Aydın Sezer: 'ABD ile Rusya arasındaki Ukrayna krizinden en çok etkileneceklerden biri de Türkiye'

Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu Rusya uzmanı ve Medya Günlüğü yazarı Aydın Sezer, ABD ile Rusya arasındaki Ukrayna krizini ve Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi üzerinden krize dahil olma biçimini yorumladı.

Ukrayna'nın NATO'ya üye olma ve Ukrayna’nın Donbass bölgesinin özerkliği tartışmaları sürerken, Türkiye'de Rusya'nın güvenliğini ve Karadeniz'deki barışı tehlikeye atacak biçimde Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılması, Moskova'da da rahatsızlık yarattı.

Rus lider Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Montrö'ye bağlı kalınması ve Ukrayna meselesine karışılmaması konusunda 'nazikçe' uyarıda bulunurken, Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de bir araya geldi ve iş birliği mesajı verdi.

Tüm bu gelişmeleri yorumlayan Sezer, Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin uzun yıllardır sürdüğünü hatırlattı. 

Sezer, "Burada söz konusu olan NATO'nun kurumsal anlamda Ukrayna krizine dahil olması durumunda Türkiye'nin ne yapacağı sorusudur" dedi.

Sezer'in açıklamalarının satır başları şöyle:

"Bu sorun, Rusya ile Ukrayna arasındaki bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye'nin arabuluculuğa soyunması ile Rusya'nın Kırım'ın işgalinden vazgeçmesi ya da Donbass'taki pozisyonunu değiştirmesi istenebilir mi? Bu sorun, NATO ile Rusya arasındaki bir sorun haline geldi. Biz, o noktada NATO'nun Karadeniz'deki en güçlü müttefikiyiz. Türkiye'nin bu konuda bir tercihe zorlanması Türkiye açısından da bir dizi soru işaretini beraberinde getiriyor. Bu krizde, en fazla etkilenecek ülkeler başında Türkiye geliyor. Türkiye ne tarafta yer alırsa alsın çok ciddi sorunlarla karşılaşabilir. Umarım, Rusya ile uçak krizi yaşadığımız günlere geri dönecek konularla karşılaşmayız. 

Erdoğan ile Putin görüşmesinde talep Putin'den geldi ve Zelenskiy görüşmesinden bir gün önce gerçekleşti. Bu başlı başına siyasi açıdan bir anlam ifade ediyor. İki ülke arasındaki tüm konu başlıkları ele alındı. İdlib'deki iki protokele atıf yapılmasına kadar detaylandırıldı görüşme. 
Bence Putin, Türkiye'ye Türk-Rus ilişkilerinin anlamını ve önemini anlatan bir açılım yaptı. Ukrayna ile ilgili pozisyonu da net koydu. Erdoğan-Zelenskiy görüşmesi, Putin'in Erdoğan'la görüşmesinin gölgesinde geçti. 

Türkiye, Doğu Akdeniz'de gerekeni yaparak, Türkiye'nin hak ve menfaatlerini önceleyerek bir adım attı. NATO ve AB ile ilişkilerde de benzeri bir sürecin cereyan etmesini bekliyorum. Rusya olan ilişkileri, eksen kayması çerçevesinde tartıştığımız dönemlerden bugüne kadarki sürece bakıldığında, Türkiye'nin bir anlamda 2008-2009'daki fabrika ayarlarına dönmekte olduğunu, bu yönde adımlar atmakta olduğunu söyleyebiliriz. Bu Türkiye'nin Rusya'ya düşman olmasını da gerektirmiyor.

Dolayısıyla bu bir yön arayışı mıdır? Evet. Türkiye bugüne kadar özenle biriktirdiği düşmanlarını azaltma çabası içinde. Bu politikanın desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu yaparken Türkiye ölçüyü kaçırıp, bunu bir fırsat bilerek Rusya'yı karşısına alma pahasına bir adım atarsa da bunun Türkiye için beka sorunu yaratabilecek ciddi sonuçları olabileceğini düşünüyorum."