Hakan Aksay: Zaferi kazanan Putin ama…

Rusya’da devlet başkanı Vladimir Putin’in 2036 yılına kadar iktidarda kalmasının önünü açan anayasa değişikliğiyle ilgili referandumun onay almasının yankıları devam ediyor.

Bu değişiklikle mevcut görev süresi 2024'te sona eren 67 yaşındaki Putin, altışar yıllık dönemlerle iki kez daha aday olabilecek. Bu da Putin’in 16 yıl daha iktidarda kalabilmesi anlamına geliyor.

Rusya’da gerçekleştirilen referandumu köşesine taşıyan T24 yazarı Hakan Aksay, “Putin yendi ise yenilen kimdi? Komünistler mi? Liberal muhalefet mi? ABD mi? Hepsi mi? Hiçbiri mi?” diye soruyor ve “Putin bu halk oylamasıyla ‘topal örnek’ olmaktan korunarak muhalefetten ziyade ‘dost ve yandaş’ çevrelere karşı güçlendi” diyor.

Referandum sonucunun Putin açısından bir tür "güvenoyu" olduğunu belirten Aksay, “Putin’in keyfi yerine geldi. Zafer kazanmıştı. Peki yenilen kimdi? Muhalefet mi? Belki… Gerçi birçok muhalif, yüzde 21’lik hayır oyu ile sandık başına gitmeyen yüzde 32’yi kendi hanesine yazarak ciddi bir başarı kazandığını iddia ediyor. Epeyce tartışmalı bir mesele. Ama oylama sonuçlarının ortaya çıkmasından tam bir hafta sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Muhalifler açısından çok büyük bir olay değildi bu halk oylaması. Dolayısıyla iktidar-muhalefet mücadelesinde bu oylamanın stratejik öneme sahip olduğu kanısında değilim” ifadelerini kullanıyor.

Putin’in anayasanın halk oylaması ile kabul edilmesi girişiminin nedeninin “başka” olduğuna dikkat çeken Aksay, “Rusya lideri çevresindekilerin, yandaşlarının hepsini (Kremlin danışmanlarından kendisine yakın oligarklara kadar) bir kenara iterek halkla baş başa kalmak ve direkt onlardan destek almak istedi. Çünkü çevresindekilerin zaman zaman kendisine baskı yapmasından sıkılmış durumdaydı. Ayrıca 2024’te görev süresi dolup bir köşeye çekilecek olan lider (‘topal ördek’) algısından daha şimdiden kurtulmak, Putin açısından çok önemliydi. Hem kendisinin bazen göz ardı edilmesi ihtimaline karşı, hem de Rusya gibi bir ülkede ‘kimin baş olduğu net olmazsa devletin iyi çalışmayacağı’ görüşünden hareketle” değerlendirmesini yapıyor.

Yeni anayasal düzenlemeler sonucunda Putin’in bundan önceki başkanlık dönemlerinin "sıfırlanmış" olduğunu belirten Aksay, şunları söylüyor:

"İki dönem başkanlık yapma hakkı Rus lidere 2024-2030 ve 2030-2036 dönemlerinde aynı koltukta oturma şansı tanıyor. Bu,  toplam 36 yıllık iktidar süresi eder. Ama bu sadece bir ihtimal. Putin bir sonraki dönemde yeniden başkan olmak ister mi? Bunu kesin olarak bilmiyoruz. Bence Rus liderin başkanlığa devam edeceği kesin değil ama oldukça güçlü bir ihtimal. Sonrasına gelişmeler ve güçler dengesi karar verecektir. Putin bu halk oylamasıyla ‘topal örnek’ olmaktan korunarak belki muhalefetten ziyade ‘dost ve yandaş’ çevrelere karşı güçlenmiştir.”

Aksay, Putin’in usta bir propaganda kampanyası ve cılız muhalefet şartlarında halk oylamasından başarıyla çıkmış olmasının ona 2036’ya kadar mutlu bir iktidar garantisi sunmadığını da ifade ediyor.

Aksay, şöyle devam ediyor:

“Normal şartlarda 2024’te yapılması gereken ilk seçimlerde bile işi kolay olmayabilir. Çünkü son yıllarda reytinginin (yüzde 80’lerden yüzde 60 civarına) düşmesi en başta ekonomik sorunlarla ilgilidir. Ve Batı yaptırımları, petrol fiyatlarının düşmesi, Koronavirüs şartları derken bundan sonra ekonominin daha iyiye doğru gideceğini savunmak aşırı iyimserlik olur.”

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz