Çocuklar için ‘koku’ testi bulundu

Çocukların ‘koku’ yeteneğini birkaç dakikada ölçen test bulundu. 19 ülkeden bilim insanının üzerinde çalıştığı araştırma basit bir çubuk kanalı ile on dakikada koku ölçümü yapılmasını sağlıyor. Tüm dünyada anaokullarından başlayarak çocukların koku ölçümü öğretmenler ve anne babalar tarafından bile yapılabilecek.

Dünyaca ünlü bilim dergisi “The Journal of Pediatrics” bu sayısında yeni koku testinin tüm literatür çalışmalarına yer vermeye karar verdi. İlk kez tüm dünyada ortak bir koku dilinin oluşturulmasını sağlandı üstelik bu araştırma için tek bir maddi beklentiye girilmedi.

Irklara göre büyük değişiklikler gösteren koku ölçümü bir türlü standarda oturtulup basit bir testle yapılamıyordu. Yeni çalışma pek çok hastalığın yanı sıra çocukların önemli yeteneklerinden birinin basitçe doktora bile gerek kalmadan okullarda ya da aileler tarafından saptanabilmesinin yolunu açtı.

Türkiye’den araştırmaya katılan ve testin geliştirilmesini sağlayan Kulak Burun Boğaz Uzmanı aynı zamanda koku konusundaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, testle ilgili Ahval’in soruları yanıtladı:

Evrensel koku testi tam olarak neyi sağlıyor?

Daha önce çocuklara özel böyle bir test yoktu. Bu testin en büyük özelliği aynı anda global olarak başlatılan bir çalışma ile farklı kültürlere uygunluğu test edilip, dünya ortak kültürüne uygun bir çocuk testi yaratılması.

Doğuştan ya da çocukluk çağında ortaya çıkabilecek koku alma bozukluğunun tanısını koymak için yeni bir koku testi oluşturuldu.

U-Sniff (Universal Sniff) yani Evrensel Koklama Testi konulan bu test doğuştan koku alamayan ya da erken dönemlerde kafa travmaları ve enfeksiyonlarla koku duygusu bozulan ya da kaybolan çocukları en erken yaşlarda tespit etmeyi amaçlıyor. Dünyada bu güne kadar uygulanan testler içinde en pratiği olduğundan gelecekte pek çok çocuğun şifa bulmasını amaçlıyoruz.

Bir çocuğun koku alıp almadığını bir aile fark edemez mi zaten?

Her on insandan birinde herhangi bir neden olmasa da koku bozukluğu vardır. Ama çoğu bunu fark etmez. Özellikle çocuklar hayatını öyle sürdürmeye alıştığı için bunun bir eksiklik olduğunu görmüyor ama tehlikelere açık büyüyor.

Koku alabilmek kişiyi kendini iyi hissettirmek dışında hayat kurtarabilir. Zehirli gazlardan tutun da gıda zehirlenmelerine kadar açık olabiliyorlar.

Koku alamamak ya da az almak bir hastalık mı?

Tıbbi anlamda anosmi denilen koku kaybına halk arasında koku körlüğü denir. Koku hafıza ile direkt ilgilidir, derin hafızayı uyarır. İyi duymayanın iyi konuşamaması gibi iyi koku alamayan da hafızasında sorun olur. Bu nedenle Alzheimer’in ilk belirtilerinden biridir. İnsanlar partnerlerini bile kokularına göre seçerler. Kokunun hayatımızda büyük bir önemi vardır.

Aynı zamanda doğumsal koku alma bozukluğunun bir nedeni de Kallman sendromudur. Kallman sendromu kısırlık, ergenliğin başlamaması, seks hormonlarının salgılanamaması ve cinsel problemlerle karakterize bir hastalıktır.

Bu test ile erken dönemde çocukların tespiti mümkün olacak daha önce her bölgede farklı farklı yapılan çalışmaların ortak bir bilgi bankasında toplanması sağlanacak. Bu sendrom 15 yaşından sonra ancak fark edilebiliyor askerde bile teşhis edilebiliyor bu durumda tedavisi zorlaşıyor. Hastalar büyük zorluklar yaşıyorlar.

Koku duyusu birden kaybolabilir mi?

Dünyada hala çocukluk çağı travmaları sonrası duyu kayıpları ile ilgili konsensus raporları yok. İşitme görme duyularının değerlendirilmesi gibi koku tarama testlerinin tek bir batarya ile yapılabilmesi sağlanacak. Kafa travması sonrası koku kayıpları artık 8 yıl sonra bile tedavi edilebiliyor. Bu çocuklar tespit edilirse yaşadıkları sorunlar çözülebilir.  

Biz Türklerin koku alma yeteneği diğer ülkelerle kıyaslandığında nasıl?

Herkesin kokusu parmak izi gibi farklıdır. Koku kültüre göre de değişir. Türklerin koku yeteneği Avrupa ile çok benzer çıktı. Bir Hintlinin koku alma duygusu ile Çinli’nin koku dili çok farklı olduğu için uluslararası bir test geliştirilemiyor kullanılan testlerin maliyeti birkaç yüz doları buluyordu. Bu nedenle yaygın olarak kullanılamayan koku testleri nedeniyle tedavisinin yapılması zorlaşıyordu.

Hintliler yapılan testlerde hipozmik yani koku yeteneğinin az bir ırk gösteriyor. Baharatı çok kullandıkları için daha az koku yeteneklerin bulunuyor. Japonlar çok naifler daha az ter bezi bulunduğu için kokuya karşı hassaslar. Bu nedenle Japon parfümleri tütsüleri çok hafiftir.

Japonya’da bir bize koku testi yapıldığında hipozmik zannedilebiliriz. Çünkü onların koku alışkanlıkları çok hassas. Fransızların koku duygusu ağırdır.

Bu testin en önemli özelliği tüm dünyada kullanılabilecek kültürel farklılaşmaya karşın doğru yanıtı verecek.

Pahalı bir test mi?

Öncelikle şunu söyleyeyim bu testin geliştirilmesi için çalışan 36 bilim insanı hiçbir maddi kazanç sağlamadı. Testlerin daha önce başka metotlarla yapıldığında kişi başına maliyeti 200-250 doları buluyordu.

Yeni test Amerika’da 26 dolardan satılıyor ve bir sınıftaki bütün çocuklara uygulanabiliyor. Öğretmenler bile on dakika içinde yapabiliyorlar. Bu yüzden çok pratik. Önemli olan hastalıkların teşhisi üç ay içinde piyasaya çıkması bekleniyor.

afafaf