Eyl 11 2019

Eski Saadet Partisi liderine ‘FETÖ’ iddianamesi

Milli Görüş’ün lideri Necmettin Erbakan’ın hayatını kaybetmesinin ardından 5 Mart 2011 tarihinde Saadet Partisi’nin genel başkanı seçilen Mustafa Kamalak hakkında, “Terör örgütü propagandası yapmak ve suçluyu övmek” suçlamalarıyla iddianame hazırlandığı ortaya çıktı.

Oda TV’den Fethi Yılmaz’ın haberine göre iddianamede, Kamalak’ın ‘FETÖ’nün propagandasını yaptığı ve FETÖ’cüleri övdüğü’ iddiası öne sürülüyor.

Mustafa Kamalak’a yönelik soruşturma 2017 yılında başlatılmış, 2019 yılında ise iddianame hazırlanmış.

Haberde aktarılana göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, “suç tarihi ve yeri” olarak ise “2014-2016 yılları – Ankara” yazıyor. Kamalak’ın için 9,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Buna göre, Kamalak’a yönelik suçlamaların tarihi, Saadet Partisi Genel Başkanı olduğu son dönemi kapsıyor. 

Mustafa Kamalak, 5 Mart 2011 tarihinde Saadet Partisi'nin genel başkanı olarak seçilmiş, 30 Ekim 2016 tarihinde de Genel Başkanlık görevini Temel Karamollaoğlu'na devretmişti.

Mustafa Kamalak’ın avukatı, aynı zamanda da oğlu olan Muhammet Furkan Kamalak, iddianameden yeni haberleri olduğunu ve henüz detaylı inceleme fırsatı bulamadıklarını söylüyor.

Avukat Kamalak, “Zamanında ‘biz Cemaatçiyiz, Fethullah Gülen şöyledir’ diyenler şimdi, ‘şu FETÖ’cü, bu FETÖ’cü’ diyerek olaydan sıyrılmaya çalışıyor” ifadesini kullanıyor.

İddianamede “ihbarcı” olarak adı geçirilen Murat Baran Usal’ın avukat eşinin de Mustafa Kamalak’a ve kendisine ‘FETÖ’cü dediği için yargılandığını öne süren Kamalak, “Gelecek hafta o davanın duruşması var ve karar aşamasında. Yüzde 99 ceza alması gerekiyor, muhtemeldir ki o dosyayı etkilesin diye FETÖ bağlantıları kullanılarak böyle bir iddianame hazırlandı” görüşünü savunuyor ve ekliyor:

“Adalet Bakanımızın, İçişleri Bakanımızın açıklamaları var; Fethullahçı terör örgütünün, bu örgüte dahil olanların insanları FETÖ’cülükle suçladıkları doğrultusunda ve FETÖ’cü hakim ve savcıların henüz tam anlamıyla temizlenemediği doğrultusunda. Ben bu noktaların araştırılması konusundaki dilekçemi Adalet Bakanlığı’na ulaştıracağım. İlk sayfada her ne kadar suç tarihleri 2014-2016 denilmiş olsa da, içerikte son suç tarihi olarak kabul edilen şey 14 Aralık. İddianame kendi kendisi ile çelişiyor. 17-25 Aralık sürecinden sonra Koza-İpek Holding’e düzenlenen operasyonlar sonrasında parti binasında düzenlediği bir basın toplantısında yaptığı açıklamalar, diyor iddianamede… Bu açıklamalarda ‘Adalet herkese lazım. Operasyon büyük, adalet herkese lazım’ sözlerinden dolayı bu suç görülmüş. İddianameyi hazırlayan savcı olmayan bir suçu oluşturmaya çalışmış. Ne yazık ki bu durum, Türkiye’deki adalet sisteminin nasıl işlediği çok bariz bir şekilde ortaya koyan bir durum.”