Mar 06 2018

KONDA Genel Müdürü: Afrin’e yüzde 70 destek bir partinin desteğine dönecek anlamına gelmiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 seçimleri için ‘ülkemizin en kritik tarihi önemi en yüksek seçimlerinden’ değerlendirmesinde bulundu. Seçimlere doğru ilerlenirken  AKP ve MHP'nin Cumhur İttifakı'na BBP de katıldı. Gözler şimdi muhalefetin atacağı adımlara çevrildi.

KONDA Genel Müdür Bekir Ağırdır’ın T24’e verdiği söyleşinin ikinci bölümünde Türkiye’nin politik iklimini seçime giden süreçte değerlendirmeye devam ediyor.

Henüz herhangi bir ittifaka katılacağını açıklamayan HDP, SP ve İyi Parti'nin seçim barajını aşıp aşamayacağına ilişkin, "HDP bugünkü politikaları onaylandığı için değil, sadece Kürt kimliğine yaslandığı için İyi Parti ya da Saadet’e oranla baraj riskini en az yaşayan parti olacak," değerlendirmesinde bulunan Ağırdır, ana muhalefet partisi CHP’yi değerlendiriyor.

CHP’nin “Benim seçmenimin gideceği başka yer yok. Ben de sağ seçmenden bir miktar oy alabilir miyim diye sağcı aday göstereyim,” dediğini ifade eden Ağırdır’a göre CHP seçmeninin seçeneği yok. ‘’CHP bütün seçimlerde yüzde 25’i geçemiyor bir türlü. Dolayısıyla CHP’ye oy veren insanlar “Kaybedeceğiz” fikriyatına ve duygusuna da sahipler. Onun için de çok umutsuzlar,’’ diyor Ağırdır.

CHP’nin ülkedeki dindarların da, Kürtlerin de, sekülerlerin de ihtiyaç ve taleplerinin ortaklaşacağı alanları bulmak ve o ortak alanlar üzerine siyaset üretmek zorunda olduğunu ifade eden KONDA genel müdürü,  bunun sağdan aday göstererek  halledilecek bir şey olmadığına vurgu yapıyor.

‘’AK Parti, MHP ve BBP dışındakiler kimliğe ve kutuplaşmaya, korkuya yaslanmadan bir siyaset kuramazlarsa, kazanma ihtimalleri 50,1’e 49,9 da olsa daha zor. Çünkü korkutma kapasitesi de, KHK’larla hayatı kısıtlama kapasitesi de iktidarın elinde,’’ değerlendirmesinde bulunuyor Ağırdır.

İktidarın yasaklama ve baskılarının seçmen nezdinde geri tepme ihtimali sorulan Ağırdır, seçmenin siyasetten kurgulanan duruma pratikte itirazları olduğunu ifade ediyor. Ancak seçmenin güncelleri ulaşım derdi, çocuğunun sınavı kazanıp kazanamayacağı, yarın akşamki yemeğinin sofraya nasıl geleceği meselesi olmaya devam ediyor.

Ağırdır’a göre, ‘’gerçek hayatın meseleleriyle siyasetin gündemi birbirinden koptukça insanlar da giderek siyasetten kopuyor. Ama sorduğunuz zaman elbette kimliği, bilgisi, tercihi üzerinden bir parti söylüyor ama bizim gözlediğimiz, o yüzde 40 denen küme giderek siyasetten umudu kesiyor. Ama yine oy vermeye gidecekler. Neye göre oy vermeye gidecekler, o günkü ekonomik şartlara bakacaklar, işsizliğe bakacaklar.’’

Yenikapı ruhuna desteğin yüzde 80’lerde olduğunu hatırlatan Ağırdır, ‘’yüzde 80 destek ile yüzde 61 dediğimiz potansiyel referandumda zar zor yüzde 51 oldu,’’ diyor.

KONDA Genel Müdürü Afrin harekatının ürettiği duygusal ve  milliyetçi bir coşkudan bahsederek, Afrin’le coşanlar olduğu kadar Afrin meselesinin içeriye toplumsal ve siyasal yansımalarından korkanların da olduğunu ifade ediyor.

‘’Afrin’e dair kurulan dilin siyasetteki yansımalarına itiraz edenler de var, sadece savaş karşıtlığı ya da terörün yanında olma meselesi değil. Dolayısıyla Afrin meselesi bir miktar kırdı. Ama hâlâ bugünden bakarsanız şu anda AK Parti, CHP, MHP ya da İyi Parti’ye oy vereceğinden emin olan insanlar seçmenin yüzde 70’i falan yani. Yüzde 30’u emin değil,’’ değerlendirmesinde bulunuyor Ağırdır.

Afrin’e destek yüzde 70’lerin üzerinde ve CHP’ye oy vereceğini söyleyen insanların bile yarısı Afrin’e destek veriyor fakat Ağırdır’a göre  bu destek illa hemen bir partinin desteğine dönecek anlamına gelmiyor.

