Oca 04 2018

Nargile sağlığımıza sigaradan daha tehlikeli

Hindistan ya da İran kökenli olduğu inanılan nargile 2000’li yıllardan itibaren Batı dünyasında da popüler oldu. Neredeyse bütün büyük şehirlerin nargile - ya da ‘hookah’ - barları var; burada buluşan gençler sigara yerine nargileyle keyif bulmayı tercih ediyor.

Bir sağlık sigortasının yaptığı araştırmaya göre Almanya'da 16 yaşındakilerin en az yarısı nargileyi denemiş ve ankete katılan 7 bin öğrencinin yüzde 15'i de düzenli olarak nargile kullanıyor.

Hookah

Kuzey Ren bölgesi hekimler odasından Sven Dreyer nargilenin en az sigara kadar zararlı olduğunu ifade ediyor. Sigara içmek gençler arasında azalıyor - 12 ile 17 yaşları arasındaki gençlerin sadece yüzde 7,4'ünün tütün tiryakisi. Bu oran 2001 yılında yüzde 27,5'i buluyordu. Şimdi ise sigaraya alternatif olarak tüketilen nargile en az sigara kadar zarar veriyor.

Nargile tütünü olan tömbekinin uzun vadede vücuda verdiği zarar sigara tütünü ile aynı. Nargile de akciğer fonksiyonunun düşmesine yol açarken kansere yakalanma riskini arttırıyor. Ayrıca tömbekideki nikotin miktarı sigaradan on ila 20 kat fazla. Günde bir kez nargile içmekle yarım ya da bir paket sigara içmek arasında  bir fark bulunmuyor.

Nargilede tömbeki yerine nikotin ihtiva etmeyen aromalı taşlar da kullanılabilirken nargile taşlarındaki maddeler hakkında henüz sağlıklı bilgi yok. Sven Dreyer nikotinli olsun olmasın, nargile kullanmanın tehlikelerini inceliyor.

Dreyer, şunları kaydediyor:

"Nargile karbonmonoksit zehirlenmesine, baş dönmesine, mide bulanmasına, istifraya, şuur kaybına ve kramp nöbetlerine yol açabilir” diyor. Lüleye yerleştirilen közün harlanmasıyla ortaya çıkan renksiz ve kokusuz karbonmonoksit her çekişte doğrudan akciğerlere giderek kandaki miktarı aniden arttırıyor. Sonuç zehirlenme ve baygınlık olabiliyor.''

Nargile keyfi böyle sonuçlanan hastalar basınçlı kabin tedavisi görüyor. Bu yöntemin uzmanı olan Sven Dreyer önce kandaki karbonmonoksit miktarını ve bu zehirli gazın bulaştığı alyuvar oranını belirliyor. Bu oran sigara içmeyenlerde yüzde biri, tiryakilerde yüzde 10'u bile bulabiliyor. Nargile kullananda ise karbonmonoksit hemoglobini yüzde 20'lere dayanabiliyor.Dreyer, bunun zehirlenme anlamına geldiğini belirtiyor ve bu durumda hastaya saf oksijen verildiğini, daha ağır vakalarda ise saf oksijenin basınç kabininde tatbik edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kan zehirlenmesi için nargile içmek şart değil. Bar ve meyhane gibi kapalı mekânlarda belli süre sigara içmeden oturmak bile böylesi bir zehirlenmeye yetiyor. Karbonmonoksit en çabuk duman içine çekildiğinde akciğerlere ulaşıyor ve gaz köz harlandığında çevreye yayıldığından, nargile içmeyen de bu sinsi zehirleyiciden nasibini alabiliyor.

Dolayısı ile hekimler nargile içilen yerlere karbonmonoksit alarmı yerleştirilmesini talep ediyorlar.

Sven Dreyer, "Kimse kendini buna yetkili görmediği için karbonmonoksit alarmının zorunlu kılınacağını sanmıyorum" diyor.