Ara 30 2018

ABD’nin yalnız bıraktığı Kürtler kaybeder mi?

ABD'nin Suriyeli Kürtlerin denetimindeki bölgelerden çekilme kararı tartışılmaya devam ediliyor. Gazeteci Burhan Ekinci'ye göre, ABD’nin çekilme kararıyla Suriye’de yalnız bıraktığı Kürtler, yedi yıllık askeri ve siyasi tecrübe sayesinde kazanımlarından kolay vazgeçmeyecek. Ekinci, "Bölge çok denklemli olsa da Kürtler için kazanma ve kaybetme olasılıkları şu anda aynı görünüyor. Savaş büyürse kazanan sadece silah sektörü olur" diyor. 

Burhan Ekinci'nin Alman WDR sitesinde Türkçe-Almanca yayınlanan o yazı şöyle: 

"2018 takvimlerden düşüyor ve 2019 yılına adım atıyoruz. Türkiye için 2018 de maalesef kötü geçti. İnsan hakkı ihlalleri, tutuklu gazeteci ve yazarlar, gözaltı, soruşturma ve yargılama sıralamasında şampiyonluğu kimseye kaptırmadık. Muhaliflere yönelik baskılar daha da arttı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yıl da kendisini eleştirenleri hedef seçti. En son örnek, sanatçılar Müjdat Gezen ile Metin Akpınar oldu. Bir televizyon programına katılan iki sanatçı Erdoğan’ın politikalarını eleştirince, haklarında soruşturma açıldı. Erdoğan için onlar da “sanatçı müsveddesi” oldular.

Yeni devlet Erdoğan/Ak Saray cumhuriyeti, muhalif Türklere yönelik bu baskıcı yöntemi kullanırken, Kürtlerin payına ise iktidarın yaydığı kin ve nefret söylemi ile öldürülmek düşüyor.

Irkçı cinayetin son örneği Sakarya’nın Hendek İlçesi’nde 16 Aralık’ta yaşandı. Ancak faşist saldırıdan bir hafta sonra kamuoyunun haberi oldu. Muşlu 43 yaşındaki Kadir Sakçı, 16 yaşındaki oğlu Burhan ile o gün sokakta yürüyordu. Önlerini kesen Hikmet Usta adlı bir kişi, “Kürt müsünüz, Suriyeli mi?” diye sordu. Baba ile oğul, “Kürdüz” yanıtını verdi.

Irkçı adam belinden silahını çekti, Muşlu aileyi kurşun yağmuruna tuttu. Baba hayatını kaybetti, oğlu ise tedavi altında.

Bu sıradan bir adli vaka değil, yaşanan siyasi ve ırkçı bir cinayet. Üstelik çok tehlikeli bir gidişatın habercisi. AKP/Erdoğan iktidarından tek bir tepki var mı? Yok. Bir yandan “Ey Kürt kardeşlerim!” diye bağırırken, diğer yandan bu kardeşlerin öldürülmesine zemin hazırlıyorlar.

Sadece Türkiye’de de değil. Aynı nefret söylemini komşu ülke Suriye’deki Kürtler için de yayıyorlar. Aralarında IŞİD’çilerin de olduğu dağılmış bütün radikal İslami örgütçüleri topladıkları ÖSO adı altında Afrin’i işgal ettiler, şimdi de gözlerini Fırat’ın doğusuna diktiler. Fırat’ın doğusu IŞİD’den temizlendiğinden beri tıpkı işgal öncesi Afrin gibi sakin ve huzurlu bir bölge haline geldiAncak Ankara için bölgedeki huzuru eğer Kürtler yaratıyorsa, anlaşılan bu sakıncalı. Bu bölgeye yönelik olası bir operasyon için sınıra sevkiyatlar sürüyor. Menbiç sınırında, radikal İslamcı grupların müdahale için hazırda bekledikleri de gelen bilgiler arasında. Tam da böyle bir süreçte ABD Başkanı Trump, Kürtleri bölgesel güçler karşısında yalnız bırakıyor. ABD askerlerinin bölgeden çekilmesiyle Kürtlerin Türkiye için kolay bir hedef olacağı yorumları yapılıyor. Bir yandan da Suriyeli Kürtlerin kazançlarını kaybedeceği de dillendiriliyor.

Suriye’deki gelişmeleri yakından takip eden Rusya uzmanı Dr. Kerim Has da böyle düşünen isimlerden. Has, “şayet ABD sahadan tamamen çekilirse, Kürtlerin mevcut kazanımlarını kaybedeceği çok açık” diyor kendisiyle yaptığımız konuşmada.

Ortadoğu uzmanı deneyimli gazeteci Fehim Işık ise Kürtlerin Suriye’deki başarısının sadece ABD sayesinde olmadığını vurguluyor. Işık, “ABD Kobani direnişinin ardından Kürtlere askeri destek verdi. ABD ile ortaklıklarının sınırı belliydi. Dolayısıyla bugünden sonra da ABD'siz götürebilecek birikim ve deneyime sahipler. Riskleri yüksek ama götürebilecek durumdalar” diyor.

Kürtler kaybederse, bundan Türkiye mi yoksa Şam rejimi mi kazançlı çıkacak? Has’a göre, bölgede kimin kazanacağını kestirmek zor. Bölgede dengeler çok hassas ve kazanç gibi görünen bir durum, birkaç gün sonra tersine dönebiliyor. Bölgede büyük bir savaş da çıkabilir, siyasi süreç de başlayabilir.

Has, ABD’nin çekilmesiyle Moskova siyasetinin Suriye’nin tamamı için belirleyici olacağı düşüncesinde.

Peki, Rusya, Türkiye’nin bölgeye yönelik operasyonuna izin verir mi? Has, “Fırat’ın doğusuna yönelik büyük çaplı bir operasyon beklemiyorum. Belki, Rusya, Türkiye’nin kimi bölgelere girmesine belki izin verir ancak bunu da bir süre sonra bu bölgelerden çıkma şartına bağlar” diyor.

ABD’siz kalma ihtimali üzerine Kürtler, hem Moskova hem de Şam ile temaslarını hızlandırdı. Kürt yetkililerin Şam ordusunu sınırı korumaya davet etmesi, anlaşmaya hazır olduklarının kanıtı. Rusya da Suriye’den çekilen ABD'li askerlerden boşalan toprakların Şam’ın kontrolüne bırakılmasını istiyor. Esad ile anlaşma, Türkiye’nin zararına, Kürtlerin lehine gözüküyor. Şam ile Kürtlerin anlaşmasının küçük parçası olarak Suriye bayrağı Menbiç’e dikildi ve bu anlaşma tüm bölge ve sınırlar için de genişletilebilir.

Eğer Şam ordusu, Türkiye sınırına konuşlandırılırsa, TSK’nın bölgeye operasyonu riskli hale gelecek. Kürtler için ise bir kalkan oluşmuş olacak. Türk askeri şu ana kadar Şam ordusuyla hiç karşı karşıya gelmedi. Olası bir çılgınlık bölgede çok büyük bir savaşı beraberinde getirebilir. Büyük çaplı bir savaş, Türkiye’de de yeniden büyük çaplı çatışmaları başlatabilir. Bu da nereden bakarsanız bakın, herkes için büyük kayıp olacak. Savaşta, silah tacirlerinden başka kimse kazançlı çıkmaz ama barış olursa hepimiz kazanırız."

YAZININ ORİJİNALİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