Çavuşoğlu’dan ENKS ile PYD anlaşmasına ilişkin açıklama

Rojava’da ENKS ile PYD'nin de içinde yer aldığı PYNK arasında yapılan anlaşmanın yankısı sürüyor. ABD ile Fransa'nın girişimiyle SDG Genel Komutanı Mazlum Kobane'nin garantörlüğünde varılan anlaşmaya Türkiye'den tepki gecikmedi. 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Adı ne olursa olsun YPG-PKK ile birlikte olan bizim için YPG PKK’den farkı yoktur ve meşru bir hedeftir” dedi.

Çavuşoğlu dün akşam CNN Türk televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD’nin Esad yönetimine yönelik Sezar Yasası kapsamında başlattığı yaptırımlarla, “Amerika Suriye’yi bölmek için veya zayıflatarak destek verdiği PKK/YPG’ye bir bölge oluşturmak için Esad rejimine yaptırım uyguluyorsa bu doğru değil” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin “ENKS ve PYNK arasındaki birlik anlaşmasına” ilişkin sorusuna Çavuşoğlu, şu yanıtı verdi:

“Birleştirme çalışmalarını da yakından takip ettik. Şubat ayından Suriye Ulusal Kürt Konseyi (ENKS) yönetimini Ankara’ya davet ettim. Bakanlığımızda görüştük. Kendilerine uyarılarda da bulunduk. PKK ve YPG ile birlikte olurlarsa bundan sonraki ilişkilerimizin farklı olacağını söyledik. Kendileri de PKK’nın YPG’nin kendi partilerini nasıl kapattıklarını, çok yakın arkadaşlarını ve ailelerini nasıl öldürdüklerini anlattı. Bir çok yakınlarının akıbetinin belli olmadığını dolayısıyla PKK ve YPG’yle işbirliği yapmalarının mümkün olmadığını söylediler. Ama sonraki süreçte öyle gördük ki özellikle bu ülkeler bunlara çok baskı yaptılar. Diğerlerine de baskı yaptılar.

Şunu açıkça söyleyelim adı ne olursa olsun YPG PKK ile birlikte olan bizim için YPG PKK’den farkı yoktur ve meşru bir hedeftir. Nasıl PKK YPG bizim için meşru hedefse içerde dışarda Suriye’de Kuzey Irak’ta farketmez onlar da birlikte olan da birlikte hareket eden yine aynı çatı altında Türkiye’ye karşı husumet besleyen herkes bizim için meşru bir hedeftir. Uyarılarımızı her tarafa yaptık.”

Çavuşoğu, Kürtler arasındaki birlik görüşmelerinde ABD’nin rolüne ilişkin olarak, “Bir taraftan Türkiye’den ya da Kandil’den giden PKK’lıları ayrıştırın diye baskı yapmaya çalışıyorlar ama diğer taraftan da meşrulaştırma çalışmaları var” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya’nın da geçmişte YPG’yi siyasi sürece entegre etme girişimleri olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Biz Ruslara anlattık, Ruslar da şimdi bu gerçeği görüyor. Esas burada YPG ve PKK’nin diğer ülkelerle beraber Suriye’yi bölme hedefi güttüğünü Ruslar da görüyor” diye konuştu.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Kuzey Irak’a baktığımız zaman özellikle Süleymaniye bölgesinin PKK’nın güdümüne girdiğini görüyoruz. PKK yıllardır bizi hedef aldı. Türkiye’yi hedef aldı. Geçmişte çukur eylemleriyle bazı şehirlerde sözde bizimdir diye ilan ettiler. Türkiye’de buna hiçbir zaman izin vermeyiz de PKK’nın kontrol ettiği bir alan var mı? Artık dağlarda bile barınamıyorlar. O yüzden Kuzey Irak’talar. Kuzey Irak’ta kontrol ettikleri köyler ve şehirler var. PKK’yı Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi üzerinde de bir baskı unsuru olarak kullanan ülkeler var. Çok açık net söylüyorum: onları da bu şekilde sıkıştıranlar var. Hep aynı ülkeler. Baktılar ki KDP ve Erbil yönetimini kendi çizgilerine getiremediler hemen PKK’yı devreye sokuyorlar onlara uygun partiler kurduruyorlar ya da var olanları onların işine entegre etmeye çalışıyorlar. Bu bölgedeki oyunları bozduk.”

