Kas 10 2017

'S. Arabistan ve Lübnan krizi Türkiye'ye yarar'

 

Ortadoğu ve Körfez'de sular bir türlü durulmuyor. Suudi Arabistan ile İran arasındaki rekabet vekalet savaşları üzerinden yürüyor. Lübnan Başbakanı Saad Hariri, İran'ın desteklediği Hizbullah'ın kendisine suikast düzenleyeceğini söyleyerek istifa etti ve S. Arabistan'a sığındı. 

İran ise Hizbullah'ı bir aktör olarak hem askeri hem de siyasi açıdan desteklemeyi sürdürüyor. Bu denklemde, Türkiye'nin konumu, krizlerden ne yönde etkileneceği de tartışılan konulardan. 

Ortadoğu uzmanı Serhat Erkmen Deutsche Welle Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, S. Arabistan'ın yolsuzlukla mücadele başlığı altında giriştiği sürecin etkilerinin Ortadoğu'da dalga dalga yayılacağı görüşünde. Sürecin çatışmaya dönüşmesi halinde, Türkiye'nin bu denklemden etkilenmesi kuvvetle muhtemel. 

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Salman, yaklaşık 200 prensi tutuklattı ve gerekçe olarak da yolsuzluğu öne sürdü. Bunun ardında modernleşme projesi de bulunuyor. Ancak yaşananlar sadece Riyad yönetimi ile sınırlı değil. Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin istifa edip S. Arabistan'a sığınması, Yemen'den Riyad'a atılan füze ve sorumlu olarak okların İran'a dönmesi.

Erkmen'e göre, yeni bir çatışma Ortadoğu'nun kapısında olabilir. Çünkü Riyad'ın Katar'a yönelik başarısız kuşatma politikasını telafi etmesi gerekiyor. Çünkü S. Arabistan, İran'ın Suriye, Yemen, Lübnan, Bahreyn ve Katar'daki etkisini kırmak istiyor. 

Son olarak Erkmen, Türkiye'nin bu çatışmadaki konumunu irdeliyor ve ekliyor, "Türkiye şu ana kadar olaylara Suudi Arabistan'ın içişleri perspektifinden yaklaştı. Bu nedenle Muhammed Bin Salman'ın hamlelerini en azından resmi düzeyde uzaktan izliyor. Riyad da Katar krizi ve Kuzey Irak'taki referanduma verilen sosyal medya desteğinden sonra Ankara'yla ilişkilerini düzeltmese de gerginleştirecek bir adım da atmadı. Muhtemelen, iki ülke de Lübnan merkezli gelişmelerin Türkiye'ye büyük bir zarar vermeyeceğini düşünüyor."

Suriye'de Hizbullah'ın aktör olarak devreden çıkartılmasının Türkiye'nin elini güçlendireceği, bir aktör olarak Suriye'de duyulacak ihtiyacı arttıracağı yorumları yapılıyor.