Şub 26 2018

Salih Müslim, Türkiye'ye iade edilebilir mi?

Eski PYD lideri Salih Müslim’in Türkiye’nin talebiyle Prag’da gözaltına alınmasına ilişkin haberler son iki gündür ana gündemi oluşturuyor.

Müslim’in gözaltı süresinin ne kadar süreceği, tutuklanıp tutuklanmayacağına dair belirsizlik sürüyor. 

Aadalet Bakanlığı, Müslim’in iadesi için tüm belgelerin hazır olduğunu söylerken resmen talepte de bulundu.

Peki, bu iadenin gerçekleşmesi pratikte mümkün mü?

Deutsche Welle Türkçe’den Kayhan Karaca’nın haberine göre, Ankara ile Prag arasında suçluların iadesi konusunda ikili bir anlaşma bulunmuyor. Ancak iki ülke de Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanmış Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’ne (SİDAS) taraf.

Sözleşmenin, Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanmış olsa da uygulama konusunda büyük ölçüde her ülkenin takdirine bırakılmış durumda olduğu belirtiliyor.

SİDAS’ın “siyasi suçluların” iadesini mümkün kılmadığına dikkat çekilirken, farklı bir yorumlama ile bu iadenin gerçekleşmesinin önüne geçilebileceği yorumları yapılıyor.

Çek yargısı, Müslim’i “terörist” olarak niteleyen Türkiye’nin aksine “siyasi bir şahsiyet” olarak tanımlaması işin seyrini değiştirebilir.

Zira, Avrupa’da hiçbir devlet PYD’yi “terör örgütü” olarak tanımlamıyor. Son iki yılda da Suriye’de IŞİD’e karşı verilen mücadelede ‘müttefik’ olarak niteleniyor.

İşin hukuki yönünde AİHM içtihadı da söz konusu…

AİHM, iade konusunda ilk olarak iade talebinde bulunan ülkede ölüm cezası olup olmadığına bakıyor. Böyle bir durumda iade kararı otomatik olarak devreden çıkıyor.

Ancak sadece idam cezası değil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları da AİHM’in içtihatları arasında yer alıyor. 

Bununla ilgili geçmiş yıllarda verilmiş kararlardan örnekler de var.

Mahkeme, 2014 yılında terör suçundan aranan Nizar Trabelsi adlı Tunus vatandaşını ABD’ye iade eden Belçika’nın AİHS’yi ihlal ettiğine hükmetti. 

Kararda, Amerikan mevzuatında, zorunlu ya da takdire bağlı müebbet hapis cezasını içeren davalarda şartlı tahliye bulunmadığı notu düşüldü.

AİHM’in 2012 yılında açıkladığı bir diğer kararında ise terör suçundan aranan beş kişinin (Babar Ahmad ve diğerleri davası) İngiltere tarafından ABD’ye iadesine yeşil ışık yakması dikkat çekiyor.

İngiltere’den davacı olan beş şahısın, iade edilmeleri halinde suçlu bulunup müebbet hapis cezasına mahkum edileceklerine dair somut kanıt olmadığına kanaat getiren AİHM, ağırlaştırılmamış müebbet hapis cezasına mahkum edilseler de bu cezanın işlenen suçlar dikkate alındığında “orantısız olmayacağı” görüşünü beyan etti.

AİHM’in yine iadeye onay anlamına gelen bir başka kararı da, eşini öldürmekle suçlanan James Dewayne Nivette adlı ABD vatandaşının Fransa tarafından ülkesine iade edilmesi kararı.Bu kararda, suçlu hakkında, ABD tarafından “ölüm cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmeyeceği” konusunda verilen diplomatik güvence etkili oldu.