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Eş Genel Başkanı Lahur Şeyh Cengi Talabani, Çavuşoğlu’nun, “Süleymaniye bölgesinin PKK’nın güdümüne girdiğini görüyoruz” sözlerine tepki gösterdi. Talabani, Süleymaniye’nin Kürtlüğün etkisinde olduğunu söyledi.

Lahur Talabani, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, isim vermeden Mevlüt Çavuşoğlu’nun sözlerine yanıt verdi. Talabani, “Süleymaniye sadece Kürtlüğün etkisindedir. Bunun için direniş ve fedakarlık şehri diyorlar” dedi.

Bölge ülkeleri ve özellikle İran ile ortak bir şekilde PKK’ye karşı mücadele stratejisine ilişkin soruya Çavuşoğlu, “Türkiye içinde PKK’yı nasıl görüyorsak, Suriye’deki YPG’yi de aynı görüyoruz ve aynı kararlılığı gösteriyoruz. PJAK’ı da aynı görüyoruz. Maalesef her ülke başka ülkelere göre PKK’ye YPG’ye karşı farklı politikalar izleyebiliyor. Dünyada terör konusunda kararlı bir iş birliği konulmamasının sebebi de bu” cevabını verdi.

Libya'daki krize çözüm ve kalıcı ateşkes konusundaki bir soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, ateşkes için geçmişte Moskova ve Berlin'de yürütülen çabalardan Hafter'in tavrı nedeniyle sonuç alınamadığını hatırlattı.

Çavuşoğlu, sahadaki kazanımları neticesinde Hafter'in bu çizgiye geldiğini ancak artık sahada dengenin değiştiğini ifade etti.

Çavuşoğlu, “Artık Hafter'in hiçbir geçerliliği yok. Zaten meşruiyeti yoktu. Bundan sonra, Hafter gibi bir darbecinin, 'ateşkes yerine ülkeye, yönetime el koydum' diyen bir kişinin masada olmaması gerekir. Bundan sonra muhatap alınmaması gerekiyor” dedi.

Türkiye'nin Libya'daki meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin yanında olduğunu ve her türlü desteği vereceğini vurgulayan Çavuşoğlu, Libya'ya yaptıkları ziyaretle bunun bir kez daha altını çizdiklerini aktardı.

Bakan Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile birlikte Libya'ya yaptıkları ziyarete ilişkin, "Libya'ya, Libya'nın meşru yönetimine olan desteğimizi güçlü bir şekilde hem kendilerine vurgulamak hem de tüm dünyaya göstermek için gittik” ifadelerini kullandı.

Libya'ya böyle bir ziyaret yapılacağına ilişkin ABD ya da Rusya ile bilgi paylaşılıp paylaşılmadığının sorulması üzerine Çavuşoğlu, “Hiç kimseyle paylaşmadık. Zaten Libya yetkilileriyle, yani meşru yönetimle temaslarımızı bilmeyen yok. Bazen onlar geliyor, arada biz de böyle gidiyoruz” yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Rusya ile Libya konusunda yürüttüğü iş birliğinin Berlin sürecine de olumlu etkilerinin olduğunu belirterek, Fransa’nın ise Libya'da NATO'nun hilafına, son derece olumsuz adımlar attığını söyledi.

ABD'nin de Libya'ya son zamanlarda ilgi gösterdiğini dile getiren Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın telefon görüşmesinde de Libya konusunun gündeme geldiğini belirtti.