SADAT kurucusu, 15 Temmuz ve paralı asker iddiasını cevapladı - Sunday Telegraph

Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişiminden Orta Doğu'daki operasyonlara kadar birçok konuda adı geçen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eski başdanışmanı ve Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin (SADAT) kurucusu Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, "Suriye'ye ya da Libya'ya paralı asker göndermedik" iddiasını öne sürdü.

"Türkiye'nin SADAT gibi onlarca belki de yüzlerce şirkete ihtiyacı olduğunu" savunan Tanrıverdi, İngiliz Sunday Telegraph gazetesine konuştu.

Adnan Tanrıverdi'yle röportajını da içeren haberini, internet sitesinde "Erdoğan, Wagner'e rakip olması için elit paralı asker gücü oluşturuyor" başlığıyla yayımlayan gazetenin kâğıt baskısındaki haberin başlığı ise "ABD, Libya'daki savaşçılarla ilgili olarak Erdoğan'ın 'özel ordusunu' suçluyor" şeklinde.

BBC Türkçe'nin aktardığına göre Sunday Telegraph, Adnan Tanrıverdi'yi şöyle tanımlıyor:

"Kimilerinin gözünde İslam dünyasının en güçlü kiralık katili, emrinde binlerce savaş tecrübesine sahip Suriye'den paralı askerler olan eski bir general. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın sırdaşı olan Adnan Tanrıverdi, sabotajdan, kontrgerilla harekatına ya da suikastlere kadar savaşın bütün karanlık sanatlarında uzmanlığı olduğunu iddia ediyor."

Önceki hafta gerçekleştirildiği belirtilen röportajda Tanrıverdi, "Suriye'ye ya da Libya'ya hiç paralı asker göndermedik. Bizim şirketimizin bir paralı asker organizasyonu olmadığını vurgulamak isterim. Herhangi bir terör örgütüyle bağlantımız yok" diyor.

Ancak gazeteye göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Afrika Kuvvetler Komutanlığı ise bu konuda farklı düşünüyor.

Pentagon Afrika Kuvvetler Komutanlığı'ndan generallerin bu ay ABD hükümeti için hazırladığı bir raporda, SADAT'ın aralarında "terörle bağlantılı" militanların da yer aldığı 5 bin Suriyeli paralı askeri Libya'da görevlendirdiği iddia edildi. Bu militanların Libya'da Ankara'nın da desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) için savaştığı öne sürüldü.

Rapora göre, SADAT tarafından eğitilen ve maaşları ödenen paralı askerler, UMH'nin Libya'da bazı toprakları General Halife Hafter'ten geri almasında etkili oldu.

Aynı zamanda raporda bu savaşçılar hakkında, "hırsızlık, cinsel saldırı ve görevini kötüye kullanma suçlamalarının" olduğu, bunun da bölgede güvenlikle ilgili sıkıntıları artıracağı iddia edildi.

Sunday Telegraph gazetesine göre bu suçlamalar, "SADAT'ın Erdoğan'ın muhalifleri tarafından Rus Wagner şirketine benzetilmesine" neden oldu.

"İddialar Erdoğan'ın, İslam dünyasının en büyük gücü olan Osmanlı dönemindeki ihtişamı yeniden kazanmak için Türkiye'nin askeri gücünü yurt dışında genişletmeye çalışmasının ardından geldi. Şu an Yunanistan ve Kıbrıs'taki tartışmalı sularda gaz arama çalışmalarına giriştiği için, Erdoğan'ın Avrupalı liderlerle arası açılmış durumda" diyen gazete, Tanrıverdi'nin 1990'ların sonunda İslami görüşlerinden ötürü ordudan atıldığını yazdı.

Sunday Telegraph, Tanrıverdi'nin 2012'de eski meslektaşlarıyla kurduğu SADAT'ın amacının Müslüman ülkelerin ordularını Avrupa'nın yardımına ihtiyaç duymayacak şekilde yetiştirmek olduğunu aktarıyor.

SADAT'ın internet sitesinde, "SADAT Savunma'nın misyonu İslam dünyasının kendine yeterli bir askeri güç olarak dünya süper güçleri arasındaki hak ettiği yerini almasına yardımcı olmaktır" ifadesinin yer aldığı vurgulanıyor.

"(Tanrıverdi'ye göre) SADAT diğer modern ve özel askeri şirketler gibi hükümetlere askeri ve kontrgerilla harekatı kapsamında eğitim vererek operasyonlarını yürütüyor" diyen Sunday Telegraph, Wagner şirketi gibi Tanrıverdi'nin de hangi ülkelerde operasyonlarının olduğunu söylemekten kaçındığını yazdı.

Sunday Telegraph, haberinde, Tanrıverdi'ye Türkiye'de muhalefet tarafından yöneltilen eleştirileri ise şöyle aktardı:

"Tanrıverdi, aynı zamanda 2016 yılındaki darbe girişimi sırasında cumhurbaşkanına perde arkasında destek vermekle de suçlanıyor. SADAT yetkililerinin İstanbul'da darbenin püskürtüldüğü sırada sokakta saldırgan bir şekilde kavganın içinde yer aldığı öne sürülüyor.

Bu şüpheler daha çok Erdoğan'ın Tanrıverdi'yi darbe kalkışmasından kısa bir süre sonra baş askeri danışmanı olarak atamasının ardından güçlendi. Tanrıverdi bu yılın başında SADAT'ın Mehdi'nin dönüşüne ön ayak olacağı (Tanrıverdi, "Mehdi gelecek. Ortamı buna göre hazırlamalıyız" demişti) şeklindeki sözlerinin ardından istifa etti.

İki yıl önce ise laik bir muhalif siyasetçi olan (İYİ Parti Genel Başkanı) Meral Akşener, SADAT'ın Türkiye'nin Karadeniz kıyısında hükümet yanlısı milisler için eğitim kampları kurduğunu iddia etmişti. Akşener'e göre bu grupların amacı seçimlerin Erdoğan'ın lehine olmaması halinde karışıklık çıkarmaktı."

Sunday Telegraph'a konuşan Tanrıverdi ise bu iddiaları reddederek "Sizce 10'dan az danışmanı olan bir şirket, darbe girişiminin bastırılmasında rol oynamış olabilir mi?" diye sordu.

Adnan Tanrıverdi, Sunday Telegraph'ın, SADAT'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan için özel bir ordu kurup kurmadığı sorusuna ise "Buna ancak bir İngiliz gazetesi inanır" yanıtını verdi ve ekledi:

"Türkiye demokratik bir cumhuriyet. Bizim krallarımız ve kraliçelerimiz olmadığı ya da ülke bir aile tarafından yönetilmediği için anlamakta güçlük çekebilirsiniz."

Sunday Telegraph'a konuşan New York'un St Lawrence Üniversitesi'nden Türkiye uzmanı Prof. Howard Eissenstat ise "SADAT'ın Suriye ve Libya'da Türk hükümetiyle çok yakın çalıştığını" ancak muhalefetin Tanrıverdi'nin gücünü abarttığını söyledi.

Tanrıverdi de gazeteye, şirketinin Libya'da sadece 2013 yılında ordu için bir askeri tesis kurmak amacıyla müzakerelerde bulunduğunu söylyerek, "Libya'daki gerilimden ötürü müzakereler durdu" dedi.

"Türkiye'nin SADAT gibi onlarca belki de yüzlerce şirkete ihtiyacı var. Bu güvenlik, refah ve İslam uluslarının yaşaması için gerekli" diyen Tanrıverdi, yakında başka Türk şirketlerinin de kendi sektörlerine girebileceğini söyledi.