Nadine Maenza: 'Rojava din ve kadın eşitliğinde başarılı bir model oluşturdu'

ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF) Başkan Yardımcısı Nadine Maenza, Rojava Özerk yönetiminin din ve kadın eşitliği konusunda başarılı bir model oluşturduğunu söyledi.

USCIRF’in nisan ayında çıkaracağı rapor için Rojava’ya giden USCIRF Başkan Yardımcısı Nadine Maenza, buradaki izlenimlerini ve edindiği bilgileri paylaştı.

Rûdaw İngilizce’den Karwan Faidhi Dri’nin sorularını yanıtlayan Nadine Maenza, Rojava’da özgürlükler konusun da gördüğü “tutarlılık” karşısında “şaşkınlık” yaşadığını ifade etti.

Maenza, “Sanırım orada (Rojava’da) gördüğüm en ilginç şey koşulların tutarlılığıydı. İnsanlar, ister Kürtlerin isterse de Arapların çoğunlukta olduğu bölgede yaşasınlar, özgürlük hakkına sahipler. Din özgürlüğü koşullarının ne kadar tutarlı olduğunu gördüğümde şaşırdım ve gerçekten de cinsiyet eşitliği olduğunu söyleyebilirim” dedi.

Rojava’da dini azınlıklar ve kadınlar için iyi koşullar yaratıldığını vurgulayan Nadine Maenza, “Orada hükümetin bu kadar güçlü olması beni çok heyecanlandırdı. Kadın grupları çok güçlü. Hukuk sistemi insanların haklarını koruyor. Yönetim hoşgörü ve birlikte yaşamı destekliyor, bu çerçevede hoşgörüyü teşvik ediyorlar. Bunu hukuk sistemine ve yönetime de yansıtıyorlar. Bu nedenle bu koşullar tüm bölgede çok yaygındır” diye konuştu.

“Araplar başta olmak üzere diğer azınlık etnik kökenli grupların özerk yönetim tarafından marjinalleştirildikleri yönünde eleştiriler var. Siz oradaydınız, insanlar bu konuda neler söyledi” sorusuna Nadine Maenza şöyle yanıt verdi:

“Kürt bölgeleri kadar Arap bölgelerinde de zaman geçirdim çünkü Arap bölgelerinde de neler olup bittiğini öğrenmenin önemli olacağını düşündüm. Kürtlerin bir şekilde Arap bölgelerinde haklarını empoze ettikleri fikri doğru değil. Araplar Arap bölgelerini yönetiyor. Böylece onlarla konuşabildim ve (Rojava) hükümetin nasıl ilerleme kaydettiğine dair bakış açılarını edindim. Ancak Arap bölgelerinde hala IŞİD’e sempati duyan insanların olduğunu belirtmek istiyorum. Bazı insanlar IŞİD'e sempati duyuyor bazıları da rejime.”

Türkiye'nin Ayn İsa'da Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) karşı yeni bir askeri operssyon başlatabileceği ihtimaline ilişkin konuşan Maenza, “Evet, birçok insan bu konuda endişeli. Vatandaşlar arasında çok fazla korku var. Türkiye'nin de pek çok yerde olduğunu, birçok şey yaptığını biliyoruz. Durum tam da bundan ibaret olmasa da kesinlikle korku var” değerlendirmesinde bulundu.

Maenza, Rojava Özerk Yönetimi’nin kendilerine siyasi statü tanınması, yaptırımların kaldırılması, tüm Suriye’de siyasi çözümlere dahil edilmeleri ve Türkiye'nin çekilmesi için baskı yapılması gibi önerileri ABD komisyonuna sunacağını belirtti.

USCIRF Başkan Yardımcısı Maenza, “Sanırım yapabileceğimiz en önemli şey, ABD yönetiminin kilit üyelerine, Kongre'nin kilit üyelerine brifing vermektir. Bazı çok önemli insanlarla zaten konuştum. Yönetimdeki bazı üst düzey kişilerle önümüzdeki haftalarda konuşmayı planlıyoruz. Bence yaptığımız işin en önemli kısmı özel işler. Bilgileri özel olarak paylaşıyoruz” diye konuştu.

Kürdistan Bölgesi ve Irak'taki din özgürlüğü konularına değinen Maenza, şunları söyledi:

“Bence insanların inançlarını uygulama hakları var… Kuzeydoğu Suriye'de insanlar dinlerini değiştirebilirler ama Irak'ta bu zor. Irak yasalarının pek çok şeyi zorlaştırdığını düşünüyorum. Ancak Kürdistan, din özgürlüğü ile harika bir iş çıkardı. Musul ve Şengal’den kaçan tüm Hıristiyanlar ve Ezidiler için bir sığınak oldular… Dinsel azınlıkları desteklemek için yaptıkları tüm çalışmalar için yeterince kredi almadıklarını düşünüyorum.”

Maenza, “Din özgürlüğü için Rojava'ya on üzerinden kaç verirsiniz” şeklindeki bir soruya ise şöyle yanıt verdi:

“İnancınızı yerine getirme hakları konusunda herhangi bir kısıtlama yoktur. Arap bölgelerinde yıllar önce IŞİD yönetiminde olan bölgelerde büyüdüğünü gördünüz. Yani, kesinlikle bir şeyin peşindeler. Bu, başka yerlerde kurmak için bir model olabilir, ancak çatışma yaşandı. Gelip bu kadar uzun süre kalmak istememin bir nedeni de hükümeti nasıl kurduklarını, nasıl çalıştığını anlamaktı ve insanların bunu başka yerlerde yapabileceğini anlatmaktı."