Bilinmeyen yönleriyle Lavrov: Ermeni babanın oğlu, şair, sigara tiryakisi, Beatles sevdalısı

Türkiye'nin Suriye'deki iç savaşa müdahil olmasından sonra, Türkiye'de yaşayanların ismini en çok duyduğu Rus siyasetçilerin başında Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov geliyor. Oğul Tuna, Gergedan Dergi'de kimsenin tanımadığı Lavrov'u anlatmış:

Tam adı Sergey Viktoroviç Lavrov olan, Dışişleri Bakanı Ermeni bir babadan ve Gürcistanlı Rus bir anneden 21 Mart 1950’de dünyaya gelmiş. Stalin döneminin sonunda doğup Hruşov-Brejnev rejimlerinde büyüyen Lavrov, Kalantaryan soyadlı babasının değil ama annesinin soyadını almış.

Tuna yazısına şöyle devam ediyor:

"Fizikle ilgilenirken kendini Sovyet -ve bugünün Rus- Dışişleri Bakanlığı’nın insan sermayesini meydana getiren Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde (MGİMO) buldu. 1972’de mezun olur olmaz Sri Lanka’daki SSCB Büyükelçiliğinde diplomasi kariyerine başladı. 4 yıl süren görevinde ataşeliğe yükselirken zaten İngilizce ve Fransızca bilen genç Lavrov, bu ülkede konuşulan Sinhala ve Dhivehi (Maldivce) dillerini de öğrendi."

Lavrov'un mesleki kariyerine başlama hikayesi de şöyle:

"1976’da Moskova’ya döndü ve burada 1981’e dek SSCB Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Örgütler Dairesi’nde çalıştı. Ardından uluslararası tanınırlığın basamaklarını tırmanmaya başladı. 1981-2004 arasında 17 yıl boyunca (1988-1992 arasında Dışişleri’nde farklı görevler aldı ve 1992-1994’te genç Rusya Federasyonu’nun Dışişleri Bakanı Yardımcısı oldu) SSCB ve RF Daimî Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilciliği’ndeki görevleri, Lavrov’un ne denli çetin ceviz olduğunu daha o yıllarda ortaya çıkarıyordu. 2007’de BBC’ye konuşmuş bir BM çalışanına göre “…herkes onun kıvrak bir zihin, geniş ve hatasız bir bilgi birikimi, müzakerenin gidişatını kolayca değiştirebilecek bir konuşma yeteneği ve kavrayış ile Güvenlik Konseyi’ndeki en güçlü kişilik olduğunu düşünüyordu.”

Uzun yıllar Rus Dışişleri’nin en alt basamaklarından yukarıya doğru tırmanan Lavrov, sonunda 9 Mart 2004’te RF Dışişleri Bakanlığı görevine getirildiğini belirten Tuna şu tespitleri yapıyor:

"Bu görevini, Medvedev ve Putin’in “al gülüm, ver gülüm” tarzı cumhurbaşkanlığı-başbakanlık koltuklarını değiştiği 2008-2012 boyunca da sürdürdü. Rusya’nın SSCB’nin yıkılışı sonrası önce kendini toparladığı 2000-2008 döneminde, bir bölgesel güç olarak kendini kabul ettirdiği 2014’ten bugüne uluslararası gelişmelerin ve krizlerin tamamında rol oynadı.

Foreign Policy’nin, SSCB’nin bir ekol hâline gelin Hariciye Nazırı Gromıko’ya naziren “Mister No” ismini verdiği Lavrov, en çok da ABD’nin başını “ağrıttı”. Condoleeza Rice, Hillary Clinton, John Kerry, Rex Tillerson, Mike Pompeo… Rusça Esquire dergisine verdiği bir röportajda, “İyi olmasa da dostça ilişkilerim oldu [ABD] Dışişleri Bakanlarıyla… Diplomatlar, toplum önünde ülkelerini en tutkulu biçimde savunurken genelde birbirlerine karşı en sert kelimeleri sarf ederler. Fakat sonrasında birlikte oturup içkilerini yudumlarlar” diyor Lavrov. Rusya’nın Kırım’ın ilhakı, Doğu Ukrayna’da (girdiğini reddettiği) sıcak çatışmalar, 2015’te Suriye İç Savaşı’na dahli, 2016’da ABD Başkanlık Seçimlerine müdahale ettiği iddialarına rağmen bu “dostluğu” sürdürebilmek de bir başka başarı."

