Merkez'e müdahalenin ardından S-400 krizi kapıda: Ekonomiyi nasıl etkileyecek?

Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400'lerin yakın zamanda teslim edilmesi bekleniyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan son açıklamasında, S-400’lere ilişkin “Şu anda yolculuk hazırlığı devam ediyor. Bizden şu tarih diye zorlamazsanız isabetli olur. Mutabık kaldığımız tarihler var. Yükleme çalışmaları devam ediyor” dedi.

Trump'ın G-20'de yaptığı açıklamalara rağmen S-400'lerin teslimi ve aktive edilmesi halinde Türkiye'nin CAATSA* yaptırımlarına maruz kalacağı belirtiliyordu.

Türkiye ekonomisi sancılı bir süreçten geçiyor. Kriz devam ederken Erdoğan'dan bağımsız olan Merkez Bankası'na müdahale geldi ve Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya görevden alındı. Merkez'e müdahale piyasalarda rahatsızlık yarattı. Türk Lirası ani değer kaybetti.

Piyasalarda güven kaybına neden olan müdahalenin ardından S-400'lerin de ekonomideki kötü gidişatı tırmandırması bekleniyor. Peki S-400'lerin teslimi ve aktive edilmesi ekonomide nasıl bir tahribata yol açacak?

DW Türkçe'nin haberine göre S-400 meselesinin Türkiye’ye ekonomik faturası, bu savunma sistemleri için ülkenin Rusya’ya ödeyeceği 2,5 milyar dolardan daha büyük bir meblağı ilgilendiriyor.

Ekonomist Veyis Fertekligil’e göre ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşmeden her ne kadar ılımlı mesajlar gelse de CAATSA yaptırımlarının uygulanması durumunda bu durum Türkiye’ye yönelik yatırımcı güveni üzerinde olumsuz etki yaratma potansiyeli taşıyor.

Hollandalı Rabobank’ın Gelişen Ülkeler Stratejisti Piotr Matys, Haziran sonunda kaleme aldığı raporunda Türk Lirası’nın benzerlerinden daha kötü performans göstermesinde etkili olan politik kararlar arasında S-400 ile ilgili belirsizlikler olduğunu da belirtmişti. New York merkezli piyasa danışmanlığı şirketinin Gelişen Ülkeler Analisti Nigel Rendell da aynı dönemde yazdığı raporunda Türk Lirası’nın S-400 tedariki ve olası ABD yaptırımları dolayısıyla olumsuz etkilere açık olduğuna dikkat çekmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın verilerine göre yılbaşından bu yana yabancı yatırımcıların net Türk varlığı satışı 1,6 milyar dolar oldu. Dünyada gelişmiş ülkelerde düşük faiz yatırımcıyı gelişmekte olan ülkelere yönlendirirken, Türkiye S-400 gibi yabancı yatırımcı tarafında tedirginlik yaratan konular dolayısıyla bu akıştan yeteri kadar destek alamadı.

Uzun süre Dünya Ticaret Örgütü'nün Türkiye Daimi Temsilciliğinde Ticaret Müşaviri olarak görev yapan dünya ticareti uzmanı Şahin Yaman, "Türkiye zor bir geçişin eşiğinde. Küresel ittifaklar tektonik bir fay hattı üzerinde kayıyor. Küresel hegemonya el değiştiriyor. S-400 bu geçişin, kaymanın bir yan ürünü. Mesele tabii ki Türkiye'yi bir miktar hırpalar. Ancak Türk milleti egemenliğine alenen dil uzatılmasını, siyasi ve ekonomik şantaj dilini kabul etmez. Ekonomi ve ticaretimiz etkilenir mi? Etkilenir. Ancak bu süreç, Batı'ya da çok büyük bir jeopolitik darbe olacaktır" değerlendirmeleri yaptı.

S-400 konusu ülkede doğrudan yatırımları bulunan ABD başta olmak üzere Batılı ülke menşeli yatırımcılar açısından da bir soru işareti oluşturmaya devam ediyor.

Türk Amerikan İş Adamları Derneği Başkan Yardımcısı Süleyman Sanlı, ABD Başkanı Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 zirvesindeki görüşmenin yatırımcı algısında soru işaretlerini kaldırmadığını ancak görüşmenin bir çözüm penceresi olarak algılandığını belirtti.

Sanlı’nın verdiği bilgilere göre Türkiye’de 1.702 adet ABD’li şirket faaliyetlerine devam ediyor. Türkiye Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmi 2017 yılında 20 milyar doları aşarken, 2018’de de bu rakam anlamlı bir değişim göstermedi.

* CAATSA, "ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"nın İngilizce kısaltması. 2017'de Kongre'nin onayladığı yasa Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye son dönemlerde uygulanan yaptırımların yolunu açmıştı.