verilerine göre ise; Suriyeli sayısı yerli halkın sayısını geçti.

İstatiksel olarak veriler şu şekilde: 2010’da Reyhanlı nüfusu 86 bin 660, 2011’de 87 bin 877, 2012’de 89 bin 93. 2012 yılından itibaren mülteci sayısı her geçen gün artıyor.

2013 yılında ilçe nüfusu 88 bin 925 iken 55 bin 600 Suriyeli mülteciyle birlikte nüfus; 144 bin 525 oldu. 2013 yılında kentte yaşayanların yüzde 38’ini oluşturan Suriyeli mülteciler, 2019 yılına baktığımızda yerli halkın sayısını geçmiş durumda. Şu an 95 bin nüfusu olan Reyhanlı’da resmi rakamlara göre 80 bin Suriyeli yaşıyor. İlçede kayıtsız yaşayan Suriyelilerle birlikte bu rakam 100 bine ulaşıyor ve Reyhanlı nüfusunu geçiyor.

24 bin Türkiyeli öğrencinin  gördüğü ilçede, Suriyeli öğrenci sayısı ise 15 bin 300. İlçede 6 bin Suriyeli çocuk ise okula gitmiyor. Reyhanlı’da bazı mahallelerin tamamı Suriyeli. Bazı mahalleler ise karma. İlçede yaşayan Suriyeli mülteciler, dönerci, lokanta, bakkal, manav, giyim, telefon dükkanı işleriyle uğraşıyor ya da tarla ve inşaat işçiliği yapıyor. Aynı mahallelerde oturmayı tercih eden mülteciler; ihtiyaçlarını da birbirlerinden alışveriş yaparak karşılıyor.

Reyhanlı

Arap, Kürt, Türk, Çerkes halklarının yaşadığı Reyhanlı’da savaştan önce halkın yüzde 80’i uluslararası nakliye sektöründe çalışıyordu. Cilvegözü Sınır Kapısı’nın kapanmasıyla bu sektör de ciddi bir yara aldı. Bir zamanlar Türkiye’nin ikinci büyük TIR filosuna sahip olan Hatay, TIR mezarlığına dönünce Reyhanlıların da ekmek kapısı kapanmış oldu. Nakliye sektöründe yönünü Rusya ve Avrupa ülkelerine çevirebilenler ayakta kaldı, bir kısmı, kepenk kapattı, bir kısmı da farklı meslek alanlarına yöneldi. İşsiz kalan birçok Reyhanlılı da çareyi Adana, Mersin, İstanbul gibi şehirlere göçte buldu.

Nüfusu, demografik yapısı, savaşla birlikte değişen Reyhanlı, Türkiye’nin Suriye politikasının bedelini ağır ödeyen kentlerden. Reyhanlı, komşu Suriye’de savaş başlamasıyla sadece mülteci göçü almadı. Türkiye-Suriye sınırındaki ‘rahat’ geçiş ile çok sayıda selefi örgüt mensubu Reyhanlı başta olmak üzere Hatay’a dağıldı. Zaman zaman Reyhanlı’nın Türkiye toprağı gibi değil de Suriye’nin bir kentine benzediğine dair haberler de basında yer aldı. Geçtiğimiz ay eski IŞİD’li, Ceys’ul İzze Komutanı Abdülbasit el Sarut’a Reyhanlı’da bir cenaze töreni düzenlendi. Basında geniş yer alan tören milletvekillerinden, yerel halka kadar çok tepki aldı. Reyhanlılılar, cenazeye katılanların yerel halktan olmadığını söyleyerek, törene de tepki gösteriyor.

Mülteci sayısı yerel halk nüfusunu geçen Reyhanlı’nın dünü bugününü HDP Adana milletvekili Tülay Hatimoğulları’na sorduk. Reyhanlı’nın şu anki durumunun sorumlusunun hükümetin yanlış Suriye politikası olduğunu söyleyen Hatimoğulları şöyle konuşuyor:

“Türkiye’deki tüm sınırlar Selefi çetelerin üssüdür. Reyhanlı savaş başladığından beri çetelerin üssü konumundadır. Savaş, Reyhanlı’yı her açıdan etkilemiştir. Türkiye’nin sınırlarını denetlememesi çetelerin çok rahat girip çıkmasını sağlamıştır. Reyhanlı’nın çetelerin üssü olması Suriye politikasının bir sonucudur.”

Reyhanlı’yla sınır olan bu aralar sıcak gündemlerden İdlib’i değerlendiren Hatimoğulları, “İdlib şu an selefi çetelerin üssüdür. Suriye yönetiminin başlatmış olduğu müdahale iki şeyi ifade eder. Ya imha politikası izlenecek ya da koridor oluşturulacak. Savaşan Selefi örgütler hükümetin açtığı koridoru kullanıyor ve sivilleri kalkan yapıyor. Türkiye’nin koridor açma olasılığı var. Ama bu koridorla beraber sivil görünümlü çeteciler Türkiye’nin her yerine sızacak. Reyhanlı’daki IŞİD’li cenazesine katılanlarla aynı zihniyette çok sayıda kişi koridor açılırsa buradan içeri girecek. Bu durum başta Hatay halkı olmak üzere tüm Türkiye için büyük tehlikedir. Türkiye bu konuda ciddi önlemler alması gerekiyor” diyor. 