 

2013’te BBC’ye konuşan bir uzmanın, Lavrov için “Onun dini Rus devletidir” dediğini aktaran yazar şöyle devam ediyor:

"Lavrov’a “Rusya için en zor zamanlar, Reagan’ın SSCB’yi ‘şeytanın imparatorluğu’ olarak adlandırdığı ve Afganistan’da çarpıştığı yıllar mı yoksa şu son 3 yıl mıydı?” diye sorulduğunda “Hiç şüphesiz bugün.” diyor. “Geçmişte yalnızca iki imparatorluk vardı: Batı ve Sovyetler Birliği. Her biri de üçüncü ülkelerde rekabetleri sonucunda karşı karşıya geliyorlardı. Fakat asla doğrudan kendi sınırlarında çarpışmadılar. Kamu önündeki söylem bile daha yumuşaktı. Hiçbir blok, kendisine tanınan sınırı aşmadı. Şimdiyse ortada hiçbir kural yok.”

Hiçbir kuralın kalmadığı günümüzde “Bay Nyet”, Kremlin’in en müthiş müzakerecisi sayılıyor. Lavrov’un Putin’in yakın çemberi içinde olup olmadığı tartışmaları geride kalmışsa da diplomasiye aslında kimin yön verdiği sorusu hâlâ soruluyor. Tek adam rejiminin bunca yerleştiği bir ülkede bu sorunun sorulması abesle iştigal gibi gelebilir. Kararları veren Kremlin yahut doğrudan Putin olsa bile, Glava Gosudartsva ile zaman zaman fikirleri çatışan Lavrov’un, müzakerelerin arka planında oynadığı rol ve bir danışman olarak yetkinliği ortada.

Yazıda Lavrov'un hiç bilinmeyen özelliklerine de değinilmiş:

"Soft power, uluslararası ilişkiler de iyice sulandırılan bir kavram. Eğer güncel kullanıma uyarak bu terimi devreye sokarsak: Rus Dışişleri Bakanı ilgi alanları ve yetenekleriyle yurtiçinde sempati toplarken yurtdışında da Rus diplomasisinin “soft power” sembollerinden biri. Uyumamasıyla tanınıyor Lavrov; fakat aynı zamanda sağlıklı vücudu ve zinde ruh hâliyle de. Dışişleri’nin konuşlandığı Smolensky’e sabahları ilk varan kişi Bakan’ın tâ kendisi; yurtdışı seyahatlerinde de “Bulunduğum ülkenin zamanına göre yaşıyorum” diyor. Sağlığını ve fitliğini ise genlerine bağlıyor. “Ayrıca esnemeye ve sabahları bisiklet bağlamaya. Pazarları mümkün oldukça futbol oynarım.” diyen Lavrov sıkı bir Spartak Moskova taraftarı. Rafting yapmayı seviyor. Ancak aynı zamanda iflah olmaz bir sigara tiryakisi. Günde 1.5 paket sigara içmesini “diplomatik alışkanlık” olarak açıklıyor. 2003’te görevli olduğu BM’nin Nev York’taki binasında sigara içilmesi yasaklanınca “BM binası üye ülkelerin tamamına ait. Genel Sekreter ise yalnızca kiralık bir müdür” diye tepki göstermişti."

Lavrov, aynı zamanda bir şair. Okuduğu enstitünün marşını yazmış. Artık şiire zaman bulamamaktan yakınsa da kimi şiirleri internette ve edebiyat dergilerinde yayınlanmakta. Bu şiirlerin bir kısmında SSCB’nin çökmesi ile Rusya’nın yaşadığı travmaları konu alan bir melankoli hakim. Lavrov’un en sevdiği şairler Vladimir Vısotski, Sergey Yesenin ve Aleksandr Blok. Ayrıca folk ve caz müziği seviyor. En sevdiği sanatçılar arasında Beatles grubu ve Frank Sinatra yer alıyor. Gitar çalıyor. Rus işadamı Aleksandr Vinokurov ile evlenen kızı Yekaterina’ya göre kendisi tam bir aile babası. Yekaterina, Nev York’ta Columbia Üniversitesi’nden mezun olmuş. Lavrov’un eşi ise    Rus dili ve edebiyatı kökenli Maria. Sri Lanka’dan yıllarından beri birlikteler.