Esra Tüzün
Eyl 06 2019

Dikkat! Çocukluk antibiyotiği obez yapıyor!

Beş yaşına kadar beş kez antibiyotik kullanan çocukların yüzde 58’i obez oluyor. Diyet yapan çocuklar ise doyma duygusunu unutuyor. Okullar açılırken velilerin sağlık sorunlarına da hazır olması gerekiyor. Türkiye’de en küçük soğuk algınlığında bile antibiyotiğe başvuruluyor ama bu çocukların geleceği açısından çok riskli bir tercih.

Diyetisyen Emel Unutmaz Duman çocukların zekasını artıran beslenme formüllerini açıkladı.  

  • Çocuk zekası ve kilosu arasında gerçekten bir bağlantı var mı?

Kilo bir hastalık zeminidir. Bir çocuk doğru beslenerek yüksek kiloya ulaşamaz. Bir çok çalışma kötü beslenen çocukların okul başarısının düşük olduğunu, dikkat eksikliği yaşadığı, hafıza problemleri ortaya çıktığı kanıtlıyor. 2012 yılında yapılan geniş çaplı bir çalışma anaokulundan üçüncü sınıfa kadar 21 bin çocuk izlenmiş. 

Gıdaya ulaşmada problem yaşayan ekonomik sıkıntısı olan çocuklarda boş kaloriye yönelme  fazla oluyor. Kilo alımının arttığı bilinçsel ve sosyal zeka düştüğü gözlenmiş. Şeker ve şekerli ürünler paket ürünlerin hepsi bu gruba dahil oluyor. 

Ceviz yüksek kaloridir ama onun tüketimi çocuk açısından boş kalori değildir. Bir et de yüksek kaloridir ama içinde demir alır ve bunlar onların işine yarar. Evin içinde abur cubur çekmecesi olan bir ailede çocuğun sağlıklı beslendiğini düşünmek doğru değil. Paket ürünlerle çocuğun ilişkisini sınırlamak gerekir. 

  • Tabağındakilerin hepsi bitecek diyen bir nesil şimdi anne baba oldu ve ‘aman çocuğum az ye’ demeye başladı. Sizce çocukların beslenmesinde bu tembihlerin etkisi var mı yoksa her şeyi genetik mi belirliyor?

Tabağındakilerin hepi bitecek denilen nesilin aslında psikolojileri derinden etkilendi. Kendi kararlarını kendi veremeyen annenin ne kadar yiyeceğini belirlediği bir nesil olduk. Şu anda genetik tabii ki önemli ama çevresel faktörler genetiğin önüne geçer. Artık çevresel faktörler çok daha sıkıntılı. 

Bir çocuğun besin tüketimini öncelikle aile ortamı belirler. Dolayısıyla en önemli faktör ailedir. Aileler gebelikle birlikte sağlıklı beslenmeye geçmesi gerekli. Anne gebe kalmadan önce temiz beslenecek kendi vücudunu temizleyecek ki çocuk sağlıklı olabilsin. 

Toplumsal eğilimler de çocuk beslenmesini etkiler. Şu sıralar her yer lokmacı, çiğ köfteci… Toplumsal olarak da yanlış beslenme alışkanlıkları parlatılıyor. Medya çocuk beslenmesini çok etkiliyor. Çocuk kanallarında reklam olmamalı. Akranlar da çok önemli, ailenin öğretisi kadar akranların tercihleri de çocuk beslenmesi için önemli. 

  • Aynı sofraya oturan anne, baba, çocuk aynı  yemeyi mi paylaşmalı, çocuğa özel mönü mü yapılmalı? 

Bir yaşından sonra çocuk evde yenilen yemeğin aynısını yiyebilir. Karbonhidrat anne hiç almayabilir ama çocuk bunu tüketmeli. Aile sofrasında ne varsa çocuk da onu yemeli. Patates kızartıp çocuğa sen yeme demek olmaz. Özel yemek doğru bir uygulama değil.

Abur cubur ve fast food konusunda çocuklara yasak koymak gerekli mi, yoksa yasak özendirici olduğu için başka taktikler de uygulanmalı? 

Kesinlikle yasak özendiricidir. Çocuklar daha çok küçükken beslenme konusunda anlatılmalı. Çocuklar iki  yaşından itibaren sağlıklı besine yönlendirilerek bol bol anlatmak önemli. Ben kendi adıma oğluma hem anlattım hem de uzak tuttum. Dört yaşına kadar benim oğlum cipsle karşılaşmadı. Gördükten sonra zararlı olduğunu anlayacak döneme gelmişti. Herşeye zararlı demek doğru değil. Çikolatayı az yiyeceği öğretilmeli. Her besine zararlı demek hata olur. 

  • Asitli içeceklerle hiç tanıştırmadan çocuk büyütmek başarı mı? Sağlık Bakanlığı bu konuya yasak koymalı mı?

