Mar 23 2018

Siber haklar uzmanı Akdeniz: 'Bu yasanın dünyada benzeri yok'

Meclis'te Perşembe günü kabul edilen düzenlemeyle Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Netlix, BluTV ve Puhu gibi, internet üzerinden yayın yapan dijital platformların içeriğini denetleyecek. RTÜK aynı zamanda söz konusu platformlara yayın yasağı da uygulayabilecek. 

AKP’nin önergesiyle düzenlemede yapılan değişiklik, muhalefet kanadından sansür aracı olarak kullanılacağı iddiasıyla eleştirilmeye devam ediyor.

Deutsche Welle’ye konuşan siber haklar uzmanı hukukçu Prof. Dr. Yaman Akdeniz de yasanın sansür amaçlı olduğunu savunanlardan.

Akdeniz, yasanın dünyada başka örneği  olmadığını paylaşıyor.

İnternet yasakları alanında çalışmaları ile bilinen İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi olarak görev alan Profesör  Yaman Akdeniz, ‘Türkiye'de zaten 2007'den beri internetle ilgili 5651 Sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’’’ olduğunu hatırlatıyor.

Üzerinde dört defa üzerinde değişiklik yapılan kanunun ilk başta çocukları zararlı içerikten korumak amaçlı olduğunu paylaşan Akdeniz,  2015'te geçirilen maddelerle siyasi ve muhalif içeriklere Türkiye'den erişim engellenmeye başlandığını hatırlatıyor.

Akdeniz, sözlerine şöyle devam ediyor:

‘’Bugün Türkiye'den 173 bin websitesine, 100 bin de haber ve sosyal medya içeriğine, 800'den fazla Twitter hesabına erişim engelli. Ortalama olarak her sene 12 bin kadar erişim engelleme kararı veriliyor.’’

Yeni düzenleme göre hangi içerikler, platformlar, yayıncılar RTÜK'ün hedefinde olacağına ilişkin bilginin net olmadığını ifade eden Akdeniz, ‘’Netflix, Blu TV gibi ticari anlamda yayın yapan platformlar RTÜK denetimine girecektir. Bu platformlar lisans almazsa ya da lisans talepleri reddedilirse RTÜK, sulh ceza hakimlerinden platformun içeriklerine ya da tamamına erişim engellemesi talep edebilir,’’ değerlendirmesinde bulundu.

Düzenlemenin muğlak olduğunu söyleyen Akdeniz, ‘’Şunu söylemek istiyorlar: Youtuberlar ya da sen veya ben diyelim Periscope'tan yayın yaptık, bu RTÜK kontrolünde olmayacak şimdilik diyorlar. Ama Youtube'un kendisine lisans al diyebilirler,’’ dedi.

Youtube’ın lisans alamaması durumunda ise RTÜK’ün, içerik bazında ya da tamamına erişim engeli talep edebileceğinin altını çiziyor Akdeniz.

Söz konusu düzenlemenin dünyada başka örneği olmadığını ifade eden Akdeniz, ‘’RTÜK'ün standart anlamda radyo ve televizyona verdiği lisans ve kontrol mekanizmasına internet için gerek yoktur. Dolayısıyla düzenleme, sansür amaçlı getirildi,’’ ifadelerini kullandı.

‘’Zaten internet sansürleniyordu, bu bir kılıf mekanizması oldu. Burada topyekûn bir kontrol mekanizması oluştu. Bir lisans meselesi olarak bunu ortaya çıkartıp yarın öbür gün sorduğumuzda, "Haber ya da yayınla ilgisi yok, maalesef lisans olmadığı için erişim engellemek zorunda kaldık” denilecek,’’ diyen Akdeniz, hükümetin Wikipedia'ya uygulanan erişim engellemenin sansür olmadığını söylediğini hatırlatıyor.

‘’Hükümet tarafından yapılan açıklamalarda internetin hiçbir zaman sansürlenmediği, hukuka aykırı davrananların, terör propagandası yapanların engellendiği söyleniyor,’’ dolayısı ile bu yöndeki söylemleri dikkate alınmamalıdır Akdeniz’e göre.

Türkiye'de zaten can çekişen ifade özgürlüğünün bütün altyapının kontrol ve susturma üzerine kurulu olmasıyla imkansız hale geldiğini savunan Akdeniz, hükümetin bu konuda başarılı olmaya başladığını düşünüyor.

Akdeniz, son düzenlemenin çıkış noktasının tamamen hukuka ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesine aykırı olduğunun altını çiziyor.