Gazeteci Nazım Daştan: 'Türkiye Eyn İsa üzerinden Suriye’de yeni bir savaş başlatmak istiyor'

Türkiye’nin doğrudan müdahil olduğu Suriye’deki savaşın üzerinden 10 yıl geçti ancak çözüm hâlâ bulunmuş değil.

Türkiye, İdlib bölgesinde Rusya ve Şam rejimiyle, Rojava ve Kuzeydoğu Suriye bölgesinde ise çatısını Kürt güçlerin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve partneri Amerika ile karşı karşıya.

Sayıları 100 binden fazla olarak tahmin edilen çete gruplarını sahada aktif olarak kullanan Ankara'nın Suriye politikasının Kürt kazanımlarını tek tek yok etmek olduğu birçok kesimce dillendiriliyor.

Nitekim Türkiye, iki süper güç Rusya ve ABD’den izin alarak şimdiye kadar bunu bir parça da olsa başarmış durumda.

TSK önce Rusya’dan izin aldı ve Afrin’i, ardından bizzat ABD Başkanı Trump’ın izin vermesiyle Tel Abyad ve Serekaniye’yi  işgal etti. TSK bu işgali, aralarında eski IŞİD'çilerin de olduğu birçok grubun yer aldığı Suriye Milli Ordusu'yla gerçekleştirdi. Nitekim 9 Ekim 2019’da başlayan işgal girişimi sonrası ABD ve Rusya’nın devreye girmesiyle anlaşma sağlanmıştı. Anlaşmaya göre, SDG güçleri Tel Abyad (Gri Spi) ve Serekaniye’den çekildi. SDG, Türkiye sınırından da çekildi ve buraya Rus ile Şam rejimine bağlı güçler yerleştirildi.

Aradan bir yıl geçti ancak özellikle bir kente yönelik saldırı, bombardıman hiç durmadı. Bu kent son günlerde gündemde olan Eyn İsa.

Tam da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin İdlib’deki asker'i noktalarından tek tek çekilmek zorunda kaldığı bugünlerde Kürt güçlerinin elinde bulunan Eyn İsa’ya yönelik TSK destekli çete grupların saldırıları son günlerde giderek yoğunlaştı.

Peki bu saldırıların amacı ne? Türkiye neyi amaçlıyor? Eyn İsa’nın taraflar için önemi ve anlamı ne?

Yıllardır Rojava sahasında gazetecilik yapan, bölgede bulunan gazeteci Nazım Daştan ile bölgedeki gelişmeleri konuştum.

Daştan’ın aktardığı bilgilere göre, Eyn İsa kent merkezi, SDG ve asayiş güçleri tarafından korunuyor. Suriye rejimine bağlı birlikler Türkiye ve destekli grupların bulunduğu sınır noktalarındalar. Kentte Rusya güçlerinin de bir merkezi var. Kent merkezinde yaklaşık altı bin kişi yaşıyor. Türkiye sınırına yaklaşık 30 km uzaklıkta. Eyn İsa Kobani güneyine, Rakka’nın kuzeyinde yer alıyor.

Kentin bu konumda olması oldukça önemli. Nitekim gazeteci Nazım Daştan da buna dikkat çekiyor ve şöyle diyor:

“Kent Kobani ile Rakka’yı birbirine bağlayan köprü görevini görüyor. Bundan dolayı önemli bir nokta. Uluslararası M4 karayolu da Ey İsa’dan geçiyor. Bu yol Derik, Kamışlo’dan gelip Halep’e ulaşıyor. Eyn İsa, Rakka, Kobane'yi birbirine bağlaması M4 karayolunun güvenliğinin sağlanması Fırat, Cizre bölgelerinin birbirine bağlaması açısından SDG için önemli bir kent. Türkiye ve bağlı çete ve gruplar için de bölgeye daha kapsamlı, geniş işgal saldırısı başlatmak için önemli bir eşik ve adım. TSK ve bağlı gruplar buraları alarak diğer alanlara yeni operasyon hazırlıkları yapıyor. DSG burayı tutarak farklı bir cephenin açılmaması ve başka kuşatmaların yaşanmaması için savaş veriyor. Eyn İsa bu açıdan oldukça stratejik bir yer.”

Nazım Daştan, geçen yıl Serekaniye ve Tel Abyad’ın TSK ve bağlı çetelerin işgaline girmesiyle bölgeye yönelik saldırıların hiç durmadığını aktardı.

