'Olacak' denmişti: Rusya S-400'de teknoloji paylaşımı yapmayacak

Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400 füze savunma sisteminin Nisan'da aktive edilmesi bekleniyor. Türkiye'nin daha önce 'ortak üretim' yapılacağını söylediği anlaşmada 'teknoloji paylaşımının' olmadığı ifade edildi.

Rusya ve Türkiye tarafından daha önce apılan açıklamalarda teknoloji paylaşımının da anlaşma kapsamında olduğu belirtilmişti.

Cumhuriyet'in haberine göre Rusya’dan son yapılan açıklama 120’den fazla füze içeren ilk S-400 teslimatının teknoloji paylaşımı içermediğini ortaya koydu. Türk yetkililerden konuyla ilgili bir açıklama gelmedi.

Rusya’nın resmi haber ajanslarından TASS, dün Rus askeri ve diplomatik kaynaklarına dayandırdığı haberinde Türkiye’ye teslim edilen iki adet S-400 sisteminde 120’den fazla füze bulunduğunu, gerekli malzemelerin teslimatının tamamlandığını bildirdi. Haberde, Türk ve Rus taraflarının teslimat akdini geçen ay Ankara’da imzaladığı, böylece Rusya tarafından S-400’ler için verilen 20 aylık garanti süresinin de başlamış olduğu belirtildi. Haberde, S-400 anlaşmasının kısmi de olsa teknoloji paylaşımını kapsamadığı da belirtildi.

Teknoloji paylaşımının en kritik yanını, S-400’lerde Türkiye’nin ürettiği milli yazılımların kullanılması meselesi oluşturuyor. Rusya’dan verilen son bilgi, Türkiye’nin elindeki iki S-400 sisteminde, Türkiye’nin geliştirdiği değil, Rusya’nın geliştirdiği yazılımların kullanılacağını ortaya koydu.

Türkiye’nin, Rusya’dan iki sistemden oluşan S-400 hava savunma sistemi alacağı Temmuz 2017’de açıklanmış, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “İmzalar atıldı ve inşallah S-400 füzelerini ülkemizde göreceğiz. Ve bunları ortak üretimle de süreci işleteceğiz” demişti. Savunma Sanayii Müsteşarlığı, 29 Aralık 2017’de S-400 tedarikine ilişkin yaptığı basın açıklamasında “Proje ile ilgili teknoloji kazanımına yönelik işbirliği ve ortak geliştirme taahhüdü, sözleşmede yer almaktadır” demişti. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da 29 Haziran 2019’da yaptığı açıklamada Rusya ile Türkiye arasındaki S-400 anlaşmasının “Türkiye’ye kısmi teknoloji transferi öngördüğünü” söylemişti.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ise geçen yıl kasım ayında yaptığı açıklamada Türkiye’nin Rusya’dan ilk S-400 alımını “hazır alım” yöntemiyle yaptığını, ikinci alım için teknoloji transferi ve ortak üretim konusunda görüşmelerin sürdüğünü ve bu nedenle daha önce 2020 sonu olarak açıklanan yeni S-400 alım tarihinin daha ileri tarihlere sarkabileceğini dile getirdi.

Teknoloji transferi konusu, Türkiye’nin ilk ihalesini 2011’de açtığı hava savunma sistemi alımı konusunun kritik bir öğesini oluşturuyor. Türkiye’nin Rusya’dan önce mutabakata vardığı ancak ve daha sonra bozduğu anlaşmada Çin’in teknoloji transferine yanaşmamasının da etkili olduğu belirtilmişti. S-400 anlaşması ilk yapıldığında özellikle Türkiye tarafından yapılan teknoloji transferi ve ortak üretim vurguları, geçen yıl temmuz ayında S-400 teslimatının başlamasının ardından yerini “Teknoloji transferi, ikinci S-400 alımının bir parçası olacak” söylemine bıraktı.