Heseke’de iki Kürt siyasetçi kaçırılarak öldürüldü

Rojava’nın Heseke şehrine bağlı Til Şeyir Beldesi Eşbaşkanı Seda Feysel El Hermas ve Yardımcısı Hind Letif El Xidar, kaçırılarak öldürüldü.

Sara Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Örgütü, katliamı Kamişlo’nun Siyahi Mahallesi’nde bulunan merkezleri önünde yaptıkları açıklamayla olayı kınadı. Açıklamada konuşan Sara Örgütü Hukuk Danışmanı Neda Melki, “Kadın yaşamın ve aydınlığın meşalesidir. Kadınlar şiddetin ilk hedefi haline getirilmiş. Her gün onlarca kadın kaçırılıyor, cinsel istismara maruz kalıyor, şiddet görüyor, öldürülüyor. Tüm bunları kadınları korkutmak ve bir araç olarak kalmaya devam etmesi için yapılıyor” dedi.

El Hermas ve El Xidar’in katledilmesi suçuyla tarihin kara sayfalarına tüm örf ve adetleri reddeden bir terör olayı fotoğrafının daha eklendiği belirtilen Melki, “Bu namert suçu şiddetle kınıyoruz. Hedef aldıklarınız, onur mücadelecileri ve özgürlük sloganını haykıranlardı. Kanlarının yerde kalmayacağının sözünü veriyoruz” diye konuştu. 

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Kadın Konseyi de yaptığı yazılı açıklamayla katliamı kınadı. Özerk yönetim düşmanlarının amacının kadın özgürlüğünü ortadan kaldırmak olduğu belirtilen açıklamada, katledilen kadınların ailelerine baş sağlığı dileyerek, Suriye’de huzurun ve barışın sağlanması için bu projeyi sürdüreceklerini ifade etti. 

Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“Kuzey ve Doğu Suriye halkları özgürlükleri, huzurları ve güvenlikleri için mücadele eden QSD güçleri DAİŞ çetelerini ve hücrelerini yok etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Kadınlar DAİŞ çetelerine yanıt vermek için askeri alanlarda yerlerini aldılar. Diğer yandan Özerk Yönetim içerisinde kadınlar rollerini oynayarak siyasi, ekonomi ve yönetimlerde kendilerini ispat ettiler.

Bu katliam gösteriyor ki çetelerin bölgede herhangi bir varlıkları kalmamış, Kuzey ve Doğu Suriye’deki sivil siyasetçilere yönelerek kadın iradesini ve kadın gücünü hedefliyorlar.

Her iki yoldaşımıza yönelik işlenen suçu kınıyoruz. Ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Bölgede ve dünyada Demokratik Özerk yönetim projesini devam ettireceğimizin sözünü veriyor, bölgenin güven ve huzuru için çalışacağımızı belirtiyoruz. Bütün dünya halklarına, uluslararası kamuoyuna, insan hakları örgütlerine sesleniyoruz; kadınlara karşı işlenen suçları durdurun.”

(Mezopotamya Ajansı)