‘’Ama Afrin gibi, Fırat Kalkanı gibi, 15 Temmuz gibi olağandışı birtakım gelişmelerin ürettiği köpürmelerin sürdürülebilir olduğunu varsaymak doğru değil. Çünkü hayat akmaya devam ettikçe o etki yine nötralize oluyor. Dolayısıyla bu dilin sürmesi ve seçmenin bütün iradesinin o gerilim üzerinden teşekkül etmesi sürdürülebilir değil, olmayacak da nitekim. İki üç ay sonra sönecek,’’ diyor Ağırdır.

CHP’yle ittifak yapması halinde Saadet Partisi ve İyi Parti’nin oylarının düşeceği yönünde anket sonuçlarını değerlendiren Ağırdır, ‘’iyi Parti sadece MHP’den oy almıyor. Bir kısmını MHP’den alıyor, bir kısmını CHP’den alıyor. En azından şimdilik… Dolayısıyla CHP’den olup da konformist bakışla dinci olmayan sağcı iktidar olsa diyenlerin ya da liderinden memnun olmayanların ve partisinin seçim kazanma umudu olmayan CHP’lilerin bir kısmı gitti İyi Parti’ye. İyi Parti’nin bugün aldığı oy kaç ise, neredeyse yarısı CHP’den gelenler, yarısı MHP’den gelenler. Böyle bir ittifakta İyi Parti niye oy kaybediyor olsun? Saadet Partisi de öyle. Bunu hep kimlik üzerinden konuşurlarsa bütün bu ihtimaller olabilir. 10 bin seçmen başka sebepten gelir, 10 bin seçmen başka sebepten gider. Belirleyici olacak şey bu değil. Bu tür sayılar spekülasyon,’’ değerlendirmesinde bulundu.

Kurulalı 4 ay olan İyi Parti’yi değerlendiren Ağırdır,  Türkiye’nin en yeni partisinin  henüz bir sıçrama yapamadığını aksine başlangıç pozisyonlarını korumakta da zorlandığını kaydediyor.  ‘’Orada hâlâ İyi Parti’nin eksik yaptığı şey ortak hayata dair bir vaadinin ne olduğunun açık olmaması. Ve yine gördüğüm eksiklerinden biri eski siyasetçilerden medet umuyor Meral Hanım. Henüz gençlere davet görmedim. Ya da sokakta otobüsün üstündeyken yanında kaç kadın var, ya da illa kimlik üzerinden bakacaksak kaç Kürt var görmedim. İyi Parti, geleneksel siyaset esnafı olmuş insanların elinde gibi görünüyor. Sokağa henüz potansiyelini yansıtabilmiş değil,’’ diyor Ağırdır.

HDP’nin 2019 seçimlerindeki rolünü değerlendiren Ağırdır, HDP’nin  bu kadar baskı altındayken, kriminalize olmuşken, genel başkanı bile tutuklanmışken, eleştirilerde insaflı olunması gerektiğinin altını çiziyor.  Ağırdır, ‘’Ama yine de on gün önce yaptıkları kongrede çok daha güçlü bir özeleştiri yapıp çok daha güçlü bir demokrasi çağrısı yaparak başka bir süreç konusunda bir siyasi çizgi üretmek konusunda çok kararlı bir duruş sergileyebilirlerdi. Henüz o da gözlenmiyor,’’ şeklinde konuştu.

Kulislerde muhafazakâr kesimden gelmekle birlikte toplumun farklı kesimlerini uzlaştırıcı ve demokratik değerlere bağlı söylemler kullanan bağımsız adayların da cumhurbaşkanı adayı olabileceği söylentilerini değerlendiren Ağırdır, ‘’Türkiye siyasetini 3 ayda kökten değiştirebileceği gibi bir umudu taşıyorum. Türkiye toplumunun siyasal gerilimlerden rahatsız olan kesimlerinin umudunun taşıyıcısı olabileceğini ve bütün siyasi tablonun bir anda değişebileceği gibi bir umudu taşıyorum,’’ değerlendirmesinde bulundu.

Toplumsal kutuplaşma ve siyasi sıkışmışlık üzerine konuşan Ağırdır, ‘’2007’de AB’ye üye olalım mı sorusuna verilen cevap yüzde 25 kesinlikle olmaz, yüzde 60 kesin olalım. Geldik 2018’e. Hayırlar yine 25-30, evetler 40’a düşmüş. Aradaki 30 da gri alan. Ama aynı insanlara “Hayal ettiğiniz ülke nasıl bir ülkeye benzesin?” diye sorduğumuzda insanların yüzde 60’ı bir Batı ülkesi söylüyor,’’ ifadelerini kullandı.

1 Kasım’daki tablo açısından AK Parti ve CHP aynı bandında sürdüğünü paylaşan Ağırdır, AK Parti’nin açık ara CHP’nin önünde olduğunu kaydediyor.

‘’Artık baraj meselesi kalmadı ama MHP’yle İyi Parti bir tahterevallide gibi. HDP de tam baraj seviyesinde devam ediyor. Ama bu tablonun da yanıltıcı olduğunu ısrarla söylemeye çalışıyorum. Sorunca insanlar bir parti adı söylüyor ama bir yandan da “Peki o seçtiğin adam ülkenin sorunlarını çözer mi?” dediğin zaman da yarıdan fazla insan son derece karamsar,’’ diyen Ağırdır’a göre seçmenin yarısı  sadece mecburiyetten oy veriyor.