S-400 krizinde, 'Türkiye NATO'dan çıkarılsın' sesleri artmaya başladı

Rusya'dan satın alınan S-400 hava savunma sisteminin Türkiye'ye sevkiyatının başlamasıyla birlikte, ABD de CAATSA yaptırımları dahil Türkiye'ye bir dizi yaptırımın uygulanacağını duyurdu.

Öte yandan, bir NATO üyesi ülkenin, NATO karşıtı silah teknolojisi üreten Rusya'dan böylesine önemli bir konvansiyonel silah temin etmesi, Ankara karşıtları korosundaki seslerin daha güçlü çıkmasına neden oluyor.

AKP iktidarının anti demokratik ve hukuksuz uygulamaları karşısında uzun bir süredir eleştirel bir ton benimseyen Batı medyası, Türkiye'nin NATO üyeliğini daha yüksek bir tonda sorgulamaya başladı.

Daily Telegraph Gazetesi savunma editörü Con Coughling, Türkiye'nin NATO üyeliğini iptal etmenin zamanının geldiğini savundu. 

BBC Türkçe'nin aktardığına göre, "Batı'nın düşmanları "ile ilişkisinin ittifak tarafından daha fazla görmezden gelinemeyeceğini vurgulan Coughlin, Erdoğan'ın Batı ile anlaşmalarında "usta bir manipülatör" olarak davrandığını öne sürdü.

Türkiye ile Suriye'deki cihatçı gruplar arasındaki tartışmalı ilişkilere de atıfta bulunan Coughlin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a da eleştiriler yöneltti:

"Erdoğan Türkiye'nin hayati jeopolitik konumunun kendisine gelişmiş Rus hava savunma sistemleri alabilecek seviyede bir dokunulmazlık verdiğine inanıyor.

[Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasına] Washington'ın verdiği sert tepki, bu adımın Türkiye'nin Batı'yla sıcak görünümlü bir ilişki sürdürebilmesinin önüne geçecek türden bir provokasyon olabileceğini gösteriyor.

S-400 anlaşmasını eleştirenler Türkiye'nin özel olarak NATO savaş uçaklarını düşürmek için tasarlanmış bir silahı almasının Ankara'nın NATO üyeliği hakkında ciddi soru işaretleri oluşturduğunu söylüyor.

Trump yönetiminin Türkiye'nin F-35 programına katılımını sonlandırmakla tehdit ettiği Washington'da da hakim görüşün bu şekilde olduğu anlaşılıyor.

Radardan saklanma konusunda gelişmiş özellikleri olan F-35'ler uzun yıllar boyunca NATO operasyonlarında kilit öneme sahip olacak.

Türkiye'ye de NATO üyeliği sayesinde bu uçaklardan 100 adet alma hakkı verilmişti. Fakat Erdoğan, hem Amerika'nın son teknoloji uçaklarına hem de bu uçakları düşürmek için tasarlanmış Rus hava savunma sistemine aynı anda sahip olamayacağını anlamalı.

Türk liderin Rus askeri donanımına yatırım yapması, Moskova'yı Avrupa güvenliğine en büyük tehdit olarak gören NATO'nun geri kalanıyla ters düşürüyor."

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz