Kas 03 2017

Genç doktorlar neden intiharı seçiyor?

Hastanelerde alışık olmadığımız olaylar yaşanıyor. Reforme edildiği, mükemmel hale geldiği iddia edilen sağlık sistemi doktorları ardı ardına ölüme sürükleyen bir baskı sistemi yaratmış durumda.

Hiç tanık olmadığımız şekilde, bir günde iki doktor ile bir tıp fakültesi öğrencisi intihar etti.

Meslek örgütleri, doktorların uzun yıllardır çalışma koşullarının kötüye gittiğini söylerken intiharlara yoğun çalışma saatleri ve stresin neden olabileceği iddialarını yüksek sesle dile getirdi.
Önce, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde görevli 26 yaşındaki asistan doktor Ece Ceyda Güdemek arkasında kısa bir not bırakarak hayatına son verdi.

Türkiye'de ilk 500 içine girerek tıp fakültesini kazanan ve büyük ümitlerle doktor olmak için çalışan asistan doktorun ölümü araştırılırke, abisi Hasan Burak Güdemek yaşadıklarını Ahval’e şöyle anlattı:

Kardeşim Çukurova'dan önce pratisyen hekim olarak Gaziantep'te evimizin karşısındaki 25 Aralık Devlet Hastanesi'nde nöbet tutardı ve gece yalnız kalmasın diye yanına giderdik. Bir gece yine hastaneye gittim. Bir saat boyunca benim geldiğimi fark etmesini bekledim. O kadar yoğundu ve koşturuyordu ki bir saat boyunca benim geldiğimi görmedi bile.

Ece Ceyda Güdemek
İntihar eden 26 yaşındaki Dr. Ece Ceyda Güdemek, 2 buçuk aydır asistanlık yapıyordu.


Kardeşinin çocukluğundan beri duygusal bir insan olduğunu söyleyen acılı abi Hasan Güdemek, "Kardeşim çocukluğundan beri çok düzenli yaşardı. Gece 22:00'de uyur, devamlı kitap okur, derslerine düzenli çalışırdı. Kardeşim üniversite sınavına gireceği gün heyecandan hiç uyumadı. Hastaneye kaldırıp serum verdirdik ve sınava öyle girebildi" dedi.
Ece Güdemek tek vaka değildi. Aynı gün, Batman'da yaşayan uzman Dr. Engin Karakuş ve İstanbul'da yaşayan tıp öğrencisi Yağmur Çavuşoğlu da intihar yolunu seçti.

Bir gün de üç sağlık çalışanın arka arkaya intiharı seçmesinin bir kamuoyu yaratması, infial uyandırması beklenirdi ama öyle olmadı. Her olay gibi, ana akım medya gen doktorların intihjarı olayına da duyarsız yaklaştı. Sıradan ve birbirinden bağımsız olaylar gibi ele aldı. Nedenlerini araştırma gereği duymadı bile.Kafa yoran, sorgulayan yine doktorlar oldu…

Uzun yıllardır sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının kötüleştiğini söyleyen Türk Tabipler Birliği Başkanı Dr. Raşit Tükel, genç doktorların canlarına kıymaları ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Son 14 yıldır sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte sağlık sistemi giderek kötüye gitti. Kamu hastanelerine getirilen performans sistemi, sağlık çalışanları üzerinde baskı oluştururken, hastaların nitelikli sağlık hizmeti almalarını da engelliyor.

Dr. Tükel, intiharların bir anlamda sağlık sisteminin yardım çığlığı olduğunu açıkladı ve şu uyarılarda bulundu:

  • Performans sisteminde hekimler her geçen gün, daha fazla hastayı, daha kısa sürede, doğru düzgün anamnez almaya bile vakit bulamadan muayene ve tedavi etmeye zorlanıyor.
  • Telefonla randevu sisteminde hastaya ayrılan süre on dakikayı bile bulmuyor. Randevusuz hastalar da eklenince hasta başına düşen toplam süre beş dakikaya kadar iniyor.
  • Bu durum hekimlerin yoğun ve yorucu koşullarda çalışmasını getirirken, hastaların da nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını engelliyor. Hekimlerin büyük bir bölümü haftalık çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışmaktalar.
  • Haftalık çalışma süresinin, fazla mesailer ve nöbetler de içinde olmak üzere 48 saati aşmaması gerekir.  Asistan hekimler açısından bu durum, daha da büyük bir sorun haline gelmiş durumda.
  • Asistan hekimler için, nöbetler sırasında eğitim alma durumları da dikkate alınarak haftalık çalışma saati en fazla 56 saat olmalı. Nöbet uygulaması da üç günde birden daha sık olmayacak şekilde düzenlenmeli.
  • Asistan hekimler uzmanlık eğitimi almak üzere eğitim kurumlarına yerleştiriliyor. Ancak, birçok kurumda asistan hekimlerin hizmet ağırlıklı çalıştırıldıkları görülüyor.
  • Performans sisteminde eğitim için ayrılan süreler, gelir getirici faaliyette bulunmamaktan dolayı kayıp olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle de birçok kurumda eğitim ikinci planda kalırken hizmet öne geçiyor.
  • Performansa dayalı ek ödeme sisteminden vazgeçilmeli; hekimler emekliliğe yansıyacak, güvenceli, emeklerinin karşılığı olan bir ücretlendirmeyle, tek işte çalışarak insanca yaşamaya yetecek bir ücreti elde etmelidir.

Şu anda önümüze koymamız gereken toplumda intihara eğilimini artıran etkenleri belirlemek ve bunları ortadan kaldırmak olmalıdır.Bu durum sadece hekimlik uygulamaları sırasında karşımıza çıkmıyor. Ağır çalışma koşulları, baskıcı uygulamalar, demokratik olmayan ortamlar, intihar eyleminin ortaya çıkmasını kolaylaştıran, zemin hazırlayan etkenler.

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Demircan da Tabipler Odası’nın bu görüşüne katılarak performans sisteminin değişmesi gerektiğini vurgulamıştı. Demircan, şu değerlendirmeyi yapmıştı:

Performans noktasında düzeltilmesi gereken yerler olduğunun farkındayız. Bu şekilde olmaz. Haksızlık olur. Sayıya değil, fonksiyona ve neticeye dönük bir performans sistemi çalışması içinde olacağız.