Şub 14 2018

Başbakan Yıldırım: PKK, hamisi ABD sayesinde faaliyetlerini Suriye'ye kaydırdı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Afrin’deki PYD hedeflerine yönelik yürüttüğü ‘Zeytin Dalı Harekatı’ 26’ncı gününde. Operasyon, özellikle ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un yarın gerçekleştireceği Türkiye ziyaretiyle dünya kamuoyunun gündeminde.

BBC'ye konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Zeytin Dalı Harekatı'ndan ABD ile ilişkilere, OHAL'den erken seçim iddialarına birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.

Türk ordusunun operasyon kapsamında Afrin kent merkezine girip girmeyeceğine dair, operasyonun amacının işgal olmadığını yineleyen Yıldırım, ‘’Amacımız onları bu zulümden kurtarmak. Bunun için de Afrin'de de, köylerinde de, beldelerinde de nerede teröristler varsa, böyle iğneyle kuyu kazarak, cımbızla çekerek teröristleri alacağız, etkisiz hale getireceğiz,’’ dedi.

Birleşmiş Milletler’in operasyon kapsamında sivil kayıplarından dolayı kaygılı olduklarına dair açıklamalara değinen Yıldırım, ‘’Herhalde bunlar yanlış yerde sivil kaybı arıyorlar,’’ dedi.  Yıldırım, Suriye’den Türkiye’ye 107 tane roket atıldığını vurguladı.

Sivillerin öldürülmesi konusunda en son konuşacak ülkenin Fransa olduğunu ifade eden Yıldırım, Fransa'nın önce kendi günahlarından arınması gerektiğini ifade etti.

‘Türkiye, Rusya ile eşgüdüm içinde hareket etmeden bu harekata başlayamazdı’ iddialarına ilişkin konuşan Yıldırım, Rusya’nın PYD’yi bir terör örgütü olarak tanımamasına da değindi. Rusya’nın Afrin operasyonuna herhangi bir itirazı olmadığını ifade eden Yıldırım, ‘’Rusya belki bugün kabul etmiyor ama gelecekte kabul edecek. Rusya'nın ya da X, Y, Z ülkesinin kabul etmesi ya da etmemesi bizim konumuz değil. Biz bunların PKK'nın isim değiştirmiş terör örgütleri olduğunu biliyoruz. Bu konuda elimizde yeterince delil var, bilgi var, belge var, her şey var. Bu da bizim baştan beri söylediğimizi doğruluyor, ‘’ şeklinde konuştu.

PKK’nın Kuzey Irak'ta hayat alanı daraldığı için, Türkiye'nin etkin terörle mücadele faaliyetine karşı elinde fazla bir imkan kalmadığı için Amerika gibi bir hamiye de sahip olduğu için faaliyetlerini Suriye'ye kaydırdığını söyledi Yıldırım.

NATO ile Türkiye’nin stratejik ortaklığının altını çizen Yıldırım, ‘’Bütün bunlar ortadayken, Amerika terör örgütleriyle el ele kol kola... Amerikan yönetimiyle sahadaki askerlerin de ayrı telden çaldığını görüyoruz. Amerika Başkanı, "Silah vermeyeceğiz" diyor, "Silahları toplayacağız" diyor; aşağıdaki küçük rütbeli bir asker "Yok" diyor, "Silahlar verilecek, toplanmayacak" diyor, "İşbirliğimiz artarak devam edecek" diyor. Bu ne biçim bir iştir. Kimin eli kimin cebinde belli değil?’’ şeklinde konuştu.

Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihin en zor dönemlerinin birinden geçtiğine değinen Yıldırım, ‘’Amerika terör örgütlerinin önüne geçip, onları bize karşı korumaya daha fazla kalkarsa o zaman işler değişir,’’ dedi.

Mevcut operasyonun Fırat Kalkanı sahasının 2 katından az olduğunu paylaşan Yıldırım, ‘’İster Fırat'ın batısında Münbic'de, ister Fırat'ın doğusunda diğer bölgelerde bize yönelik bir terör tehdidi olursa, bunun üzerine tereddütsüz gideriz,’’ ifadesini kullandı.

ABD'nin bazı Türk bankalarına ekonomik yaptırımlar uygulama ihtimaline ilişkin, ‘’Bizim bankamıza ceza verebilirler. Yani kafalarının estiğine ceza veriyorlar. Verebilirler. Bakın Türkiye'yi bu tip tehditlerle, ekonomik tehditlerle, askeri tehditlerle veya ambargo tehditleriyle dize getireceğini düşünüyorsa Amerika, çok büyük yanlışlık yapıyor demektir…’’ şeklinde konuşan Yıldırım, OHAL’in ne zaman kalkacağına ilişkin soruları da değerlendirdi.

Özellikle Batı’da Türkiye’ye ilişkin peşin kabul olduğunu paylaşan Yıldırım, ‘’Yani Olağanüstü Hal'de hukuk bir süreliğine durduruluyor. Bu yaptığımız iki uygulama ile bu durdurma işlemini iptal ettik. Artık yasalar işleyecek. Herkes hakkını-hukukunu sonuna kadar arayacak,’’ dedi.

Batı’ya Türkiye'yi her konuda ilzam etmek, itham etmek yerine empati yapıp Türkiye'yi daha iyi anlamaya çalışın diyen Yıldırım. 15 Temmuz'da Türkiye’nin geleceğine kastedildiğini vurguladı.

Kulislerde geçen erken seçim senaryoları - özellikle 15 Temmuz ve 4 Kasım tarihleri - sorulan Yıldırım, ‘’Ülke şartları neyi gerektirirse o yapılır. Kural bellidir. Esas bellidir. 2019 Mart'ta yerel seçim, 2019 başında da cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi...Bunu defalarca söyledik,’’ diyerek gündemlerinde erken seçim olmadığının altını çizdi.