Kas 23 2017

'Rusya Suriye satrancıyla imajını düzeltiyor'

 

Putin liderliğindeki Rusya, Suriye'deki nüfuzunu hem sahadaki askeri faaliyetleri hem de masadaki aktif arabuluculuğu ile giderek arttırıyor.

Savaşın sahadaki kısmı neredeyse tamamlanmış durumda şimdi strateji savaşları hız kazanmış görünüyor. Bu konuda da başı Rusya ve İran çekiyor görünüyor. Türkiye ise Putin'in çekim alanında hareket ediyor algısı yaratıyor.

Önceki gün Putin, Suriye lideri Beşar Esad ile bir araya geldi ve dün de İran ve Türkiye liderleri ile. 

Önceliğin Esad'a verilmesi, iki liderin iki yıl önce biraraya gelerek belirledikleri yol haritasında gelinen noktanın gözden geçirilmesi olarak görülebilir.

Zira bu görüşmede, Esad'ın "etnik kimliklere saygı gösteren bir yönetim biçimi"ni kabul ettiği belirtiliyor.

Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ünal Çeviköz, Esad'ın Rusya rüzgarını arkasına alarak ülkenin neredeyse tamamına hakimiyet kurduğunu hatırlatıyor.

Tam bu noktada Çeviköz'ün dikkatleri çektiği başka bir husus var. Esad'ın Putin'e olduğu kadar Putin'in de Esad'a ihtiyacı var. Çünkü bir yandan Putin, Suriye'de elde edilen askeri kazancı siyasi kazanca devşirmeye çalışıyor bir yandan da Ukrayna'da uluslararası hukuku çiğneyerek zedelediği imajını düzeltmeye çalışıyor.

Putin, Esad ile görüşmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump'ı aramayı da ihmal etmedi. Oradan aldığı güvenle de Erdoğan ve Rohani'yi ağırladı. Tüm bunlar uluslararası alanda meşruiyet arayışının bir sonucu, Çeviköz'e göre.Rusya'nın tavrı ile ilgili Çeviköz şu görüşte: 

Putin, Soçi'de sürekli olarak BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararına ve Cenevre sürecine atıfta bulundu.

Böylelikle, Astana sürecinin ve o sürecin üzerindeki vişneli krema olan Soçi'nin  aslında Birleşmiş Milletler'in meşru zemininin dışında olmadığını vurguladı. Bu da Rusya'nın BM'ye ve onun uluslararası ilişkilerdeki meşruiyetine saygı gösterdiği algısını yaratmaya yarıyor.

Rusya'nın pek tabii uluslararası meşruiyeti gözettiğini belirten Çeviköz, böylece dünya genelinde Rusya ile ilgili olumsuz algının kırılmak istendiğini aktarıyor.

Bunda Batı'nın Ukrayna'daki tavrı nedeniyle Rusya'ya uyguladığı ekonomik ambargonun da etkili olduğuna değinen Çeviköz'e göre, Rusya'ya karşı uygulanmakta olan yaptırımların yarattığı baskı yavaş yavaş Rusya'nın ekonomisini ve özellikle enerji alanındaki yatırımlarını ve ihracatını olumsuz etkileyebilecek bir gelişme göstermeye başladı.