Okul kantinlerinde bir sınır geldi ama ne kadar uygulanıyor bilemedim. Asitli içecek konusunda ben belli bir yaşa kadar çocuklarıma tanıştırmadım ama çıktığım tatillerde çocukların çılgın gibi buzlu çaya yöneldiğini gözlüyorum. Aileler Ice-tea (Buzlu çay) zararsız zannediyorlar. Ben beş yaşına kadar tatmaları gereken bir besin olduğunu düşünmüyorum. O kapıyı açmadan zararı anlatılmalı ki kilo artışı olduğu kendi tercihlerini yapacağı okul döneminde bunlara yönelmesin. Çok da korkutmadan anlatmak önemli çünkü  takıntılı çocuklar da yetiştirmemeli. 

  • Beslenme çantası öneriyor musunuz?

Artık devlet okullarında bile okul yemekleri bulunuyor ama çocuklar çok seçici olduğu için bazen okul yemeklerini tercih etmiyorlar. Çocuklar için beslenme çantası kullanılıyorsa en önemli konu bozulma riski çünkü sınıflar çok sıcak ve bozulma riski taşıyabiliyorlar. Bu nedenle proteinli gıdalar peynir, balık ve köfte bozulmaya çok açıktır, alerji riskini de artırır. Benim önerim soğuk kaplar çok yaygın satılıyor. 

Termoslu kabın içinde götürülmeli, temizlik çok çok önemli. İçindeki kaplar ve çanta her gün temizlenmeli. Sandoviç ve yoğufrt götürülebiliyor. Arkadaşları okul yemeği yerken çocuk ayrı bir yerde beslenme çantasındakini yemesi çok doğru olmuyor. Okul yemeğini yönetmek daha doğru. Okul mönüsünde hangi yemekler olduğuna göre günlük beslenme programı belirlenebilir.

Okul yemeğini anne akşam evde tamamlamalı. Okulda sebze verildiyse akşam  anne protein vermeli, okulda köfte çıktıysa akşam sebze yemeği olmalı. Okul mönüsünde bir  yoğurt eksik ‘oğlum yanına yoğurdunu al’ dendiğinde müdahale ile daha besleyici hale getirilmeli. Porsyionların bile takip edilmesi önemli. 

  • Çocukların aileleriyle mutfakta vakit geçirmelerini önerir  misiniz? 

Aile ile çocuğun mutfakta vakit geçirmesi çok yararlıdır. Birlikte  yemek yapma kültürü aynı zamanda beslenme konusunda bilgi vermek hayat boyu kalıcı etki  yapar. Mutfakta yemek yapan çocuğu iştahı açılmaz, besin tüketimi kontrolünü sağlar. 

  • Çocukların beslenmesinde ailelerin henüz farkına varamadığı hatalar var mı? 

Bence çocuğu dinleme noktasında hatamız oluyor. Kendi  besin tercihleri oluyor. Çocukların dört buçuk beş yaşından sonra kendi tercih edecekleri yiyeceklere saygı duymalı, damak zevkini kabullenmemiz önemli. Çocuklara reddetme şansı vermek önemlidir. Süt sevmeyen bir çocuk ayran içiyorsa, et yemiyordur ama köfte yiyordur. 

Bir öğün yemiyorsa çok büyük sorun yapmadan o hafta ne yediğine de bakmak önemli. Kendi tadımızı onlara kabullendirme hatası yapıyoruz. Çocuğun büyüme eğrisi düzgün gidiyorsa, sık hastlanmıyorsa genele bakmak da fayda var. İnce ayrıntıya takılmadan çocuklara saygı duyma konusunda bir sorunumuz var. Kendileri ne  kadar yiyeceklerine karar verebilirler.  

  • Çocuklara diyet yaptırmak doğru mu? 

Biz çocuklara diyet yaptırmıyoruz sağlıklı beslenmeyi öğretiyoruz. Fazla kilolu çocuklara agresif bir  diyet uygulandığında acıkmayı ve doymayı bilmeyen çocuklar oluyor. Yoksunluk ve izole duygusu onların psikolojik olarak daha fazla bozulmasına neden oluyor. 

  • Obez bir çocuk ailenin suçu mu?

O kadar çok faktör var ki, besin tercihini pek çok şey belirler. Ama kilolu olmak aslında mikrobiyota arasında önemli bir ilişki var. Aynı şeyleri yiyen iki çocuktan biri kilolu diğeri zayıf olabiliyor. Bunu mikrobiyotası belirliyor. Mikrobiyotayı beslenme belirliyor. Sebze yemeyen çocukların bağırsaklarındaki kötü bakteriler çoğalıyor. Daha da önemlisi 0-5 yaş arası kullanılan ilaçlar bunlar üzerinde çok etkili. Gereksiz antibiyotik kullanan çocukların obez olma ihtimali yüzde 58 artıyor. 

© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.