Ara 20 2017

18 hastaneden 20 milyar dolar zarar

Köprü ve otoyollardan sonra ‘Devletin cebinden kuruş çıkmayacak’ sloganıyla yaptırılan şehir hastaneleri de kara deliğe dönüşüyor.Türk Tabipleri Birliği Şehir Hastaneleri İzleme Kurulu Üyesi Dr. Güray Kılıç, şehir hastaneleri sisteminin kamuya faturasının ağır olacağını söyledi. 18 hastanenin toplam yatırım maliyetinin 10.5 milyar dolar olduğunu, ödenecek kira miktarının ise 30.2 milyar dolar olacağını belirten Kılıç, bu farkın yurttaşa yansıtılacağını belirtti.

Türkiye Büyük Millet Meclis’teki bütçe görüşmelerinde ayrılan ödenek, dikkatleri bir kez daha şehir hastanelerine çekti. Sağlıkçılar tarafından, kamunun kaynaklarının özel sermaye için kullanıdığı, sağlık hizmeti alacak yurttaşlardan daha fazla fark ücreti alınacağı ve sahip oldukları yatak sayıları nedeniyle kullanışlı görülmeyen şehir hastanelerinin yapımı son sürat devam ediyor.

Bu yıl dördü tamamlanarak hizmete giren önümüzdeki yıl da dördünün hizmete girmesi planlanan şehir hastanelerine ilişkin Cumhuriyet’in sorularını, Türk Tabipleri Birliği Şehir Hastaneleri İzleme Kurulu Üyesi Dr. Güray Kılıç yanıtladı. Kılıç’ın verdiği yantılar ve bilgiler ışığında işte 32 tekmili birden şehir hastaneleri...

* Sağlık Bakanı Ahmet Demircan: “Miktara bağlı hizmetlerde yatak doluluk oranına bakılmaksızın aylık miktar garantisi verileceğini söyledi. Tesislerin yüzde 70’lik doluluk oranına göre 2018 bütçesinde 2.6 milyar TL ödenek ayrıldı.

* Finansmanı sağlanan 18 hastanenin toplam yatırım maliyeti: 10.5 milyar dolar Bunlar için 25 yılda ödenecek kira bedeli: 30.2 milyar dolar n Erzurum 1200 yataklı klasik yöntemli Devlet hastanesi 190 milyon lira ile yapıldı, yatak maliyeti 158.3 bin lira.

* Yozgat Şehir Hastanesi 450 yataklı.Yıllık kira bedeli: 54 milyon TL. Yozgat hastanesi klasik yolla 72 milyon TL ile 2 yıllık kira bedelinin altında yapılabilirdi.

* Hastaneler için 25 yıl boyunca her yıl yüksek miktarlarda ödemeler yapılıyor. 18 şehir hastanesi için yılda ödenecek kira bedellerinin toplamı 3 milyar lirayı geçmiş durumda. 31 şehir hastanesi tamamlandığında kiranın 5 milyar TL olması bekleniyor.

* Şehir hastanelerinin maliyetleri nasıl artırıldı? Mevcut projelerden anlaşıldığı kadarıyla şehir hastanelerinde ortalama yatak başına 287 m2 kapalı alan düşüyor. Bu şekilde hem yapım hem de hizmet sunum maliyetleri yükseldi.

* Çağdaş ülke hastanelerinde bilimsel olarak yatak başına düşen kapalı alan miktarı en fazla 200 metrekare. ( yüzde 40 daha fazla). Yatak başına düşen kapalı alanın fazla olması başta enerji tüketimi olmak üzere temizlik/bakım/ onarım giderlerini artırıyor.

* Gereksiz büyük mekanlar sağlık hizmetinin niteliğini de azaltıyor, hizmeti zorlaştırıyor.

* Yurttaşları ne bekliyor?

* Şehrin içindeki hastanelerin kapanmasına yol açacak bu modelde, şehrin dışında bulunan bu hastanelerde sağlık hizmetine erişim güçleşecek.

* Kamu üniversite hastanelerinde öğretim üyesi ücreti adıyla ve özel sağlık kurumlarında vatandaşın cebinden ilave olarak alınan fark ürceti, artan masrafları karşılamak adına bu hastanelere de getirilecek.

* Bunun için OHAL KHK’lerinden birine bir madde eklenmesi yeterli.

* Hastanelerin yatak sayıları da çok fazla. Mevcut projelerde bir şehir hastanesinin ortalama yatak sayısı 1417.

* 100 yataktan az, 600 yataktan çok hastaneler verimlilik açısından sorun yaşatıyor.

* ABD’de ortalama 125-250 , Danimarka’da 275 yatak sayısı kamu hastaneleri için en uygun sayı olarak veriliyor.

* Mevcut projelerde 1 metrekare için 3222 lira, 1 yatak için 924 bin lira maliyet bildiriliyor.

* Oysa özel hastanelerde bir yatak maliyeti 270 bin lira. Arada 654 bin lira fark var.

* Bilkent Şehir Hastanesi’nin klasik ihale yöntemi ile maliyeti 2.8 milyar lira. (yapım+ 25 yıllık bakım onarım maliyeti).

* Bu hastaneyi yapan şirket grubuna 25 yıl boyunca yıllık 300 milyon yapım+41 milyon bakım /onarım bedeli karşılığı 23.4 milyar lira kira ödenecek.

* Hastaneyi kim yönetecek: Bakanlık mı? Yapımcı şirket mi? Çekirdek hizmetlerin (tıbbi hizmetlerin bir kısmının) Sağlık Bakanlığı kadroları tarafından verileceği anlaşılıyor. Ancak tıbbi hizmetlerin önemli bir kısmını (görüntüleme, laboratuvar, rehabilitasyon, sterilizasyon, enfeksiyon kontrolu gibi) ve destek hizmetler adı altında hastanedeki işlerin neredeyse tamamını yapımcı şirket, taşeronlar eliyle yürütecek. 

* Hekimler başta olmak üzere çalışanların ücretlerinin önemli bir kısmının ödendiği döner sermaye gelir havuzu azalacak ve çalışan gelirleri düşecek.