Defne Halk İnisiyatifi’nden Ahmet Bilgin, savaştan önce uzun yıllar Suriye’de yaşamış. “Reyhanlı tam bir Suriye gibidir. Reyhanlı’da Reyhanlı nüfusunun iki katından fazla Suriyeli var. Reyhanlı’da Reyhanlılı kalmamıştır. Biz Hatay halkı olarak, bir IŞİD’liye bu kadar rahat bir cenaze töreni yapılmasını endişeyle karşılıyoruz. Diken üstündeyiz” şeklinde konuşan Bilgin, İdlib’ten olası bir göçün Hatay’ın sorunlarını daha da derinleştireceğine dikkat çekerek, devamla şunları aktardı:

“Zaten ekonomik ve sosyal olarak çökmüş Hatay, yeni bir göçü kaldıracak durumda değildir. Bunun yanı sıra İdlib’ten olası bir göç var olan çetecilerin sayısını artıracaktır. Açılacak koridordan yüzlerce sivil görünümlü çeteci geçecektir. Devletin bu konuda tedbirli ve duyarlı olması gerekiyor.”

CHP Defne Belediyesi Meclis Üyesi Uzunçarşı esnafından Nazmi Altınöz, Reyhanlı’nın savaşla birlikte nüfus, sosyal, kültürel, ekonomik olarak değiştiğini belirterek, “Sınır kentleri savaştan her zaman en çok etkilenen yerler olur. Antep, Urfa, Hatay, Kilis hem sosyal ekonomik boyutuyla savaştan nasibini aldı. Hatay etkilendi fakat sınır ilçe olan Reyhanlı nerdeyse yok oldu. Reyhanlı’da Reyhanlılı zaten kalmadı. Reyhanlı bir Suriye kenti gibidir. Savaşla birlikte de çetelerin üs bölgesi olmuştur. Geçtiğimiz zamanda bir IŞİD’liye tören yapıldı. Bu törene katılanlar Reyhanlılar da değildir. Bu bile Reyhanlı’nın durumunu anlatmaktadır” şeklinde konuştu.

Altınöz, İdlib’ten gelebilecek olası bir göçün Hatay halkı için oluşturacak sıkıntıları ise şöyle sıraladı:

“Ekonomisi çökmüş olan Hatay’ın ekonomisi tamamen batar, İdlib’ten buraya çetecilerin geçişi daha kolay olacağı için can güvenliği sorunu ortaya çıkacak. Reyhanlı cenaze olayından dolayı halk fazlasıyla gergin, olası bir göç halktaki endişeyi üst boyuta çıkaracak. Hataylılar evinde, sokağında, sosyal medyada cenaze ve olası göçü tartışıyor. Devletin bu konuda daha tedbirli ve halkın tedirginliğini anlayan yerden bakması gerekiyor.”

Reyhanlı’nın geçmişte yapılan hataların sonucu olduğunu söyleyen CHP Defne Belediyesi Meclis Üyesi aynı zamanda esnaf Zeki Yunus, “Reyhanlı olayı aslında iyi oldu. Bir süredir unuttuğumuz tehlikeyi yeniden gördük. Bu cenazenin Reyhanlı’da yapılması, Reyhanlı’nın üs bölgesi ve bir geçiş güzergahı olduğunun ispatıdır. Devletin sınırları başıboştur. Sınırlar kevgire dönmüştür. Çeteciler ellerini kollarını sallayıp girip çıkıyorlar. Reyhanlı bunu ispatlamıştır” dedi.

Sekiz yıllık Suriye savaşı boyunca Hatay’ın toplumsal dokusunun bozulduğunu vurgulayan Yunus şöyle devam etti:

“Buradaki halkla mülteci olarak gelenlerle ciddi bir bakış açısı problemi var. O bir arada yaşam yok. Şimdi yeni göç, Hatay’ın bozulan dokusunu bitirme anlamını da taşır. Güvenlik anlamında ise Türkiye’nin iç barışını dinamitleme hareketidir. Suriye sorunu kendi iç dinamikleriyle müzakere ile çözülür. Evde yaşanan sorun komşuda çözülmez.”

Hatay çarşı esnafından Ahmet Karababa, Reyhanlılı olduğunu böyle cenaze törenini asla tasvip etmeyeceklerini, kendilerinin de tedirgin olduklarını söyledi:

“Reyhanlılı Reyhanlı’da oturmuyor artık. Suriyeliler, Türkiyelilerden fazla. Reyhanlı’nın şu an Suriye kentinden farkı yok. Sınırdan kim giriyor, kim çıkıyor belli değil. O cenazeye katılanlar Reyhanlılı değil. Reyhanlı’da böyle bir cenaze oluyorsa, sınırdan girip- çıkanların belli olmamasından kaynaklı. Yeni bir göçle kimlerin geleceğini bilmiyoruz. Suriye’nin karışıklığının buraya taşınmasını istemiyoruz. Göçün bir başka sıkıntısı ise ekonomik olur. Hatay şu an bile bitmiş durumda. Esnaf kazanmıyor, işsizlik had safhada. Yeni bir göç durumunu kabul edemeyiz. Hem Reyhanlı, hem göç sorunu bizi düşündürüyor. Devlet yetkilileri halkın tedirginliğini anlayan yerden hareket etmeli.”

© Ahval Türkçe