Mar 31 2018

Rum Yetimhanesi 50 yıldır kurtarılmayı bekliyor

120 yıl önce Büyükada'da inşa edilen Rum Yetimhanesi yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. 1898 yılında, Fransız bir şirketin otel olarak inşa ettiği yetimhaneye Osmanlı yönetiminden izin çıkmadı.

Otel olarak işletme ruhsatı verilmeyen bina, Eleni Zarifi isimli bir Rum tarafından satın alındı ve yetimhaneye çevrildi. 

Euronews'dan Kamuran Samar ve Defne Sarıöz'ün haberine göre, Prinkipo Palas Oteli olarak tasarlanan bina, I. ve II. Dünya Savaşları'nda farklı amaçlar için kullanıldı. 

Yetimhane bir süre sonra Heybeliada'ya nakledildi ve 1960'larda boşaltılan bina kaderine terk edildi.

Ahşap bölümlerinde çökme meydana gelen bina yıkılma tehlikesi altında. Avrupa'daki kültürel mirasın korunması için çabalayan Europa Nostra isimli kuruluş, yetimhaneyi yıkılma tehlikesi yaşayan 7 eser listesine aldı.

yetimhane

Fotoğraf-Ziya Tacir

Yetimhanenin listeye eklenmesiyle ilgili, Europa Nostra Türkiye Başkanı Burçin Altınsay Özgüner, böylesi bir seçimden mutluluk duyduklarını belirtiyor ve binanın kurtarılması için bir umut doğduğuna işaret ediyor.

Özgüner sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Şimdi ilgili tüm kesimleri, uzmanlar, mali destek verecek olan kişileri bir araya getirerek binayı kurtarmak ve gelecekte sosyal faaliyetler için kullanılmasını sağlamak istiyoruz. Bu İstanbul için önemli bir kültürel miras." 

Binayı şimdilerde hem Europe Nostra hem de Avrupa Yatırım Bankası yetkilileri ziyaret ediyor ve kurtarılması için neler yapılacağına dair fikir alışverişi yapılıyor. 206 odasıyla Avrupa'nın en büyük ahşap binası olan yetimhane, bu alanda dünyanın da ikincisi. Beş katlı binada, tiyatro salonları, yemekhane bulunuyor.

Binanın ruhsatı ve sahipliğiyle ilgili de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2010 yılında verdiği kararla binanın Rum Patrikhanesi'ne devredilmesini istedi. Ancak Patrikhane, kıt mali kaynaklar nedeniyle gerekli restorasyonu gerçekleştiremedi. 

Bir dönem yetimhanede kalan Kosta Karamanlis, Rumca, Türkçe ve Fransızca eğitim aldıklarını ve derslerin çok iyi geçtiğini anlatıyor. Rumca ders vermek için Yunanistan'dan gelen hocaların sabah gelip akşam gittiklerini söylüyor ve hocalarla ilişkilerinin iyi olduğunu aktarıyor.

kosta karamanlis

"Bir daha dünyaya gelsem, aynı okula gitmeyi tercih ederim, o kadar güzeldi" diyen Karamanlis, yetimhanede 12 yıl yaşadığını ve dış dünya ile ilgilenmediklerini, oyun, oyuncak ve tiyatronun kendilerine yettiğini ifade ediyor.

Karamanlis o günleri şöyle yad ediyor:

"Harikuladeydi. Bütün adalar İstanbul, Yalova’ya kadar Kartal’a kadar görünüyordu. Çok güzeldi. İçerideyken anlamıyorsun, çıktıktan sonra anlıyorsun onun anılarını güzelliğini. Hayatımız çok iyi geçiyordu. Top oynuyorduk, satranç oynuyorduk. Basket oynuyorduk, vardı öğretmenlerimiz, bize öğretiyorlardı, beraber oynuyorduk. Mesela futbol takımımız çok güzeldi, çok iyiydi. Adalardan, Heybeliden, Büyükada'dan geliyordu. Okulun içinde stat vardı, orada oynuyorduk."

http://tr.euronews.com/2018/03/31/yar-m-as-rd-r-kurtar-lmay-bekleyen-rum-yetimhanesi