“Ama son günlerde artan saldırılar önemli” diyen Daştan, devamında şu bilgileri paylaştı:

“Türkiye, İdlib’de kimi noktalarını kaybetti. Türkiye orada güç kaybettikçe Eyn İsa’ya yönelik saldırıları artırmak istiyor. Temel hedef Eyn İsa’yı almak. Eyn İsa’nın düşmesi, Türkiye ve bağlı grupların eline geçmesi demek, aynı zamanda Rakka’ya cephe açmaktır, Kobani’yi de adım adım kuşatmaktır. Eyn İsa’yı aldın mı Kobani'nin güneyine yerleşmesi, Kobani'yi kuşatması, Fırat ve Cizre bölgesinin de birbiriyle kopması demektir.”

Rojava’da bulunan gazeteci Nazım Daştan’a göre, Türkiye ve destekli gruplar Eyn İsa’yı alarak ileriki sürece hazırlık yapıyor.

Daştan, “Bugüne kadar tüm saldıralar kırıldı. Ama Gre Sipi köylerine ve Eyn İsa kent merkezine yönelik yoğun saldırılar ve bombalamalar devam ediyor. Saldırılarda Türkiye’nin bugüne kadar oluşturduğu tüm gruplar var. ÖSO altında yapılan saldırılarda eski DAİŞ’liler de var. Suriyeli DAİŞ’liler son dönemlerde bu sahada yeniden örgütlendiriliyor. İleriki süreçlerde daha kapsamlı saldırı için planları var. Bombardımanlar Türk ordusu tarafından yapılıyor, sahada ise ÖSO adı altındaki grupların saldırıları gerçekleştiriliyor” bilgisini paylaştı.  

Türkiye’nin Suriye sahasında yeni bir savaş başlatmak istediğini dikkat çeken Nazım Daştan, devamla şu değerlendirmeyi yaptı:

“İdlib’de yaşadığı sıkışmışlık var. İdlib’den Libya’ya, Karabağ’a uzanan bir süreç var. Birbiriyle bağlantılı bir savaş. Suriye ile sınırlı değil. Türkiye iç ve dış siyasette tıkanmış durumda. Suriye’de ezeli düşman olarak Kürtleri görüyorlar. Kürtlerin kazanımlarını yok etmek için fırsat kolluyorlar. Bu geçiş sürecinde yeni bir savaş başlatıp yeni alanlar elde etmek istiyorlar. Bölgesel ve uluslararası dengeler, denklemler buna izin verir mi pazarlık masası kanımca oluşturmuş değil ancak Türkiye bunun yolunu zorlayacak. Sahada da Eyn İsa’ya yönelik bir saldırıya da adım atabilir.”

Son günlerdeki saldırılar sonrası SDG’nin Şam rejimi ve Rus güçlerle Eyn İsa için bir anlaşma yaptıkları duyurulmuştu. Nazım Daştan, Suriye rejimi ve Rusya’nın da mevcut durumdan faydalanma pozisyonunda olduğuna dikkat çekti. Daştan “Onlar da alan kapmak istiyor. Böyle bir muğlak geçiş dönemi var. Duracak gibi bir nokta yok ama nereye evrileceği konusunda net bir durum da yok” ifadelerini kullandı.

Suriye sahası her zaman hareketli. Kimi zaman çatışmalar, savaş, kimi zaman diplomasi ön planda. Ancak bölge için net bir öngörüde bulunmak oldukça zor. Dengeler her an tersine değişebiliyor, kartlar yeniden dağıtılabiliyor. Ancak şu ana kadar yaşanan gelişmelerin seyri, öyle görünüyor ki Joe Biden ve yönetiminin atacağı adımlarla kesinleşeceğe benziyor. Biden yönetiminden Suriyeli Kürtlerin beklentileri var. Gazeteci Amed Dicle ile yaptığım Podcast’te bu beklentiyi sorduğumda şu yanıtı vermişti:

“Rojava Kürtlerinin Amerikan’ın Türkiye ile ilişkilerini kullanarak, Türkiye ile var olan sorunlarını diyalogla çözmesine yönelik bir beklentisi var. Türkiye ile Rojava arasında bir müzakere yok ama her iki taraf da mesajlarını Amerika’ya iletiyor. Bir müzakere arabuluculuğu yok. Türkiye’nin müzakere talebi yok ama Rojava tarafının Türkiye ile sorunu diyalog ve müzakereyle çözme çağrıları hep var.”


© Ahval Türkçe