Memesiz anneydi kanserli hastaların idolü oldu!

Özlem Gükrer pek çok kanser hastasının idolü oldu… 21 yıldır her seferinde şekil değiştirerek karşısına çıkan kanserle savaşırken kahkaha atmayı sürdürdü.

15 yaşında meme kanserine yakalandı iki memesi de alındığı halde hamile kaldı, yalnızca Türkiye'de değil, dünyada da sayılı memesiz anneden biri oldu. Film gibi hayatı ödül alan Özlem Gükrer kanserle amazon gibi savaşmanın yollarını kendi gibi kadınlara anlatıyor.

Henüz 15 yaşındaydı doktor olma hayali kuruyordu, belki de bu yüzden okula kanser konusunda eğitim vermeye gelen doktorları can kulağı ile dinledi. Doktorlar elle nasıl muayene yapılacağından bahsediyor, her kadının bunu yapması gerektiğini anlatıyorlardı. Pek çok gencin sıkıcı kabul ettiği bu bilgiler onun hayatını kurtardı. Özlem eve gidince, doktorların gösterdiği şekilde muayene etti ve eline gelen küçük bir şişlik dikkatini çekti. Kontroller sonunda henüz birinci evre kanserine teşhisi konuldu. Bu kadar genç bir kızda meme kanserine rastlanması doktorları da şaşırtmıştı.

Cerrahi müdahale yapılmasına karar verildi. Ancak Özlem bedenini daha kendisi bile tanımadan böylesi bir tehlikenin anlamını tam olarak çözememişti. Buna rağmen doktorları da, ailesi de ondan hiçbir şey saklamadı. Doktorları durumu ona tüm açıklığıyla anlattı. Belki de bu yüzden sonraları da hep her şeyi açıklayan doktorlarına hep güvendi. Onun durumu, tıp literatüründe bile ender rastlanan vakalar arasında. Sonrası tam bir savaş. 12 yıl içinde tam 14 operasyon geçirdi. Her yıl memesinden bir parça alındı. Tümörler tedavi ediliyor. Radyoterapilerin arasında sınavlara girdi. 

2003 yılında evlendi. "Evlenmeyi hiç istemedim. Eşim Serdar, bu konuda çok mücadeleci çıktı. Ben bu hastalıkla savaşmayı öğrenmiştim ama bir erkek için daha zor olduğunu biliyordum. Meme kanseri nedeniyle eşleri tarafından terk edilen pek çok kadın gördüm. Serdar'ı bu konuda çok uyardım. Ama inat etti, birbirimizi sevmiştik. Evlendik," diye anlatıyor evlilik öyküsünü. 

Bir yıl sonra kitleler artınca iki memesi birden alındı. Doktorları hamile kalmasına izin vermedi kanseri tetiklenebilirdi. O her şeye rağmen anne olmak istiyor hem de çok istiyordu. Memesiz olması anne olmasına engel olamazdı. Bir yıl sonra izin çıktı ve yaptırdığı hamilelik testinden sonra sonucu görünce gözyaşlarına hâkim olamadığını anlatıyor.  "Bağıra bağıra ağlıyordum çünkü bu benim hayatımın anlamıydı, hep anne olmak istiyordum ve o anı hayal bile edemiyordum!" diye anlatıyor anneliğe ilk adımını… Kızı Merve’yi kucağına aldığında Türkiye’deki değil dünyadaki sayılı memesiz anneden biri oluyor. 

Film gibi hayatını kâğıdı kalemi eline alıp yazmaya başladığında pek çok kanser hastasının idolü oldu.  Şimdi tedavi gören yüzlerce kanserli hastaya yol gösteriyor. Özlem Gükrer'in 'Benim Hikâyem' adlı öyküsü, Avrupa'nın en büyük meme kanseri hasta organizasyonu Europe Donna tarafından ödüle layık görüldü. Türk kadınlarını kapsayan "Hikâyeni gönder" adlı yarışmada birinci oldu.

Kızı biricik Merve beş yaşındayken hastalık bu kez karşısına akciğer kanseri olarak çıktı. Ameliyata girerken kızıyla yaptığı veda konuşmasından sonra kızının kendisine hayat dersi verdiğini söylüyor. Bazen beş yaşındaki bir çocuğun minik cümlelerinin bile hastaları hayata çektiğini anlatıyor.  Şu sıralar lenfoma ile savaşıyor, ilik nakli ile yeni bir savaş kazanması için artık yanında olan genç bir kızı ve kanserle savaş konusunda çok tecrübeli olan kocası var. Kahkahaları devam ediyor, kendisi gibi kanserle savaşan kadınlara rol model olmayı sürdürüyor!

© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.